Okullarımızda Milli Güvenlik Dersi

Değerli düşünür dostlarım,

TSK nin sosyal hayatımızdaki yerini ve önemini yeniden yapılandırma çalışmaları kapsamında bir aşama daha tamamlandı. İlk ve orta öğretim seviyesindeki okullarımızda eğitim ve öğretimin bir parçası olan ve muvazzaf subaylar tarafından verilen Milli Güvenlik dersleri müfredatlardan çıkarıldı. AB uyum çalışmaları kapsamında gerekli bir uygulama olduğu ve Yurttaşlık bilgisi dersi kapsamında sivil öğretmenler tarafından verilerek ikame edileceği belirtildi. AB müktesabatı kapsamında diğer bütün uyumsuzluklarımız giderilmiş te milli güvenlik derslerini iptal ettiğimiz takdirde AB bize kucak açacakmış gibi bir ironik duyguya kapılmamak, samimiyet bunalımına düşmemek elde değil. Bahse konu dersin akademik bir zaruret olmasa da sembolik ve duygusal bir değerinin olduğu kanaatindeyim. Amaç, otokratik bir disiplin ile öğrencilerin askeri eğitime tabi tutulmaları değildi elbette. Ancak tarihsel bilinç ile, yetişen genç nesillerin bu gün içinde yaşadıkları tam bağımsız ve güçlü/onurlu ülkeye hangi mücadeleler neticesinde sahip olduklarını algılayabilmeleri idi. Milli güç unsurlarının en önemlisi olan ülkenin askeri gücünü tanıyabilmeleri ve bu güç ile gurur duyabilecekleri bir özgüvene erişmeleri açısından belirleyici ve besleyici bir niteliği vardı milli güvenlik derslerinin. Zaten hiç bir zaman fen ve sosyal bilimler dersleri kadar ağırlıklı ve zorlayıcı bir ders değildi. Adeta seçmeli bir ders gibi ve haftada bir kaç saati aşmayan müzik-beden eğitimi ve resim dersleri gibi sosyo-kültürel manada tamamlayıcı ve moral destek sağlayıcı bir özelliği vardı.

Kıymetli düşünürler, TSK nin ihtiyaç duyduğu rütbeli personel için en büyük kaynak askeri okullardır. Askeri okullara öğrenci temini için ise yegane kaynak ilk ve orta öğretim okullarıdır. Bu okullarda eğitim gören öğrencilerin tercihlerini yapabilmelerinde de milli güvenlik derslerinin belirleyici etkisi vardı. Olay sadece askeri rütbelerin, harp silah araç ve gereçlerinin tanıtılmasından/ezberletilmesinden ibaret değildi.

Askerliği bir meslek ve yaşam biçimi olarak tercih edebilecek gençlerimize vizyon yaratmak ihtiyacı vardır. Kan görünce baygınlık geçiren bir kişinin tıp eğitimi alması, ezberi ve belagati olmayan birinin hukuk eğitimi alması,analitik düşünce sistematiğine sahip olmayan bir kişinin mühendislik eğitimi alması ne kadar zor ve yanlış ise; fikri ve fiziki güçlüklere direnemeyecek, vatan savunması için gerektiğinde canını vermeye hazır olamayacak, maddi refahı manevi değerlere tercih edemeyecek olan kişlilerin de askeri okullarda eğitim almaları o kadar zor ve yanlış olur.

Öğrencilerin doğru tercih yapabilmeleri için kendilerini tanımaları kadar eğitimini almayı düşündükleri disiplinleri de çok iyi tanımaları gerekir. İşte milli güvenlik dersleri bu tanıma ihtiyacını da karşılayabilmekte idi. Umarım en azından milli güvenlik içerikli tanıtım konferansları-seminerler ve sempozyumlar şeklinde bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları sürdürülür. Tabi ki gaye bağcıyı dövmek değil sadece üzüm yemek ise..!

ABD ve AB ülkelerinin çoğunda askeri okullara öğrenci bulmak adına bildiğiniz ticari reklam kampanyaları uygulanmaktadır. Bu şartlarda çok yakında bizim de gazetelerde ,dergilerde ve TV yayınlarının reklam kuşaklarında askeri liselerimize, meslek yüksek okullarımıza ve Harp okullarımıza öğrenci temin edebilmek adına promosyon kampanyaları düzenlememiz gerekebilir.

Bahsekonu bu reklam kampanyalarının gençleri ne kadar ikna ve teşvik edebileceği de meçhul. Öyle ya: bu günkü konjonktüre bakarak, maddi ve manevi bir ömür çile çekeceklerini, sevdiklerine hasret kalacaklarını, asla dünyevi zenginliklere sahip olamayacaklarını, hiç tanımadıkları insanların huzuru ve güveni için seve seve canlarını feda etmeleri gerektiğini bile bile, böyle bir şeref ve onur mesleğini niye seçsinler ki..?

Saygılarımla

Serdar DURAT
Stratejist