Hamdolsun Türkiye’nin Alkol Sorunu Çözüldü

Değerli düşünür dostlarım,
Sorun stokları açısından çok zengin bir ülke olduğumuz malumdur. Bu sorunları çözebilmek için kaynak tahsisine ve tüketimine ihtiyaç vardır. Kaynaklar ise sonsuz değildir. Bu itibarla milli sorunlarımızı etki ve önem derecelerine göre sıra ile çözüme kavuşturmak ülkeyi yöneten hükümetlerin görev ve sorumluluk alanlarına girmektedir.

-Geçen hafta açıklanan TÜİK raporuna göre halenTürkiye’de genç nüfus işsizlik oranı % 19 mertebesinde imiş ve üniversite mezunu her beş gencimizden biri işsizmiş.
-Aile içinde-sporda-sokakta-trafikte-kadına karşı şiddet konusunda dünya sıralamasında asla ilk üç derecenin altına düşmezmişiz.
-Şükürler olsun IMF ye olan borcumuzun son taksidi ödenmiş ve hesabımızı kapatmışız ama malesef halen iç ve dış borçlarımızın toplamı 675 Milyar USD civarındaymış. Merkez bankamızdaki döviz rezervlerinin önemli bir kısmı emanet para imiş ve Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın istedikleri anda çekebilecekleri mevduatlarından oluşuyormuş.
-AİHM de mevcut başvurular itibarı ile Avrupa çapında bileğimizi bükebilecek pek başka bir ülke yokmuş, kesin mahkeme kararları-hükümleri olmadığı halde yıllara varan tutuklu yargılama süreçleri kamu vicdanına sığmıyormuş.
- ‘’Komşularımızla sıfır sorun’’ hedefimizin ‘’sorunsuz komşu sayısında sıfır’’ şekline dönüştüğü algısı toplumun önemli bir kesiminde giderek yaygınlaşıyormuş.
Bu cümleden olarak , 910 km lik sınırımızın olduğu komşumuz Suriye’de kanlı iç savaşlar yaşanıyormuş-her an çevre ülkelere sıçrayabilme potansiyeli olan büyük bir yangın varmış. Ortadoğu gibi dünyanın en karmaşık siyasi ve etnik yapıya sahip olan yakın coğrafyada küresel güçlerin, tabiri caizse 3.dünya savaşını tetikleyecek kadar kritik çıkar çatışmaları varmış.
-Terör’le mücadelede hayati önemi olan istihbarat konusunda; tedarikçi ve kullanıcı kurumlar arasındaki görünmez bilek güreşlerine ve koordinasyon eksikliğine istinaden ciddi zafiyetler söz konusu imiş.
-Etnik ve inanç temelli farklılıklar toplumun giderek ayrıştırılmasına, sosyal ve ekonomik manada sınıfların birbirinden uzaklaşmasına, duygusal kopuşlara neden oluyormuş.
- Güzel ülkemizde yoksulluk ve açlık sınırı altında bir gelirle yaşamaya çalışan milyonlarca insan varmış.
-Dünyanın en pahalı yakıtını biz kullanıyormuşuz...vs
(Yukarıda ki tüm .. MIŞ lar için referans Türk Basını ve internet ortamındaki diğer açık kaynaklardır)

Aman efendim ne gam ? ancak kısmen belirtilen bu sorunların ve bütün kötülüklerin anası alkol kullanımıdır, onu hallettik mi tabiatı ile bahsedilen bütün sorunlar kendiliğinden çözülecektir..
Sevgili okurlar, Anayasamızın 58.md.si gereğince gençlerimizin sağlığını korumak adına alkol kullanımına ilişkin yeni ve ilave disiplin getirilmesine, bağımlılık düzeyindeki alkolizm tehlikesine karşı tedbirler alınmasına, alkol tüketiminin özendirilmesinin-teşvik edilmesinin engellenmesine yürekten evet ! ama adabı çerçevesinde-sosyalleşme amacı ile alkol kullanan insanların yaşam tarzlarına müdahaleye ve bireysel özgürlükleri kısıtlamaya kesinlikle hayır..

Sayın Başbakan ‘’Gece gündüz kafa kıyak dolaşan bir nesil’’ istemediklerini belirtmiştir. Tamamen ayni fikirdeyim bende şahsen sadece gençlerimizin değil kendini genç hisseden/zanneden her yaştaki insanlarımızın gece gündüz kafaları kıyak dolaşmalarını arzu etmem. Ama çevrelerine herhangi bir rahatsızlık vermemek kaydı ile istedikleri zaman alkol alma hürriyetlerinin var olmasını isterim.

Gayet tabi aklı başında hiç kimse, asarı gizlenemeyecek derecede sarhoş, kontrolden çıkmış insanların arasında bulunmak istemez. Toplumun genel huzurunu, beşeri ilişkilerin ahenkini, sosyal düzeni, asgari vazgeçilmez ahlak kurallarını alkollü olduğu için ihlal eden kişiler derhal soyutlanmalı ve cezai müeyyide uygulanmalıdır.
Ancak unutulmamalıdır ki yasak koymak her zaman doğru yöntem olmayabilir. Yasaklar kimi zaman da tahrik edici ters tepki yaratır. Kaş yapalım derken göz çıkartmak riski de vardır. Örneğin televizyon dizilerinde-filmlerinde sigara içenleri mozaik (görüntü bulanıklığı) uygulaması ile sözde saklamaya çalışan ve sigara paketlerinin üzerine ürkütücü resimler-yazılar yerleştiren zihniyetin sigara satışlarında pek kayda değer etkisi olmadığı görülmüştür.
Ayni mozaik uygulamasını bu defa içki içen tv kahramanlarına da uygulayabiliriz belki ama korkarım algıda seçicilik bazında dikkat çekebilir, daha çok merak ve istek uyandırabilir. Ayrıca bu yeni yasa’da sanırım unutulmuş / gözden kaçmış olacak ki, on binlerce gencimizin dinlediği ve hep bir ağızdan söyledikleri bazı popüler şarkı sözlerimizi de değiştirmek gerekir. Örneğin ‘’Kafa nereye biz oraya’’ diyen sevgili Sıla ve Ah İstanbul şarkısında ‘’masada bir şişe kırmızı Yakut’’ diyen sevgili Sezen Aksu ivedilikle ikaz edilmelidir..! Merhum Tanju Okan’ın ‘’her akşam votka rakı şarap’’ diyen şarkısının ve merhum Cem Karaca’nın ‘’yüz bin kere tövbe eder yine şarap içeriz ‘’ dediği ‘’Namus Belası’’ şarkısının kasetleri-cd leri tez elden toplatılmalıdır..!

Değerli düşünürler, alkolun zararları konusunda farkındalık yaratılması ve alkol kullanım oranlarının düşürülmesi için yasak koymaktan başka bilimsel yöntemler de vardır. Modern-geleneksel ve alternatif tıp enstrümanları kullanılarak tedavi, ikna yolu ile vaz geçirmek, alkolden uzak durulmasını sağlamak mümkündür. Özellikle gençler için başta sportif faaliyetlere katılımı teşvik etmek ve olanak yaratmak gelmek üzere bir çok sosyal aktivite tertiplenebilir, onların tabiatları gereği bünyelerinde var olan yüksek enerji ve adrenalini olumlu ve hayırlı bir şekilde boşaltmaları sağlanabilir. Okullarda yaygın-seri bilimsel konferanslar verilmesi planlanabilir, veli-öğretmen-öğrenci üçgeninde yakın iş birliği ve sosyal dayanışma geliştirilebilir. Sivil toplum örgütlerinin konuya ilişkin gayretleri maddi ve manevi anlamda desteklenebilir.
Yoksa alkol kullanmayı kafasına koyan bir insanı sırf zaman ve mekan kısıtlaması ile, yasakçı bir anlayışla caydırmak pek olası değildir kanaatindeyim. Malum kimi neşeden kimi kederden içermiş..Bu arada T.C vatandaşı olup ta müslüman olmayan, kendi inançları-kültürleri itibarı ile usulü-gelenekleri ve edebi ile alkol kullanan insanlarımızı da unutmamak gerekir. Aksi takdirde ileri demokrasi ve eşit vatandaşlık gibi kavramlardan söz etmenin samimiyeti ve sahiciliği kalmaz.

Saygılarımla

Serdar DURAT
Stratejist
25.05.2013