Global Ayak Oyunları :

Ne garip bir açmaz. ABD’nin Irak’a askeri müdahalesini eleştirenler ABD’nin esas hedefinin ucuz petrol olduğunu savunmuşlardı. ABD’nin Orta Doğu’ya demokrasi getirme arzusunun aslında ‘kuzu postunda kurt’ olduğu benzetmesi yapılmıştı. ABD’nin Irak macerası devam etmekte. Irak’ta genel seçimlerin yapılmış olması bir başarı ancak Irak petrolünün kesintisiz dünya piyasalarına akması uzun zaman alacak. ABD’de halk bu yaz tatile çıkarken, petrol fiyatları el yakıyor. Petrol ucuzlayacağı yerde aksine pahalılaştı. Dünya petrol fiyatlarını etkileyen Amerikan gücü değil, Çin ve Hindistan’ın talebi oldu. Orta Doğu’da askeri gücü elinde tutan ABD petrol fiyatlarını istediği kadar etkileyemiyor. Dünya petrol fiyatları Çin ve Hindistan vatandaşlarının keyfinin türevi oldu. Alın size global bir ayak oyunu !!!! Nükleer Tüketim : 21. yüzyıl insanlık tarihinde görülmemiş bir tüketim dönemine şahit olmakta. Amerikan tüketicisinin doymak bilmez alım iştahı, genelde ucuz Çin emeği ile karşılanmakta. Amerikan firmalarının servis ve teknolojik alanda Hindistan’ın eğitilmiş insan kaynaklarını ucuza kullanması ile birlikte üç dev ülke gerçek anlamda ‘mutluluk üçgeni’ kurdular. Amerika’da önce finansal borsaların patlaması ve arkadan emlak fiyatlarının kanatlanması ile yaratılan zenginlik ne kadar devam eder bilinmez. Aklı başında ekonomistlerin sıkça uyardıkları gibi, Amerika’nın verdiği ticaret açıkları sürdürülebilir değil. Bu tüketim inanılmaz şekilde devam ederken milyarlarca insanın mutluluğunu bir anda yok edebilecek ikinci bir tüketim ‘çaktırmadan’ yayılmakta; Nükleer silahlanma !!! Pakistan uyruklu bilim adamı A.K. Han tek başına ve kar gayesi ile atom bombası yapmak isteyen ülkelere yardımcı olmakta. İran bu konuda hem ABD hemde AB’ye karşı ayak diretmekte ve nükleer programını bildiği gibi yürütmekte. ( Bkz. Ne Kadar Samimiyet Var analizi ). Pakistan ve Hindistan şimdiden nükleer klüp üyeleri. ABD, A.K. Han’ın iyi müşterilerinden Kaddafi’yi atom bombasından vazgeçirmek için büyük tavizlerle yüklü bir rüşvet ödedi. Ruslar sahada gözükmek için Iran’la nükleer işbirliği içindeler. Çin ve Kuzey Kore biraz da Japonya’ya inat ( Japonlar ABD ile işbirliği içinde ) Kuzey Kore’nin ve diktatör Kim Jong’un nükleer tehdidini ciddiye almamakta. Sonuç olarak anne ve babasına göre maddi hayat standardı belirli biçimde artmış fakir ülke vatandaşlarının mutluluğu beklenmedik tehlikelerle karşı karşıya. Kapris Fransızca Kökenli Bir Kelime Global ‘power play’ şeklinde açıklayacağımız dinamikler hiç şüphesiz ulusal devleti ve liderlerini inanılmaz şekilde etkiledi. Ulus devlet artık eski ulus devlet değil. Çok daha güçsüz ve etkisiz. Bu gerçek Washington’da, Moskova’da, Pekin’de ve Paris’te aynı ölçüde geçerli. ( Tabii ki bütün hamaset uzmanlarına rağmen Ankara da gerçeklerden nasibini almakta ) Global oyunlar devam ederken garibim ‘Yaşlı Avrupa’ açmazlarda. Alt tarafı tükenmiş bir sosyal devlet yapısı ‘sakal’, üst tarafı çevre ülkelerden akın etmeye hazırlanan köylü kitleleri ‘bıyık’. Avrupalı ne tarafa ‘tüküreceğini’ şaşırmış durumda. İşte bu kargaşalıkta Fransızlar bugün arzularını ifade edecekler. AB konusunda bakalım ne tarafı seçecekler. Bu gibi durumlarda Fransızlar için söylenmiş en güzel sözü bizzat kendi liderleri De Gaulle’den alıntı yapmakta yarar var ; “ 246 çeşit peyniri olan ülke nasıl yönetilir ? “ Umarız Fransızlar AB’e hayır demezler. Aksi taktirde global oyunlarda AB zorlanır ve aday adayı Türkiye AB platformunda marjinalleşir.