Kılıçdaroğlu’ndan erken seçim talimatı

İstanbul itirazı nasıl sonuçlanacak?
Seçimler iptal mi olacak yoksa İmamoğlu’nun mazbatası onanacak mı?
Emin olun bunu şu saatte Erol Mütercimler (1) dahi bilemez!
Çünkü o kadar güç, o kadar hesap, o kadar denge var ki işin içinde, konu artık hukuksal bir karar olmaktan çoktan çıktı.
YSK hukuki olarak Türkiye’nin bir şehrinin seçim sonuçlarına ilişkin itirazı karara bağlayacak.
Başka bir görevi de sorumluluğu da yok.
Tamam.
Ama...
YSK ilan edeceği İstanbul sonucuyla aslında nelere karar vermiş olacak?
Bir.... Mahçup “Türkiye İttifakı”nın gün yüzüne çıkıp çıkmayacağına...
İki... AK Partinin tek parça kalıp kalmayacağına...
Üç... Doların ateşine...
Dört...İmamoğlu’nun CHP siyasetindeki kuantum sıçramasının devam edip etmeyeceğine...
S 400 lerin kaderi bile İstanbul’a bağlı desem abartmış olmam.
Peki İstanbul neden bu kadar önemli?
Hemen herkesin bıyık altı gülerek anlattığı gibi büyük ve paha biçilmez rantı mı bu kadar vazgeçilmez kılıyor?
Hayır !
Ak Partinin bütün sosyolojisi İstanbul üzerinden büyüyor. Yıllık 100 bin öğrenciye dağıtılan burstan tutun da şirketlerdeki binlerce çalışana kadar Ak Parti kendi tabanını buradan yönetiyor olgunlaştırıyor.
Bilboardların hesapsız kullanımından mitingler için seferber edilen otobüs metrobüs ve vapurlara varıncaya kadar İBB’nin büyük imkanlarından bolca faydalanıyor.
Dolayısıyla AK Parti, İstanbul’u kaybettiğinde, düşeceğini biliyor.
İBB gittiğinde, partinin yavaş yavaş eriyeceğini görüyor.
Yeri gelmişken ünlü Afrikalı avcı fıkrasını hatırlatayım.
Afrikalı avcılar zehirli oku ceylana isabet ettirdikten sonra bir müddet daha koşmaya devam eden ceylanın arkasından bakıp şöyle derlermiş...
”Öldü ama haberi yok !”
Ak Parti siyasal olarak ölmedi ama sonbaharını yaşıyor...
Kurucu ekip çoktan dört bir yana savrulmuştu. Şimdi söz sahibi kadroları da birer birer kenara çekiliyorlar.
Liberaller, kürtler zaten epey olmuştu trenden ineli...Şimdi ‘Dava’dan arkadaşlar da birer ikişer iniyor.
Binali Bey kırgın bir halde emekliliğe göz kırpıyor, Nihat Zeybekçi Ankara’ya dönme niyetinde değil.

(1) Sevgili ağabeyim yazar Erol Mütercimler geçtiğimiz ay/yıllarda öyle kehanetlerde bulundu ve hemen hepsi de tam isabet çıktı ki ona gönderme yapmaktan kendimi alamadım.

Topbaş ve Gökçek ise el değiştiren belediyelerdeki dosyalara açıklama hazırlamakla meşguller. Ali Babacan’ın yeni parti çalışmaları tam hız sürerken Ahmet Davutoğlu manifesto yayınlıyor.
Ak Parti tabanı ise şaşkın ve birazda tedirgin gözlerle olan biteni izliyor.
Üstelik...Her türlü kötü durumdan onları kurtaran ‘sandık’ bu sefer bir kabus gibi önlerinde dururken...
Daha çok değil 1 ay önce (Tayyip Bey’in açıkladığı üzere) yüzde 44’le çıktıkları halde yeni bir seçimin onlara ne getireceğinden emin değiller.

* * *

İşte bunun için Tayyip Bey, son bir kartı elinde tutmaya çalışıyor.
Türkiye İttifakı !
Partilerden oluşan bir ittifakı işaret ettiği halde daha sonra ‘ben milli birlik ve bütünlüğü kastetmiştim’ yollu ifadelerle geri çekilip tartışmaların seyrine bakıyor, zemin yoklamaya devam ediyor.
Ancak Ankara’da bilenler biliyor ki Türkiye İttifakı’nın 2 önemli muhatabı var.
Biri CHP diğeri ise İyi Parti !
CHP ile kurulan temasın Kemal Bey’den gelmesi muhtemel bir sürpriz teklifle ilerleyeceğini Hürriyet’ten Abdülkadir Selvi yazdı.
Ama ertesi gün ‘Çubuk’ oldu, sürpriz teklif unutuldu.
Acaba Kemal Bey’in sürpriz teklifi kabineye dışardan bir isim önerisi miydi? Bu isim ekonomi yönetimiyle ilgili miydi?
Şimdilik sümen altına atıldı.
Belki haftaya sümenin altından tekrar çıkar.
Dedim ya, bugünlerde her yol YSK’ya çıkıyor...
YSK bu hafta vereceği kararla ‘Türkiye İttifakı’nın da geleceğini belirleyecek.

* * *

Peki gazete sütunlarında TV ekranlarında süren bu kapsamı, çerçevesi, içeriği bir türlü çizilemeyen geniş ittifak için MHP ne diyor?
Belki şimdilik çok sert değil ama çok net bir dille ‘bu karmaşık’ ittifaka karşı olduklarının altını çiziyorlar.
“Bizim yerimiz Cumhur’dur, Türkiye’nin bekası için Cumhur gereklidir” diyorlar.
Aklıma Tüsiad’ın 90’lı yıllarda hazırladığı ünlü Güneydoğu raporundaki “Türkiye
Bir Mozaiktir” tespitine merhum Türkeş’in verdiği cevap geldi.
“Ne mozaiği ulan ! Türkiye’de Türkler yaşar !”
Ne MHP’den ne de lideri Devlet Bey’den bu tarz sert bir çıkış gelmedi.
Zaten Devlet Bey, sert konuşmaya karar verirse Ankara’da olacak depreme Richter ölçeği yetersiz kalabilir.

* * *

Siyaset arenamız henüz böyle büyük depremlerin (kopuşların çözülmelerin) ikliminde değil. Bir müddet daha denge siyaseti korunacak ve herkes yerli yerinde oturacak gibi duruyor. Ama siz gene de Kemal Bey’in, dünkü Parti Meclisi’nde söylediği “Bu sonbahar ya da en geç ilkbaharda (2020 Mayıs) erken seçim var, hazırlıklı olun” lafını benden duymuş olun ve kulağınızın bir köşesinde tutun.

Zira...Kemal Bey’in mutlaka bir bildiği vardır.
 

A+ A-