Muharrem İnce

Küçük hesapçılar, bir bölen” diye tarif edecekler; varsın etsinler bu sefer tutmayacaktır bu yafta, çünkü zaten ittifakların seçime girmeden önce yapıldığı ve ittifakların temel değerler üzerinde oluştuğu, parlamentonun fasulyeden oynatıldığı  başkanlık sisteminin matematiğinde bölme işlemi yok, dolayısı ile bölen de yok.

Cumhur ittifakının kurulması sonrasında oluşan millet ittifakı ve bu konjonktürün sağladığı, başka partilerin desteği ile elde edilen yerel iktidar, bir illüzyon aracı olarak kullanılıyor. Millet ittifakının bu başarısı sadece CHP’nin başarısı olarak gösterilmeye çalışılıyor, oysa bu illüzyon Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir işe yaramaz, çünkü bu sistemde Cumhurbaşkanının her şey, parlamentonun ise hemen hemen hiçbir şey olduğu  göz ardı ediliyor.

2. kez kurulduğundan bu yana ittifaksız girilen seçimlerde CHP nin en yüksek oy aldığı seçimin kahramanı, milyonlarca vatandaşı  meydanlara indiren, onların içine yeniden umut aşılayan Muharrem İNCE, parti içindeki küçük hesaplara ve iktidar kavgasına kurban verilemeyecek, siyasetin dışına itilemeyecek kadar değerli bir siyasetçi.

Ne bekleniyordu yani, insanların yaşadıkları bunca sorunlar varken bu sorunları dile getiren, çözüm önerilerini iddia ile ortaya  koyan siyasetçiler köşelerine çekilip “kader böyleymiş” şarkısını mı söyleyeceklerdi, hem oyunun dışına atacaksın hem de, “ben de varım kendi takımımı kuruyorum” diyene sen yoksun diyeceksin, neredeymiş bu yoğurdun bolluğu.

“Efendim; Muharrem İnce seçim zamanı ortadan kayboldu, sandıklara sahip çıkmadı seçimi o yüzden kaybettik” diyorlar,  “zil zurna sarhoştu” diyorlar. Atatürk’e de sarhoş diye saldıranların jargonunu kullanıyorlar, yazıklar olsun. Bir de partisinin sandıklara sahip çıkamaması neticesinde kaybedilen seçimi “adam kazandı” diye anons etmesini dillerine doladılar ve böylece ortaya çıkan başarısızlığı tek başına mücadele veren cumhurbaşkanı adayının üstüne bırakıveriyorlar.

Ya hu Allah insanı, koltuğunu kaybetme korkusu olan siyasetçinin şerrinden korusun. Bir dönem sayın Deniz Baykal’a olumsuz algı yaratmak adına parti içinde iddia ortaya koyduğu için hizipçi yaftası yapıştırmışlardı  , o da bütün yollar kapanınca kendine bir yol açmıştı. Şimdi onun açtığı yolu kullananlar bütün yolları kapattığı için, Muharrem İnce kendisine ve onun gibi düşünenlere bir yeni yol açmaya çalışıyor ve yine benzer bir senaryo  devreye giriyor, bu bayatlamış senaryoyu seyretmekte biz vatandaşlara düşüyor.

Oysa objektif olarak bakıldığında tablo şudur; Muharrem İnce söylemleri ile Türkiye’nin üçte birinin oyunu almıştır ve seçim gecesi partisi aynı performansı sergileyememiştir.

Sandıkların yaklaşık %25inde CHP gözlemcisinin olmadığı bir seçimde nasıl bir başarı beklenebilirdi ki?  CHP yerel seçimlerdeki sandık hassasiyetini o seçimde gösterebilseydi  sonuç böyle bir hayal kırıklığı ile sonuçlanır mıydı?

Rakamlar göstermektedir ki muhalefet kanadında potansiyeli en yüksek, iktidara olmaya en yakın olan alternatif siyasi aktörlerden biridir Muharrem İNCE.  Parti liderlerinin Ekmelettin İhsanoğlu örneğinde olduğu gibi kapalı kapılar ardında tesbit edip vatandaşa dayatabildikleri  sistemde  Bu alternatifi milletin elinden almaya kimin ne hakkı olabilir?

Bir daha “Atı alan Üsküdarı geçti” muamelesine maruz kalmamak için bu değerli siyasi aktörün bu güne kadar seçimlerde hayal kırıklığı yaşamış her vatandaş tarafından desteklenmesi gerekmiyor mu?

A+ A-