Komplo, Komplike ve Kompliman

Enteresan bir başlık oldu. K.K.K !!!!! Amerikan İç Savaşından sonra kurulan ve zencilerin evlerine geceleri saldırıp yakan yasa dışı örgüt. Belki eski siyah-beyaz ’western’ filmlerden hatırlarsınız. Hani şu kafalarına beyaz kukuleta giyip at sırtında ellerinde meşalalelerle baskın düzenleyen ırkçı beyazlar. İç Savaşı kaybeden ve kölelik sistemini destekleyen güneyli beyazların kurduğu gizli örgüt, Ku Klux Klan Bugün ırkçılık, ayrımcılık, etnik köken ve din ’diskriminasyonu’ yapmak ABD’de büyük suç ama kukuleta alışkanlığı, ABD ordusunda sürüp gelmiş. Irak’tan ekranlara yansıyan görüntüler bazı alışkanlıkların bozulmadığını ispat etti. İç savaşı kaybeden Güneylilerin Kuzey’i tamamen ’Allah’a havale’ ettiğini sanmayın. Virginia eyaletinden Teksas’a kadar 5 bin kilometrelik yol boyunca Güneyli orduların milli bayrağı olan çapraz haç üzerine yıldızlı, mavi-kırmızı bayrağının dalgalandığını her yerde görebilirsiniz. Kuzey ordularına karşı kahramanca savaşmış generalleri onore etmek için çeşitli otoyollara ve bulvarlara isimlerinin verildiğini görürsünüz. Vuruşkan Güneyli generallerin isimlerini ölümsüzleştirmek için çesitli lise ve ilkokullara adlarının yazıldığını görürsünüz. İlgililerin Bilgisizliği : Belalı geçmişine rağmen, Federal bir Cumhuriyet olan ABD, komplike ve karmaşık bir politik sistemle dünyanın tek süper devleti olarak günlük hayatımızı etkilemekte. İstesek te istemeksekte gerçek olgu bu. Zaman zaman bazı entellektüellerin, sazan balığı gibi sıçrayıp, Çin’i ABD’nin süper devlet gücüne rakip olarak yüceltme gayretleri olsa da ( eskiden Sovyetler bu role soyundurulurdu ) karmaşık Amerikan sistemini anlamadan ABD’nin dünya politikasını anlamak zordur. Madem yazımıza ABD’nin tarihinden başladık biraz daha geriye gidip yerli halktan, Kızılderililer’den bir örnekle devam edelim. Kızılderililer, Orta Doğuda yeşeren tek tanrılı dinlerle tanışmadıkları için doğaya daha yakın inanç kümesi taşıyan şamanist toplumlardı. Anlayamdıkları, kavrayamadıkları doğa olaylarını değisik tanrılara atfederlerdi. Rüzgarı rüzgar tanrısına, azgın suları nehir tanrısına vs. vs. Kendilerine komplike gelen olayları basit komplo analizlere indirgerlerdi. Amerika’nın İran’ın uranyum zenginleştirme programı karşısında neler yapacağı üzerine kehanette bulunanları görünce, ne kadar çok ‘Kızılderili’ Türkçe yazan olduğunu anladım. Henüz Ne Olacak Belli Değil : ABD’nin İran’ın atom bombası yapma olasılığına karşı ne yapacağı belirsizdir. Doğal olarak ABD’de fikir üreten onlarca merkez bulunduğu için, senaryolar üretilen fikirlerle beraber tartışılmaktadır ama henüz kesin bir şey yoktur. Komplike karar verme mekanizmalarının nasıl çalıştığını bilmeden ABD’nin neler yapacağını bilmek mümkün değildir. Size bu mekanizmaların ve çok farklı ve değişik güç merkezlerinin nasıl çalıştığını anlamanız için ufak bir ordövr sunayım ; ABD’de 50 eyalet bulunmakta ve her eyalet Senato’da 2 Senatör tarafından temsil edilmektedir. Eyaletlerden en büyüğü Kaliforniya 35 milyon yaşayanı ile 2 Senatör’e sahiptir. Eyaletlerden en küçüğü Vermont’da 600 bin nüfusu ile 2 Senatör’e sahiptir. Ve bu Senatörler kendi partilerinden bile olsa her zaman Başkan’la aynı fikirde değildirler. Başkan’ın tersine ve bağımsız oy kullanmaları her zaman mümkündür. Unutmayınız kendi seçmenlerinin çıkarları onlar için her ’şeyin’ üzerindedir. Saddam’ın Mezarını Bin Ladin Kazdı : Doğrudur, 9/11 saldırılarından sonra Amerikan kamuoyu aşırı duygusal ve aşırı ‘doldurulmus’ durumda Irak savaşına evet dedi. Kamuoyu dezenformasyon ve manipüle edilmiş istihbaratla yanıltıldı. Bu bir gerçek. Irak savaşı şimdiye kadar alınmış en hızlı savas kararıdır. Etraflıca ve detaylı tartışılmadan ve konsensus yaratılmadan atılmış bir adım. Ancak bu sefer durum çok farklı ve komplike karar verme mekanizmaları devrede. Bilgililerin İlgisizliği : Bizler, Akdenizli faniler olarak kendi kendine kompliman yapmayı seven bir toplumuz. Komplike olaylar karşısında, komplimanlarla karışık komplo teorilerine sığınarak Amerika’yı okumaya çalışmak kolay ama aldatıcı. Washington ve New York’u üç beş gün ziyaret edip, bir iki lobiyistle Starbucks’da buluşup, ABD’nin Türkiye politikası, Orta Doğu politikası gibi konularda kesin görüş bildirmek sürdürülebilir yaratıcılık olmaz. Ne demişler : “ Kompliman eken komplo biçer”