Kalbim Küba'da Kaldı - 3

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İkinci bölüm için lütfen tıklayın.

Birinci bölüm için lütfen tıklayın.


Havana’ya gelince, müzeleri dışında tutmak kaydıyla iki yer mutlaka görülecek!

Birincisi Partagas cigar fabrikası, ötekisi Floridita.

Floridita’nın ne olduğunu az sonra söyleyeceğim.

Şimdi isterseniz gelin, Partagas tütün işleme fabrikasını birlikte ziyaret edelim.

Müzelerden bile önce!

Çünkü bu iki “mesele”, Havana ve Küba açısından müzelerden bile önemli.

1-20151020103604.jpg

***

Partagas tütün işleme fabrikasının hemen girişinde, ücreti mukabilinde (5 CUC) biletinizi alıyor, içeriye giriyorsunuz...

Fabrika kentin tam ortasında, 1845’ten bu yana faaliyet gösteriyor.

Geçen 170 yıllık süre mermer zemine, taş merdivenlere sinmiş...

Partagas’ı öyle elinizi kolunuzu sallayarak, fotoğraf çekerek filan gezmeniz mümkün değil. Bir rehber size hem bilgi verecek hem de başıboş hareket etmenize engel olacak.

Fotoğraf makinemi ve çantamı emanete bıraktıktan sonra, rehberimle birlikte içeriye giriyorum...

Merdivenlerde işçiler...

Ve sonunda, üretimin yapıldığı atölye...

Fotoğraf çekmenin yasak olması ne yazık...

Oysa bir fotoğraf, bin cümlenin yerini tutar...

İşte size I Phone marifetiyle, “çaktırmadan” çekilmiş bir kaç kare...

2-20151020103604.jpg3-588.jpg

Gördüğünüz gibi, işçiler çalışmadalar...

Tütünleri itinayla seçip, birleştirip, sarıp, test edip kutulayacak, içime hazır hale getirecekler...

Her gün... Asırlardır yaptıkları gibi...

Başta da söylediğim gibi Partagas, bu fabrikanın adı...

Ülkede bunun gibi birçok fabrika var ve hepsi de aynı cigar markalarını üretiyor...

Romeo y Julieta, Montecristo, Cohiba ve ötekiler...

Demek istediğim, cigarlar, fabrikaların adına göre değil, tütün fidelerinin hangi yükseklikteki yapraklarından toplanıp harmanlanmış olduğuna göre isimlendiriliyorlar...

Çünkü, içimi (sert, yumuşak...) etkileyen en önemli faktör bu! Kesinlikle işlendiği fabrika değil!

Mesela Montecristo sert bir cigar iken, Romeo Y Julieta yumuşak bir içime sahip.

Ülkenin hangi fabrikasında yapılırsa yapılsın, bu böyle.

***

Eskiden Partagas’ta, işçiler çalışırken bir mikrofon ve hoparlörler vasıtasıyla günlük gazeteler okunurmuş...

Ayrıca, çalışırken sıkılmasınlar diye, ünlü romanlar da “arkası yarın” usulü, işçilerle buluşturulurmuş...

Bu romanlardan ikisinin adı Romeo y Julieta ve Montecristo.

Bugün bu iki cigar markası dünyanın en ünlüleri olarak kabul görüyor...

Nereden nereye, değil mi?

Küba’da gün olmuş devran dönmüş, beyaz diziler okunur olmuş...

Ardından, devrimci hükümetin yayın organı Granma...

Kısacası, şu Partagas cigar fabrikasının dili olsa ve konuşsa...

Ah bir konuşsa...

Neler söyleyecek!

GELELİM FLORİDİTA’YA

Evet, Floridita bir barın adı.

4-371.jpg

Havana’nın 1817’den beri hizmet veren en meşhur barından söz ediyorum.

Dile kolay iki yüz yıl (rakamla 200).

İçmeyi sevip, Küba’nın kendine özgü içeceklerinin tadına bakmak isteyenlerin buluşma noktası Floridita.

Daha kapıdan içeriye girerken yüzünüze bir soğuk hava dalgası çarpıyor.

Havana’da turistik kapalı mekanlar ve otobüsler alabildiğine soğutuluyor. Tam insanı hasta etmek üzere düşünülmüş anlayacağınız. Ülkenin kendine özgü bunaltıcı havasıyla başa çıkmanın tek yolu bu.

İçeride türlü milletten müşteri var.

Bir de Hemingway’in bronzdan bir heykeli... Hazret, barın bir köşesine kurulmuş, içkisini yudumluyor... Poz vermek için sarılanlar nedeniyle parıl parıl yanıyor...

5-208.jpg

Gelsin mohito’lar... Gitsin cubata’lar...

“VAY, YUNUS, SEN DE Mİ BURADASIN?”

İstanbul’dan çok sevdiğim bir dostum, Yunus Özden...

Kapıdan içeriye girince gözlerime inanamıyorum!

“Sen de mi buradasın?”

Dünya küçük derler ya işte tam da öyle...

6-150.jpg

İstanbul’da zor görüşebildiğimiz halde nasıl olup da Küba’da, Havana’da ve Floridita’da karşılaştığımıza bin kez şaşırarak daiquiri kadehlerimizi tokuşturuyoruz.

Kastetsek, tarih versek bulaşamayacağımızı bildiğimizden, şansa, talihe, kadere, kısmete neredeyse inanasımız geliyor...

“Aslında” diyor Yunus az sonra “tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır!”

Hak veriyorum!

Şöyle bir düşününce, eğer Küba’ya, Havana’ya geldiyse, nerede bulabilirim ki başka bu aziz dostumu.

Tabii ki Floridita’da!

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İkinci bölüm için lütfen tıklayın.

Birinci bölüm için lütfen tıklayın.