Karayip Macerası: 2. Gün; Cennet'te ilk gece

2. GÜN
CENNET'TE İLK GECE

Yazı: Osman Balcıgil
Fotoğraflar: Onur Özdemir, Melike Pirinççioğlu

Biraz sorunlu da olsa British Virgin Islands’a adımımızı atar atmaz, Nanny Cay’e doğru yola koyuluyoruz.

Orada, yedi gün süreyle bize ev sahipliği yapacak olan Melike ve Nejat’la buluşacağız.

Taksici Nanncy Kay’in ana girişinden marinaya girince, Melike ve Nejat’ı bekler buluyoruz.

Sahiden çok seviniyorlar. Bizim sevincimizin ise tarifi yok. Dünyanın bir ucunda, değerli kardeşlerimizle sarmaş dolaş oluyor, Karayip Macerası’nın denizde geçecek kısmını başlatmış oluyoruz.

Melike bir kapıyı açıp “Osman Abicim, burayı size hazırladık” der demez soruyorum “Bu teknede kaç kamara var?”

North büyük bir yelkenli olmasına karşın sadece iki kamaraya sahip. Oysa biz üç aileyiz.

“Biz” diyor Nejat “burada, orta bölümde yatacağız. Zaten burada yatıyoruz. Bakın televizyon filan da burada.”

Tabii ki bizi kandırmaya çalışıyor. Onlar ne kadar inandırıcı olmaya çalışırsa çalışsın, hepimiz, dostlarımızın bizi en iyi şekilde ağırlamaya çalıştığını anlıyoruz. Biraz da onları üzmemek için kamaralarımızın yolunu tutuyoruz.

Bize düşen kıç altındaki ana kabin. İçinde tuvaleti, banyosu, lavobosu, kısacası her şeyi olan, üstte bulunan kocaman havalandırma penceresi ve iki yanında yer alan lombozları sayesinde, nefes almaya dair hiç bir problemi bulunmayan şahane bir oda.

Çantalarımızı yerleştirir yerleştirmez kendimizi salona atıyoruz. Bu arada, Özdemir çifti de salona çıkıyorlar.

1-20160328104458.jpg

Onur, Nejat ve ben salonda bizim için asılmış “Welcom” yazısının altına yerleşirken, Melike, İstanbul’dan getirdiğimiz hediyeleri açıyor.

2-20160328104458.jpg

Nejat’ı en çok rakılar sevindiriyor tabiatıyla. Melike ise denizci işi mutfak havlularına bayılıyor.

Ve, karşılama partisi başlıyor...

* * * * *

Ama isterseniz, günün ilerleyen saatlerinde neler olduğunu anlatmadan önce, size biraz Nanny Cay’den söz edeyim.

Nanny Cay, BVI’ın en büyük adası olan Tortolla’nın en batısında, muhteşem bir koya kurulmuş şahane bir marina. Tabii ki marinanın yanı sıra su konaklama ünitelerine, lokantaya ve kumsala serpiştirilmiş birkaç bara da sahip. Konaklama üniteleri aşağıda görüldüğü gibi.

3-750.jpg

Konaklama ünitelerinde kalmayacak olan yatçıların rahat etmeleri için de gereken her şey düşünülmüş. Geniş tuvaletler, sıcak suyu eksik olmayan banyolar...

Bu güzel marinada en çok hakim olan ise İngilizlere dair o bildik hava. Palamar alan çocuktan lokantadaki garsona, resepsiyonistten barmene kadar herkes tam bir İngiliz terbiyesinden geçmiş.

Nejat’a ve Melike’ye güneyden yukarıya doğru tırmanırken nelerle karşılaştıklarını, insanların davranışlarının nasıl olduğunu sorduğumda da aynısını söylüyorlar. “Farklı” diyorlar ve BVI’ı başka bir yere konumluyorlar.

Nanny Cay’en iyi anlatacak olan ise galiba tepeden çekilen şu fotoğraf ve hemen altında yer alan yerleşim planı.

4-451.jpg

5-260.jpg

* * * * *

Evet, şimdi tekrar dönelim North’taki ilk dakikalara...

Melike, hanımlar için şampanya patlatırken, Nejat da Onur ve benim için viski kadehlerini hareketlendiriyor.

6-187.jpg

“Galiba bu işin sonu kötü” diyorum ilk kadehi bir hamlede yuvarladıktan sonra.

Tam da beklediğim gibi olacak...

* * * * *

Nejat ve Melike North’ta aldığımız ilk kadehlerden sonra bizi kumsalda bulunan barlardan birine götürüyorlar...

Bu sırada, Nejat ve Melike’nin Nanny Cay’de ne kadar sevildiklerini fark ediyorum.

Kardeşlerim herkese ismiyle hitap ediyor, her gören koşarak gelip boyunlarına sarılıyor... O zaman biraz daha iyi fark ediyorum ki Melike çok özel bir insan. İnsan ilişkilerinde alabildiğine sıcak. Herkesin derdini dinliyor, hatırını soruyor, üzüntülerini paylaşıyor...

Bu tür yolculukların “tuhaf” bir yanı olduğunu düşünmüşümdür hep... Birkaç gün, sonra ayrılık... Bir limana girersiniz, birkaç sizin gibi gezginle arkadaş olursunuz ve gün gelir ya onlar gider ya siz terk edersiniz limanı... Daha çok bu nedenle kimseye çok fazla alışmamaya gayret edersiniz...

Melike, yıllardır sahip olduğum bu düşüncemin doğru olmadığının kanıtı gibi...

Hiç kimseyle “Bir daha ne zaman karşılaşırım ki!” diyerek ahbap olmuyor... Her tanıştığı insanı, sanki sonsuza dek dostları portföyünde tutacakmış gibi davranıyor...

Böyle olunca, aynı elektriği karşısındakilere de geçiriyor. Gönlü bol bir kadın sevgili Melike.

Ve bu onun, derhal bir sevgi çemberi yaratmasına yol açıyor.

Sihirli bir yanı var.

* * * * *

Karayip Denizi’nde, hakim içki rum. Rum’dan envai çeşit kokteyl türetiyor BVI’da yaşayanlar.

Küba’da daha çok daiquiri içmiştim. Çileklisi, limonlusu, muzlusu...

BVI’da ise galiba daha çok rum punch içeceğim. Barda aldığım ilk içkiden sonraki düşüncem bu.

Ve, içkinin tarifi şöyle:

4.5 cl. rum

3 cl. taze limon suyu

3 cl. taze portakal suyu

1 bar kaşığı şeker şurubu

1/2 bar kaşığı nar şurubu

Barmen hepsini bir kokteyl çalkalama kabında çalkalayarak soğutuyor. Bardağa alıyor ve içine birkaç parç buz, bir dilim limon (isterseniz portakal) ilave ediyor.

Afiyet olsun. İçkinin görüşünüşü ise şöyle oluyor:

7-122.jpg

Kumsaldaki bardan kopmak zor oluyor... İçkiler o kadar lezzetli ve biz İstanbul’dan itibaren o kadar yorgunuz ki her bir kadeh adeta ilaç gibi geliyor.

Ve ardından, akşam yemeğimizi yemek için Peg Legs isimli restauranta gidiyoruz...

Tabii ki Nejat ve Melike’yi görün görevlilerin yüzlerinde güller açıyor. Neredeyse hepsi gelip bir kez Nejat’ı bir kez de Melike’yi öpüyor. Kardeşlerim bizi hepsine takdim ediyor ve sıra geliyor şarabın tadına bakmaya.

8-076.jpg

Akşam yemeğimizin Karayip Denizi’nden çıkan balık ve öteki deniz canlılarından oluşması hoşumuza gidiyor.

Hepimiz deniz çocuğu olduğumuz için, denizden çıkan her şeyle, özellikle de yanında bir damla şarap varsa, başımız hoş.

Bugün izin verirseniz, BVI çevresinde ne yenildiğine pek girmeyeceğim. Daha günümüz bol.

Biz yemeğimizi yerken size de ikram olarak şu iki fotoğrafı sunuyorum. Bu fotoğraftan biri gündüz saatlerinde Peg Legs’ten gündüz saatlerinde Karayip Denizi’nin nasıl göründüğü, ikincisi ise lokantanın içten görünüşü...

9-055.jpg

10-039.jpg

* * * * *

DEVAMI VAR:

3. Gün. Norman Island
4. Gün Cooper Island
5. Gün Virgin Gorda
6. Gün Peter Island
7. Gün Tortolla