“Oh My God”

New York Dünya Ticaret Merkezi’nin karşısındaki parktayız. Molozları milyonlarca sefer taşıyan kamyonlardan birisi eksoz dumanlarını oturduğumuz banka doğru püskürtüyor. Geçimini gelişmekte olan ülkelerin “ Junk” ( kredi reytingi olmayan ) bonolarını alıp satarak kazanan trader arkadaşım gözlerimin içine bakarak soruyor. “İç Borç, Dış Borç , IMF Borcu kuzum Türkiye’nin borçları ne durumda. Bu borçların servisinde bir problem olmaz di mi ? ” Benden uzun bir cevap beklercesine “ Corn Beef on Rye” sandöviçinden kocaman bir lokma ısırıyor . Ben de “ hec caanım ne olacak ki, Evvel Allah Türkiye aslanlar gibi ödeyecek ” diyorum. Diyorum da, yıllar önce “ Baba ” nın Adana’nın Ceyhan ilçesinde “ Borç yiğidin kamçısıdır ” konulu seçim konuşmasını anımsıyorum. Ama ne anımsama. Sanki bir “ flash back”. Baba konuştukça meydandaki yiğitler dalgalanıyor. Yiğitler dalgalandıkça “ Baba”“ coşuyor. Çiftçilerin Ziraat ve Halk Bankasına olan borçları için “ Baba” herhalde bir güzellik yapacak havası meydana buram buram yayılıyor. O günden bu güne çok sular aktı ama 30 yılda Türkiye borç batağından kurtulamadı.


Kamçı ve Yiğit :


Sado-Mazo iktisat politikalarının ülkeyi getirdiği noktaya bakın. Üretim, iş, işyeri, yatırım hepsi fasa fiso. Önemli olan iç borcu çevirmek. Varsa yoksa iç borcu çevirelim, gerisi kolay. Hele şu iç borcu bir evirelim, bir çevirelim ondan sonra gelsin mutlu ve ak günler. Aydınlık ve nurlu ufuklar. Ya iç borcu çeviremezsek ?


İşte o zaman gelsin “ B ” planı. Nedir bu acil plan ? Çok basit. İç borcu çeviremiyorsan o zaman çevir kazı. Hangi kazı ? Bu vergi politikaları yüzünden kümeste yolunacak kaz mı kaldı? Hepsi halsiz, mecalsiz ve tüysüz. Tek çare büyüklerimizin Kaz, pardon Kaf Dağının ardında yaban kazı avına çıkması !


İçimiz Dışımız Borç :


Dış borca bakıyoruz. 118 milyar dolar. Borç kompozisyonunda yüzde 51’le Amerikan doları, yüzde 25 Euro ve yüzde 5 Japon Yeni ön sıraları alıyor . Vade yapısı makul, ancak ortalama faiz uluslararası kriterlere göre fahiş. Sanki kredi kartı borcunu ödemeyen tüketiciler gibi cezalandırılıyor Türkiye. İç borca göz atınca 78 milyar dolar (2001 senesi Milli Gelirinin 68 % ) . 130 katır-trilyon lira iç borc stoğu tik-tak sesleri çıkaran saatli bomba gibi karşımızda duruyor. İç borçta ilk bakışta 24 ay gözüken ortalama vade yanıltıcı çünkü esas kritik olan nakit vadesi sadece 11 ay. Bu yılın ilk 7 ayında şimdiden 8 katır-trilyon artmış bir iç borç stoğumuz var. 65 milyon insan iyiki kemer sıkmış. Kemerde delik kalmadı iç borç yine de 8 katır-trilyon arttı. Bu enternasyonel bankerler de kemer sıkan halkın derdinden hiç anlamıyorlar vallahi. Ne de olsa hepsi askı kullanıyor !


Eskiden Anadolu’da paranın çokluğu “ eşşek yükü “ olarak ifade edilirmiş, şimdi işimiz katırlara kaldı.! . Aman ficancı katırlarını seçim nedeni ile ürkütmeyelim.


Ya bu iç borç ödenmezse. Düşünmek bile sevimsiz. Karabasan ve kabus.Ya kabus gerçeğe dönerse. İste o zaman necip milletimize iki seçenek kalıyor. Kırk satır mı, kırk katır mı ? Hadi 2002’yi IMF’nin hatırına kurtardık da 2003 satırlar, katırlar ve hatırlar tam bir potpuri gibi gözüküyor.


Eller Cebe :


Her Türk vatandaşının cebinde mutlaka Amerikan doları bulunur. Cebimizden çıkarıp bakıyoruz üzerinde ilginç şevler yazıyor. “ Bu banknot kamu ve özel her türlü borç için yasal ödeme şeklidir “ Arkası daha ilginç “ In God We Trust “ Cebimizden bir de Türk Banknotu çıkarıp bakıyoruz. “ Filanca tarihde falanca kanuna göre çıkarılmıştır “ Sizi bilmem ama beni aldı bir panik. “ OH MY GOD ! “ Ya filanca tarihte falanca kanuna göre geri çağrılırsa “. Aman Tanrim ! T.C. Merkez Bankası zaten direkt konuşur , arkadan laf etmez. Banknotunun arkasında rahatlatıcı bir ibare de yok. Başladım kara kara düşünmeye. Degerli okurlarim gelin biz enseyi karatmıyalım bu belirsizliğe bir son vermek için otokontrol mekanizması ihdas edelim.


Yakacak Sıkıntımız Yok :


Türk parasının değeri döviz karşısında sıcak rakıya atılmış buz gibi erimekte. Acaba bu banknotların üzerinde resmi bulunan Atatürk’ün manevi şahsına hakaretten, Büyüklerimiz sorumlu tutulamaz mi ? Bu banknotun ihracı için falanca kanun filanca maddeye imzasını atanlardan hesap sorulamaz mı ? Banknotların değerini odun fırınında yakacak fiyatına düşüren, Merkez Bankası ve Hazine yetkililerine “ ana adı, baba adı, doğum yeri “ sorgusu yapılamaz mı ? Yaptırım için filanca tarihte çıkarılmış falanca sayılı kanun var mıdır ? Değerli Büyüklerimiz herhangi bir kanunu ihlal etmiş olmuyorlar mı ? Mevzuat hazretleri ne diyor ?.


Tarihte ilk paranın tedavüle çıktığı topraklar olan Anadolu’da her türlü borca ödeme aracı olabilecek yeni bir para çıkartılamaz mı? Sandıktan çıkmak isteyen büyüklerimiz ne düşünüyorlar acaba?