Mora Yarımadası - Monemvasia Adası ...

Haftasonu, Twitter' da bir fotoğraf çarptı gözüme. Gördüğüm ada parçası o kadar etkiledi ki beni, hemen fotoğrafın peşine düştüm.

Monemvasia, Mora Yarımadası'nın güneyinde yer alan bir ada. 375 yılındaki depremle anakaradan kopmuş, ama bugün bir yolla yeniden bağlanmış.

Burası uzaktan bakıldığında, sadece denizin içine dikilmiş dev bir kaya parçası gibi görünse de bu yer aslında gizli bir şehir.

Tahminimce gizli kalmasının sebebi ise, ulaşımının pek kolay olmaması. Google' da araştırdığıma göre, önce Atina' ya uçulacak, oradan ya araba kiralayıp, ya da otobüsle gideceksiniz.

Elvo der ki, mutlaka Monemvasia Adasının fotoğraflarına bir göz atın. Benim gibi büyülenmeniz garanti. Tipik Yunan Adalarının daracık taşlı sokakları, minicik bir limanı, pembiş begonvilleri, tarihi dokuda evleri, mm çok cezbedici  görünüyor.

Gözlemlerime göre, burası öyle Paparazzilerin cirit attığı, eller havaya bir adaya benzemiyor. Daha sakin, daha nezih, daha sade bir tatil köşesi Monemvasia.

Hani bu da aklınızın dibinde dursun derim naçizane.

* * * * *

LÜGAT 365 ...

Gelelim bu haftaki kelimemize;

TEVAZU

Alçakgönüllük. Kibirden ve gösterişten uzak olma, böbürlenmeme hali. Aşağı indirmek anlamındaki Arapça vaz kökünden türetilmiştir.

* * * * *

SONRADAN GÖRME İNSANLAR ...

Ah işte günün kelimesi "Tevazu" olunca, aklıma neler geldi neler.

Bir bu kelimenin tam manasıyla yaşayanlar, bir de tam tersi yaşayanlar mevzumuz.

Yani sonradan görmeler. Parasını, arabasını, mücevherini, saatini, kıyafetini, kemerini  gözünüze -gözünüze sokanlar.

Kısacası, sonradan görmeler. Bir dünyayı ben yarattım halleri, efenime söyleyeyim bir edalar, bir nazlar, bir sindirememiş vaziyetleri.

Hayat bu, elbet birileri sonradan da çok imkana kavuşabilir. Onlara katiyetle bir sözümüz yok. Allah daha çok versin.

Ama, meseleyi hazmedebilmektir esas olan. Bulunduğun konumun sırıtmaması. Bu tiplerde empati eksi değerlerdedir.

Öyle Arap Şeyhleri gibi gezersen, kaldırım taşı misali tek taşları elaleme göstereceğim telaşına düşersen, en büyük ev benim diye çırpınırsan, işte hoşgeldin sonradan görme hayat şekli.

Tevazu ol, canımı ye. Yoksa ömrü billah, ayrık otu gibi sırıtır durursun.

* * * * *

UFACIK BİR SARSINTI, YİNE GERDİ BİZLERİ ...

Geçen sabah deprem yine bize kendini hatırlattı.

Ne çabuk unuttuk değil mi depremi. Bir ara hayatımız sadece depremden ibaretti. Deprem çantalarımız ya arabamızın bagajında, ya da kapının yanındaydı.

Sonra zamana yenik düştü, yara kabuk bağladı ve geçti - gitti.

Ama öyle değil işte. Yerin altında fokurdayan faylar var. Bu Pazartesi sabah ki deprem, adeta beni unutmayın hatırlatmasıydı.

Uzmanlar lütfen dikkatli olun, her an büyük bir sarsıntıyla karşılabiliriz diyor.

Önlem almaktan kimseye bir zarar gelmez. Gelin bizde yine, ne me lazım diyerek deprem çantalarımızı hazırda tutalım.

Diliyorum, küçücük sarsıntılarla faylar rahatlar. Bizlerde derin bir ohh çekeriz.

* * * * *

CANIM MEMLEKETİM ...

Abuk - sabuk, alaca karanlık kuşağı gibi, günlerden geçiyoruz.

Tam hayat için bir şarkı tutturmuşken , araya acımasız bir film karesi düşüyor.

Sonra da hava kararıyor, şimşekler çakmaya başlıyor. O anlarda, biz duruyoruz, yaşam duruyor, nefesimiz kesiliyor.

Acımasızca canımızı yakıyorlar. Pazartesi Vezneciler, dün Mardin - Midyat, ardından Nusaybin, art arda bombalar patladı.

Ben bildim bileli, Memleketimizin gündeminden terör hiç eksilmiyor. Aksine, giderek şiddetleniyor.

Yine, iki gün üst üste bu patlamaların neticesinde, onlarca vatandaşımız toprağa düştü.

İçlerinde beş aylık hamile polisimiz var. İki kadın polisimiz, can siparane bombaların önüne atlamışlar.

Ne diyeyim inanın bilemiyorum. Şaşkınım, üzgünüm, kızgınım. Allahtan ölenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Allah sevenlerine sabırlar versin.

Turistler Memleketimizin yolunu unuttular. Zannımca, Turizm camiasını çok zor bir yaz bekliyor.

Rezervasyon iptalleri son sürat devam ediyor. Güney sahillerinde, in cin top oynuyor. Kapanan oteller, dükkanlar da cabası.

Umut ediyorum, bu günler tez vakitte son bulur.

Güneş karabulutları çarçabuk dağıtıverir.

•••••••

MİNİK NOTLAR ...

-İki gün önce Türk Sinemasının ünlü aktörlerinden Tanju Gürsu vefat etti. Kendisine Allahtan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Gürsu, baba dostumdu. Birlikte çok keyifli anlar & anılar paylaşmışlar. Benimde minik bir anım var Tanju Ağabeyle. Bir akşam sevgilimle Çiçek Pasajına yemeğe gitmiştik. Tesadüfen yanyana masalarda oturduk. Selam, kelam derken mevzu ikisinin anılarına geldi. O gece, uzun - uzun sohbet etmiştik. Bugünse gülümseyerek anımsıyorum. Nurlarda yat baba dostum. Mekanın cennet olsun.

-Atalay Filiz elma dersem çık armut dersem çıkma. Çocuğun neredeyse soy ağacı çıktı. Ama kendisi sırra kadem bastı. Kameralarda bir görünüyor, bir kayboluyor. Tez elden yakalansa hepimiz ohh desek.

* * * * *

Sevgili Evren, bugünden Pazartesi sabahına dek hepimiz, sağlıklı - bereketli - huzurlu - dört yapraklı yonca bulmuş kadar şanslı - şarkılar söylecek kadar morali yüksek - olumlu - ılımlı - sinirlerimizin zıplamayacağı - bedbin durumlardan uzak olalım pls.

Pazartesi gününe dek hoş kalın, hoşça kalın.