Haysiyet meselesi...

Haysiyet, mesela itibar demektir.

Ya da değer demektir.

Veya saygın bir birey, topluluk olmak demektir.

***

Birine bir söz söylediğinde, tam da onun gereğini yerine getirmek demektir haysiyetli olmak.

Yoksa tam tersini yapmak değil!

***

İtibarlı olmak için doğru, dürüst olmak gerekir.

Değer verilsin istiyorsan, ağzından çıkmış olan her ne ise onu gerçekleştirmelisin. Tam tersini değil!

Saygın olmak istiyorsan, insanlara ikide birde “Cambaza bak!” numarası çekmemelisin.

***

Yoksa ne mi olur?

Ortaya bir haysiyet meselesi çıkar!

***

Eveleyip gevelemeyeceğim!

İnsanları “teröre lanet mitingi”ne davet edersen, terörü kınarsın!

Sonra da “Haydi bana müsaade!” deyip, arkanı dönüp gidersin.

***

Asla ama asla, ulvi bir amaç (teröre lanet) için bir araya getirdiğin bir topluluktan, yaklaşmakta olan seçimleri işaret ederek oy istememen gerekir.

Yoksa ne mi olur?

Hayır, ayıp filan olmaz...

Daha da ötesi olur...

Bir haysiyet mevzuu çıkar ortaya!

***

Tabii ki seçim mitingi yapılabilir, bu bir haktır.

Ama bir şartla!

Yapılacak toplantı, en baştan “Bu bir siyasi parti toplantısıdır...” diyerek anons edilmelidir.

***

Televizyonlarda tanıtımlar dönülürken, kentin duvarları boydan boya afişlerle donatılırken, gazetelerde çarşaf çarşaf reklama abanılırken, kullanacak her bir kelime iyi seçilmelidir.

Yoksa insanlar yanlış anlayabilirler.

Öyle değil mi?

***

Böyle olunca da bir haysiyet meselesi zuhur ediverir.  

***

Hazır haysiyet durağına gelmişken, sözünü etmek istediğim bir konu daha var.

İkide birde vebalıymış gibi gösterilen şu Beyaz Türkler var ya, onlar az önce tarif ettiğim gibi bir davranışı kendilerine asla yakıştırmazlar mesela...

Beyaz Türk diye aşağılanan bu ülkenin okumuş dokumuş insanları, böylesi bir hileye başvurmayı akıllarına bile getirmez, kendilerine yediremezler.

Her ne kadar tekmil Türkiye toplumu tersine inandırılmaya çalışılsa da, haysiyetli insanlardır Beyaz Türkler.

(Geçen on üç yıl içinde yapılan en büyük “algı operasyonu”nun adıdır Beyaz Türkler mevzuu... Tarihte, hiç bir ülkenin aydını bu kadar büyük bir aşağılamaya maruz kalmamıştır... Uzun bir konu...)

***

Genellikle iyi eğitimlidirler, okumuş dokumuşlardır.

Öğrenme süreçlerinde, dürüst, değerli, saygın birer birey olmak yerleşmiştir bünyelerine.

Çifte standart, arkadan dolaşıp üç puan alma filan gibi pespayeliklere başvurmayı akıllarından bile geçirmezler.

Ne düşünüyorlarsa onu söyler, ne söylüyorlarsa onun arkasında dururlar.

***

Neden böyle yaparlar?

Çünkü aydınlık birer beyine sahiptirler de onun için.

***

Eğitim eğer çağdaş standartlara göre icra edilirse, insanlara öncelikle dürüst, değerli, saygın bir birey olmayı öğretir.

Ve bu değerlere sahip bireyler, medenidir.

***

“Başarılı ol da nasıl olursa olsun!” demez medeni insan.

Başarılı olmak için geçilecek yolun, uğrunda soluk alınıp verilen, ulaşılmak istenen ulvi amacın tüm özelliklerini içinde taşımasına özen gösterir.

***

Mesela insanları “teröre lanet mitingi”ne davet edip de seçim propagandası yapmaz.

Bunu bir haysiyet meselesi olarak görür!