Küresel Krizi Fırsata Dönüştürmek

Değerli düşünür dostlarım,

Özellikle finans kaynaklı küresel krizin hemen tüm dünya ülkelerini olumsuz yönde etkilediği, master planların ve stratejilerin sıklıkla revize edildiği, euro bölgesindeki borç kaosunun kontrol edilebilmesinin giderek zorlaştığı, işsizlik oranlarının ısrarla arttığı bu dönemde makro ekonomik paradigmalar değişmiştir. İktisadi manada yaşanan bu fırtınalı süreç uluslararası sermayeyi yeni yatırımlar için güvenli liman arayışına itmiştir. İstikrarlı bir grafik sergileyen Türkiye; gerek jeo-politik ve gerekse sosyolojik özellikleri/avantajları ile tarih boyunca daima ekonomik ve siyasal anlamda farklı medeniyetler arasında köprü olmuş, günümüzdeki konjonktürel koşullar dikkate alındığında ise yabancı yatırımlar için cazibe merkezi ve tercih nedeni olmaya hiç bu kadar yaklaşmamıştır.Eğer Türkiye kozlarının farkına varabilir,kozlar stratejisi etkili bir şekilde uygulanabilir, istikrar sürdürülebilirse Türk bankalarının yakın gelecekte İsviçre bankalarına alternatif nitelik kazanmaları mümkün olabilir.

Küresel krizi fırsata dönüştürebileceğimiz bir diğer konu da Lojistik sektörüdür.
Yakın ve orta vadede Türkiye’nin dünyanın sayılı lojistik üslerinden biri olmaması için hiç bir neden yoktur. Bunun için ise uzun ufuklu bir lojistik vizyon ve stratejik plana ihtiyaç vardır. Halen ülkemizdeki lojistik sektörünün büyüklüğü 250 milyar TL yi aşmış durumdadır. 2023 yılında ulaşılması hedeflenen 1 trilyon TL üzerindeki dış ticaret hacmini karşılayabilmek için lojistik sektörünün önemi çok büyüktür.

Bundan 10 yıl öncesine kadar lojistik kelimesinin daha ne anlama geldiğini bile tam ve yaygın olarak bilemediğimiz ve tabiatı ile bu konudaki potansiyelimizin de farkında olamadığımız için bölgemizde lider lojistik üs olabilme fırsatını henüz yakalayamadık. Yalnızca coğrafi avantaj Türkiye’yi lider lojistik üs yapmaya yetmemektedir.

Lojistik master planına ve özel lojistik kanununa ihtiyaç vardır. Bu cümleden olarak; hukuki düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilerek lojistik sektörüne bağımsız bir statü kazandırılması ve ekonomik segmentasyonunun yapılması gerekmektedir.

Lojistik sektörü ekonominin hemen her alanında rekabet gücünü arttırıcı hizmetler sunmaktadır. Bu itibarla, uluslararası standartlarda yüksek kaliteli ve rekabet edebilir fiyatlarla lojistik destek sağlanmasının önemi ve değeri büyüktür.

Lojistik maliyetleri yüksek olan ülkelerde büyüme yavaşlamaktadır. Bir ülkede sanayi ve ticaretin gelişmesi,sürdürülebilir ve rekabetçi bir ekonomiye sahip olunması o ülkenin lojistik yetenekleri ile çok yakından ilişkilidir.

Türkiye’nin stratejik bir destinasyon merkezi olma özelliğini de kullanarak gerek iç, gerekse dış ve transit ticaret hedeflerine erişebilmesi için uluslar arası ulaştırma koridorlarını geliştirmesi ve küresel entegrasyonun sağlanması zarureti vardır.

Lojistik sektörüne dönük olarak kamu kurumları,özel sektör kuruluşları,STK lar arasında koordinasyon sağlanması, üniversiteler- endüstri işbirliğinin oluşturulması ve birlikte çalışılması gerekmektedir.

Değerli düşünürler,aslında bu yazımda küresel krizi fırsata dönüştürebilecek bir alan olarak lojistiğin önemine değinmek istesem de ;Lojistik sadece endüstriyel ve ekonomik rant için değil doğal afetlerle mücadele için de hayati önemi haiz olan bir sektördür. Afet yönetiminin en önemli enstrümanlarından biri Lojistik tir.

Ülkemizde ne yazıktır ki halen afetlerin yaratacağı acıları ve hasarları afet meydana gelmeden önce yapılacak planlamalar ile önleyici tedbirler almak yerine afet meydana geldikten sonra oluşan kayıpları ve zararları/hasarları azaltmaya/telafi etmeye yönelik bir zihniyet hakimdir. Esas hedef önceden hazırlıklı olmak ve afet zararlarını minimize edebilmektir. Bunun için de etkili bir Afet yönetimi, başarılı olabilmesi için de etkili bir afet lojistiğine ihtiyaç vardır.

Türkiye bir deprem ülkesidir ve geçmişte yaşanan depremler gerekli dersleri almamıza ve deneyim kazanmamıza yeterde artar. Malesef her depremin ardından ilk bir kaç gün/hafta duyarlılık ve farkındalık oluşmakta ancak bu sürenin sonunda acılar unutulmaya yüz tutmakta ve alınması gereken köklü tedbirler bir sonraki depreme kadar ertelenmektedir. Deprem sonrasında İhtiyaç duyulması aşikar olan yardım malzemelerinin,kurtarma ekipmanının doğru nitelikte, yeterli miktarda, en doğru mekanda ve en kısa zamanda, en uygun maliyetle ulaştırılmasını sağlamak gerçek bir afet lojistiği ve yönetim becerisi ister.

Saygılarımla
Serdar DURAT
Stratejist