Olimpik Gözyaşları ve Milli Beraberlik

Değerli düşünür dostlarım,
Olimpiyat oyunlarında sporcularımızın başarı grafiklerinin genel olarak düşük olması tüm ulusumuzu üzmüş ve zaten pek te iyi olmayan moralimizi olumsuz yönde etkilemişti. Dün akşam 1500 mt koşusunda altın ve gümüş madalyaları paylaşan iki kızımız Aslı ve Gamze bir anda gönüllerimizi coşturdular ve milletçe hepimizi gururlandırdılar. Yarışın son 200 metresinde yerimde oturamadım,ayakta ve ellerim havada dua etmeye başladım ve yarış bittiğinde ‘’Helal olsun size yürekli kızlarımız, alınlarınızdan öperim diyerek ve gözyaşlarıma boğularak haykırıyordum televizyonun başında. Bu yarışı sunan spikerin sesindeki heyecan dolu sevinçde ayrı bir katkı oldu.Yarış sonrasında bu iki kızımızın şanlı bayraklarımızı bedenlerine sarıp stadyumda tur atmaları her milletten binlerce insanın onları ayakta alkışladıkları görüntüler muhteşemdi. Sevgili okurlar, millet olabilmenin en temel gereksinimi ayni/benzer şeylere üzülüp ayni/benzer sebeplerle mutluluk duyabilen paydaşlar olabilmekten geçiyor inancındayım. İşte bu iki kızımızın başarılarına ve ülkemizi mükemmel bir şekilde temsil etmelerine samimi olarak sevinebilen,gurur duyabilen, bayrağımızın dünya alemin gözü önünde dalgalanmasına ve milli marşımızın yüz milyonlarca kişi tarafından dinlenmesine göz pınarları dolarak sevinebilen herkes asil Türk Milletinin hür ve eşit haklara sahip bireyleridir.

Değerli düşünürler, malumlarınız olduğu üzere son zamanlarda milli beraberliğimizi korumak, kültürel ve inanç farklılıklarımızın bizi birbirimizden koparmasına /uzaklaştırmasına meydan vermemek adına mücadele ettğimiz zor bir dönem geçiriyoruz. Birlikte yaşama azim ve irademiz, ulusal bütünlüğümüz hiç bu kadar tehdit altında olmamıştı. Bu tehdit karşısında en çok ihtiyacımız olan şey bizi birbirimize yaklaştıracak,bütünleştirecek ortak değerlerdir. Bahsekonu değerler bazen acı ve keder yoğun olarak oluşmakta ( Deprem,terör,savaş gibi) ve milletçe tek bir yürek olabilmemize zemin yaratmaktadır. Bazen de işte böyle mutlu ve hayırlı gelişmeler milletçe bütünleşmemize vesile olmaktadır. Etnik ve mezhep ayrılıklarının
Yurttaşlık ortak paydası altında ayni topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak için bir engel olmadığını hatırlatıyor bu tür ortak sevinçler.

Tekwando dalında altın madalya kazanan Servet’in kısa süre önce kaybettiği annesinin acısını sessiz gözyaşları ile yaşamasına duygulanmayan, ayni dalda gümüş madalya kazanan Nur kızımızın başarısı ile gurur duymayan hiç bir Türk vatandaşının olabileceğini sanmıyorum.
Bu arada madalya kazansın kazanamasın ülkemizi temsil eden tüm sporcularımıza teşekkür etmek istiyorum.

Netice olarak belirtmek isterim ki bu tür başarıların mili barışımıza olumlu katkılar ve sosyolojik yapımıza çimento tesiri yaratacağına dair umutlarım arttı.

Saygılarımla

Serdar DURAT

Stratejist

11.08.2012