Mülkiyet ve Miras Hakları Kapsamında İş Bankası Hisselerinin Hukuki Durumu

Mülkiyet Hakkı, uluslararası sözleşmeler ve çok sayıda ulusal anayasa ile güvence altına alınmış temel insan hakları arasında yer alır.

Bu kapsamda ülkemiz açısından bakıldığında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 35. Maddesinin  “Mülkiyet hakkı” başlıklı düzenlemesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir” hükmüne yer verilmiştir.

Yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1. Nolu Protokolünün 1. Maddesinde de “Her gerçek veya tüzel kişinin, mal ve mülk dokunulmazlığına müdahale edilmeksizin bu haklardan yararlanma özgürlüğü vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebi ile ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülk haklarından yoksun bırakılabilir” şeklinde dilimize çevrilebilecek bir düzenleme yapılmıştır.

Ayrıca Anayasamızın 13. Maddesi düzenlemesinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılabilmesi konusunda yapılan düzenleme de ise “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz” hükmü getirilmiştir.

* * *

Genel olarak mülkiyet ve miras hakkı konusunda ulusal mevzuatımız ve taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi düzenlemeleri kapsamında İş Bankası hisselerinin bir kısmının Cumhuriyet Halk Partisi’ne miras olarak bırakılmasının hukuki yönüne temas edilmesi gerekir. Bu anlamda, söz konusu İş Bankası Hisselerinin yüzde 28.09’luk kısmının mülkiyeti, gelirlerinden yararlanmamak koşulu ile Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu olan Atatürk’ün, Dolmabahçe Sarayında 05.09.1938 günlü el yazılı vasiyetnamesi ile kurucusu olduğu CHP’ye bırakılmıştır. Bu vasiyetname dönemin yürürlükte olan Medeni Kanun tarafından belirlenen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmiştir.

Burada, vasiyet bırakanın iradesi sonucu ortaya çıkmış ve Medeni Kanun düzenlemeleri kapsamında geçerli bir vasiyetname bulunduğu açıktır. Bu vasiyetname hükümleri gerek Türk Medeni Kanunu’nun, gerek Anayasa’nın ve gerekse de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin değindiğimiz ilgili maddeleri ile güvence altına alınmıştır.

* * *

Yine Anayasamızın 13. Maddesinde belirtildiği gibi  “Temel Hak ve Hürriyetler” arasında yer alan Mülkiyet ve Miras hakkına da sadece kamu yararı amacı ile bir sınırlama getirilebilir. Yalnız bu sınırlamalarda hakkın özüne dokunulamaz.

 Ayrıca bu temel haklara getirilecek sınırlamaların demokratik toplum düzenine ve ölçülülük ilkesine de aykırı olmaması gerekir. Daha somut bir ifade ile Anayasanın çizdiği sınırlar dahilinde mülkiyet ve miras haklarına sınırlama getirilebilir fakat bu hakların özüne dokunmak mümkün değildir. Diğer bir ifade ile yapılacak sınırlamalarla bu hakların tümüyle yok sayılması ve ortadan kaldırılması düşünülemez.

Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu banka hisselerinin mülkiyetine dair yapılacak müdahaleler her ne kadar kamu yararı gerekçesi ile de yapılsa, hakkın özüne ve esasına dokunacağından Anayasamızın Mülkiyet ve Miras hakkına dair hükmüne ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırılık teşkil edebileceği düşüncesindeyiz.

A+ A-