Seçim sonuçlarına ilişkin ilk tespitler

Değerli düşünür dostlarım,

1 Kasım erken genel seçimleri yurt çapında kazasız belasız gerçekleşti ve 54 milyondan fazla seçmen, 175 bin sandıkta oy kullandı. Seçime katılım oranı ise yüzde 86 civarında olmuş. Bu yazıyı kaleme alırken halen Oy sayım işlemleri sürüyor olsa da açılan sandık oranı yaklaşık % 99'a vardığı için aşağıda belirtilen sonuçlar oluşan siyasi tabloyu ana hatları ile gözler önüne sermiştir.

AKP: 49,4

CHP: 25,4

MHP: 11,97

HDP: 10,7

Bu sonuçları beğenirsiniz, beğenmezsiniz ama sanırım aşağıdaki tespitlere ve rakamları okuma şekline itiraz etmezsiniz.

Demek ki bu ülkede insanların çoğunluğunun Cumhuriyet, laiklik, insan hakları ve hukukun üstünlüğü, terörle ve yolsuzlukla mücadele , işsizlik başta olmak üzere ekonomik sorunlar, dış politika ,özgürlük alanları ve demokrasi ile ilgili dertleri yokmuş. Bir başka deyişle mevcut koşullardan pek rahatsız değillermiş.
Alan araştırmaları ve anket çalışmalarının güvenirliği konusundaki zaten var olan tereddütler artmış. En hafif tabiri ile anket firmaları " yanılanlar" listesinin en başında yer almışlardır. Siyasi analistler de koalisyon olasılığını öngördükleri ve hiç bir partiye tek başına iktidar şansı tanımadıkları için ayni " yanılanlar " listesinde yer almışlardır. Bendeniz de bu listeye dahilim zira koalisyonun kaçınılmaz olacağını değerlendirmiştim.
AKP 13 yıllık iktidarını gerçek bir seçim zaferi ile ve "tek başına iş başına" sloganı uyarınca gelecek dört yıllık döneme taşıyabilmiştir. Ancak bu zafer üzerindeki sis bulutları yadsınamaz. Daha somut olarak belirtmek gerekirse 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki dört aylık süreç te AKP nin ne uygulamalarında ve ne de söylemlerinde öyle olağanüstü bir yenilik, fark olmamasına rağmen bu zaman zarfında yaklaşık 400 vatandaşımız terör saldırıları neticesinde hayatlarını yitirmişlerdir. Dolayısı ile "güvenlik ve istikrar " diğer bütün tüm toplumsal ihtiyaçların ve taleplerin üzerinde - önünde yer almıştır.
Seçmen 7 Haziran seçimindeki mesajı ile AKP nin kendine çeki düzen vermesini istemiştir. AKP bu mesajı doğru okuyarak seçmeninin gönlünü kazanabilmiş, MHP ve HDP ye kayan oylarını geri alabilmiştir.
Mevcut Anayasamız halen ve en azından teknik olarak güvence altındadır.

AKP tek başına iktidar olsa da Anayasa'yı değiştirebilecek güce ulaşamamıştır.

HDP 'nin halen bölgesel bir siyasi parti niteliğini sürdürdüğü görülmüştür.
Muhafazakar ve kentli Kürt oylarından önemli bir miktarın bu defa HDP yerine AKP yi tercih etmesi dikkat çekmiştir.
MHP içinde yeni arayışların ve liderlik sorununun ortaya çıkması kaçınılmaz olarak görülmektedir.
CHP tüm samimi gayretlerine rağmen merkez sağ kesimden oy alamamıştır. Her ne kadar olağan bir seçim dönemi yaşanmadığı düşünülse de Türk halkının sol tandanslı bölümünün henüz nüfusun dörtte birini pek aşamadığı teyid edilmiştir. Bir başka deyişle CHP muhalefetinin kitleleri peşinden sürüklemeye yetmediği anlaşılmıştır.
AKP içinde Başbakan Davutoğlu'nun liderliği tesçillenmiştir. 

Sevgili okurlar,

Bu tespitler daha da uzatılabilir ancak sonucu değiştirmeyeceği için burada kesiyorum. Seçmenin iradesine saygılı olmak, demokratik olgunluk ve siyasi nezaket içinde bu sonuçların ülkemize hayırlı olmasını dilemek boynumuzun borcudur. Umarız başta CB Erdoğan olmak üzere AKP zihniyeti bu seçim başarısını tevazu ve vakar içinde değerlendirebilir, kendilerine oy vermeyen toplumun diğer yarısının endişelerini anlamaya çalışır, geçici bir zafer sarhoşluğuna kapılarak " Başkanlık" sistemi ve yeni anayasa hazırlanması konularında yetki aşımına tevessül etmez.