Kendini bil, haddini bil, neslini bil


Değerli Düşünür Dostlarım,
CB Erdoğan Denizli'de STK temsilcilerine seslendiği  konuşmasında ve bu gün görkemli sarayında tertiplediği geleneksel haftalık Muhtarlar toplantısında yine manşet olacak açıklamalar yaptı. Konuşmalarından bazı satırbaşları özetle aşağıda sunulmuştur.
- Bu ülkede Kürt sorunu yoktur, Kürt kardeşlerimin sorunu vardır.
Bizim Kürtler ile olan ilişkimizi, muhabbetimizi ancak ve ancak Türkler ve Kürtler olarak biz tanımlarız. Marjinal, ateist, inançsız, bu toprakların değerinden kopuk akımlar çıkıp da bizim birbirimize olan muhabbetimizi yeniden tanımlayamazlar.
-Takriben bin senedir bu topraklarda Kürtlerin yegane arkadaşı Türkler, Türklerin yegane arkadaşı ve kardeşi Kürtler olmuştur. 
- Sanki bu ülkede Kürt meselesinden başka bir mesele yok. Artık Kürt meselesi kavramını kullanmak Kürt kardeşlerimize haksızlıktır. Bu ayrımcılıktır. Bu ülkede yalnızca Kürtler yok, 36 etnik öğe var.

- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "ülkeyi hükümetin yönettiğini, sorumluluğun hükümette olduğunu ve İzleme Heyeti'nde kararlı oldukları" yönündeki açıklamasına da gönderme yaparak "Cumhurbaşkanı siyasetin dışında olabilir mi? Bunlar kendilerine göre konu mankeni arıyorlar. Ben konu mankeni değilim

- Ben Cumhurbaşkanlığı makamına gökten zembille inmedim, 12 yıl Başbakanlık yaptım. Ondan öncesinde belediye başkanlığı yaptım. Buralardan, halkımın içinde bu toprakları eşiye eşiye bu duruma geldik. Hangi köyde, hangi beldede, hangi ilçede, ilde ne var ne yok bunları bilen birisiyiz."

- Eğer eleştiriyorsam bunu ülkem adına, kardeşlik adına, barış adına yapıyorum. Biz dertliyiz. Dert adamı söyletir. Bu ülkenin derdini sızını içimizde hissettiğimiz için konuşuyoruz. Meselesini ikbal olanlar bizi anlayamadı, meselesi koltuk olanlar bizi anlayamadı. Ucuz kahramanlık peşinde olanlar bizi anlayamadı. 
- Birileri çıkmış ne diyor, artık tek adamsın, yanında kimse yok. Yahu bunlar çok zavallı ya. Ya ben cumhurun başkanıyım ya, ben bu milletin başkanıyım. Büyüklerimizin çok güzel bir lafı var, 'kendini bil, haddini bil, neslini bil.' Ama bunlarda hiçbirisi yok." 

Sevgili Okurlar,
Sayın CB gayet tabidir ki " Konu Mankeni " olamaz, yakışık almaz. 
Hoş, konu mankeni olmak utanılacak bir şey değildir. İfadenin gerçek birincil anlamı kapsamında onuru ve alın teri ile çalışarak ekmeğini kazanan çok sayıda konu mankenimiz vardır.
Ayrıca mecazi ikincil anlamı itibarı ile de ; Siyaset sektörü başta olmak üzere ülkemizde bir çok farklı disiplinlerde bilerek veya bilmeyerek , gönüllü veya zorunlu olarak icra-i sanat eyleyen  çok sayıda Konu Manken lerimiz de hamdolsun mevcuttur. 
Ülkemizin dört bir yanında seçilerek göreve gelen değerli Muhtarlarımıza saygımız saklıdır fakat dışarıdan bakıldığında kendisinin konu mankeni olmadığını vurgulayan CB , muhtarları konu mankeni olarak kullanıyormuş gibi bir algı oluşmaktadır. Eminim CB Erdoğan'nın böyle bir kastı yoktur, muhtarlarımızı çok seviyor ve önemsiyordur . 
Ancak muhtarlar toplantısı kapsamındaki konuşmasının içeriğinde Muhtarların görev ve sorumlulukları, mevcut sorunlarına ilişkin pek bir söz duyulmayınca , ağırlıkla iç siyaset, başkanlık propogandası, çözüm süreci konuları yer alınca korkarım sevgili muhtarlarımızın da kafaları karışabilir, yahu niye bu saraya davet edildik, yoksa biz konu mankenimiyiz sorusu akıllarına gelebilir.
Bu ülkede 36 ayrı etnik kültür paydaşları olduğunu belirtip bunlardan sadece Kürt kökenli vatandaşlarımızın Nevruz Bayramına devlet politikası olarak sahip çıkmak, diğer etnik grupların bayramlarına ayni ilgiyi ve sahiplenmeyi esirgemek ciddi bir çelişki değilmidir ?
Değerli düşünürler,
CB Erdoğan'nın büyüklerinden öğrendiğini belirttiği " Kendini Bil, Haddini Bil, Neslini Bil" sözü gerçekten çok anlamlı ve kıymetli. Allah cümlemize bu fazileti ve bilgeliği nasip etsin. Kimseleri de geçici güç sarhoşluğu ve kontrol edilemeyen ego nedeniyle bu üç konuda şaşırtmasın dilerim.
Saygılarımla
Serdar Durat
Stratejist