Kredi kartı kullanımı artarken kart aidatları kaldırılmalıdır

Bankalararası Kart Merkezinin (BKM), kartlı ödemelere ilişkin Mayıs ayı verilerine göre, Mayıs ayı sonu itibariyle Türkiye'de toplam 242.7 milyon kart bulunurken, bunların 71.4 milyon adedi kredi kartı,171.3 milyon adedi ise banka kartından oluşuyor. Bu sayılar Mayıs 2019 ile kıyaslandığında, kredi kartı adedinde yıllık yüzde 5, banka kartı adedinde ise yıllık yüzde 11 artış görülmüş.

Mayıs ayında internetten kartlı ödeme tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artarak 19 milyar TL'ye ulaşmış. Böylece, Mayıs ayında internetten kartlı ödemelerde rekor seviyeye ulaşılmış. İnternetten kartlı ödemelerin toplam kartlı ödemelerdeki payı da rekor kırarak, yüzde 25'i geçmiş. Ayrıca, birçok yeni iş yerinin internet üzerinden hizmet vermeye başladığı görülürken, Mayıs ayında internetten kartlı ödeme gerçekleştiren iş yeri adedi geçen yıla göre yüzde 43 artarak 54 bini geçmiş.

Yukarıdaki verilerden anlaşılıyor ki, kredi kartı ve banka kartları sayısında bir önceki yıla göre artış ortaya çıkarken, salgın hastalık günleriyle birlikte internetten üzerinden yapılan alışverişler, temassız ödemeler ve ilk kez internetten alışveriş yapanların sayısında da artışlar ortaya çıkmış.

Kredi kartları ihtiyaca ve kişisel gelire uygun, bilinçli kullanıldığında, çağdaş bir ödeme aracı olup, birçok açıdan yarar sağlamaktadır. Tüketicilerin kredi kartlı alışveriş sonrası belge alıyor olması, onları yasal tüketici haklarını kullanma açısından korurken, makro ekonomi açısından da kayıtlı ekonomiye büyük yararlar sağlamaktadır.

Son yıllarda tüketicilerin en çok şikâyet ettiği konuların başında, kredi kartlarından alınan aidatlar (yıllık üyelik ücretleri) gelmektedir. Bu konuda tüketiciler, zaman zaman “kart ücretlerinizi geri iade alıyoruz” diyenler tarafından, dolandırıcılık fiili ile de karşı karşıya kalabilmektedir.

Yürürlükteki “Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince, kullandığımız kredi kartlarından, bilgilendirilmek ve onayımızın alınması şartıyla, bankalar tarafından “Yıllık üyelik ücreti” alınabilmektedir.

Uygulamada, ilgili banka müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmeler sonucu, kart sahibinin kullanım ve ödeme performansına bağlı olarak, bazen tahakkuk ettirilen kart ücretlerinin tamamı ya da bir kısmı kaldırılmakta, bazen belirli bir süre kartı kullanma şartıyla para puan yüklenmekte, bazen de ücrette indirime gidilmemektedir. Bazen de ücret yüzünden bankasına kızıp kartını iptal ettirenler ya da tüketici hakem heyetlerine başvuranlar olabilmektedir.

Kredi kartlı alışveriş; bilinçli kullanıldığında tüketiciler, kart sayısı ve işlem hacmi açısından bankalar, satış ve tahsilat açısından ticari işletmeler, kayıtlı ekonomi açısından da devlete yararlar sağlamaktadır. Kartlı alışveriş günlük hayatımızın artık ayrılmaz bir parçası haline gelmişken, bundan sonraki süreçte de salgın hastalık ile birlikte artış eğilimi gösterirken, “Yıllık üyelik ücreti” alınması, ekonomik gerçekler ile bağdaşmamaktadır. Bankalar açısından, ana faaliyet konuları dışında yıllık üyelik ücretini önemli bir gelir kalemi olarak değerlendirip, kendi müşterileri ile sorun yaşamak, müşteri memnuniyeti, aidiyeti ve ticari prensipler açısından sorunlar yaratmaktadır.

Kredi kartı kullanımı artış eğilimi gösterirken, başta bankalar olmak üzere, banka üst kuruluşları ve kamu otoritesi, tüketicilerin en çok şikâyet ettiği kredi kartı “Yıllık üyelik ücreti” konusunu yeniden değerlendirerek, bu ücretin tamamen kaldırılması sağlanmalıdır. Bilinçli kullanıldığında en önemli çağdaş ödeme aracı olan kredi kartlarının, tüketiciler açısından bilinçli kullanımı teşvik edilerek, “Yıllık üyelik ücreti” tartışmalarına, alınan ücret kaldırılarak son verilmelidir.

Kamuoyunun ve ilgililerin dikkat ve değerlendirmelerine sunuyorum. Saygılarımla. 17.06.2020.

Saygılarımla.

Levent Küçük
Genel Başkan
Tüketiciler Derneği/TÜDER

instagram.com/leventkucuk1
twitter.com/27Ekim
linkedin.com/in/levent-küçük-51541a58/


levent küçükLEVENT KÜÇÜK KİMDİR ?

27 Ekim 1965 Osmaniye Doğumlu. İlk, orta, lise eğitimini Osmaniye'de tamamladı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F. Maliye Bölümü Mezunu. Aynı üniversitede Maliye (Mali Hukuk) Ana Bilim Dalında Yüksek Lisansını tamamladı.

1992 yılından itibaren 15 yıl Maliye Bakanlığı Vergi Denetmeni (Müfettişi) olarak İstanbul'da görev yaptı. 10 Ekim 2007 tarihinden itibaren İstanbul Teknik Üniversitesi'nde İç Denetçi olarak denetim ve danışmanlık görevi yapmaktadır. SMMM ve Bağımsız Denetçi Belgesi sahibidir. Evli, eşi emekli bankacı, 1 kız çocuk babası.

Vergi Müfettişleri (Denetmenleri) Derneği İstanbul Şube Başkanlığı görevinde bulundu.
26.03.2014 tarihinden itibaren, merkezi Bakırköy’de olan, 1995 yılından beri faaliyette bulunan Tüketiciler Derneği-TÜDER Genel Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Bakırköy Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti ve Bakırköy Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesidir. Tüketicileri bilgilendirici, bilinçlendirici ve kamuoyunun dikkatine yönelik çeşitli yazı ve açıklamaları bulunmaktadır.

A+ A-