Seçimin kaderini kadınlar belirleyecek

Değerli Düşünür Dostlarım,
Bir haftadan daha az bir zaman sonra, 7 Haziran 2015 günü yapılacak olan genel seçimler önümüzdeki dönemde nasıl bir ülkede yaşamak istediğimize ilişkin tercihlerimizi ortaya koyacaktır.

Bahsekonu tercihlerimiz şüphesiz siyasi tandanslarımızdan, dünya görüşlerimizden, eğitim düzeyimizden, ekonomik özgürlük seviyemizden, inançlarımızdan, etnik - ideolojik kodlarımızdan ,sosyo-kültürel yapımızdan ve bireysel değer'lerimizden beslenecek ve etkilenecektir.

İnsani ihtiyaçlar önceliklerine göre sıralandığında yaradılış itibarı ile hayatı idame amaçlı doğmatik dürtüler ve ihtiyaçlar, sonradan öğrenilen öğretilen, empoze edilen bilgi ve düşünceleri galebe çalacak kadar güçlüdürler.
Daha somut bir şekilde ifade etmek gerekirse beslenme, güvenlik, barınma ihtiyacı karşılanmamış aç ve korunaksız insanlara ideoloji ,inanç ve politik tandans türü değer leri aşılamak pek mümkün değildir.

Sevgili okurlar,
Halen Türkiye'de yaklaşık 17 milyon vatandaşımız yoksulluk sınırında ve 6 milyon vatandaşımızda açlık sınırında yaşam mücadelesi vermektedir.
Genç nüfusumuz kapsamında işsizlik oranı %18 civarındadır.
İnternet te bir kaç dk içinde erişebileceğiniz bilgilere bakarsanız
Kadına şiddet, çocuk istismarı, iş güvenliği, trafik kazaları gibi konulardaki istatistiklerin acı ve hicap verici düzeyde olduğunu kolaylıkla görebilirsiniz.
Ayrıca Dünya mutluluk ve yaşam kalitesi sıralamasında Türkiye ancak ilk yüz içine girebilmiştir. Mutlu ülkelerde ortalama ömür görece daha az mutlu ülkelerden 28 yıl daha fazla imiş. Kişi başına düşen gelir ise ilk üç sıradaki ülkeler ile son sıralardakiler arasında 40 kat farklı imiş.
Mutluluk ve yaşam kalitesi salt para ile ölçülmüyormuş. İnsan hakları, hukuk ve devlete güven, özgürlük alanlarının genişliği ile de değerlendiriliyormuş.

Malumlarınız olduğu üzere güzel ülkemin asil kadınlarına, genç eş ve anne adaylarına " İmam nikahını yeterli gören ve resmi nikah zorunluluğunu kaldıran, dolayısı ile bir adamın iki dudağı arasında sadece BOŞ OL lafı ile kaderleri ile başbaşa kalmayı layik gören " bir zihniyet tarafından yönetilmekteyiz.

Bütün bu gerçekler göstermektedir ki Türkiye'de mevcut sorunlar karşısında esasen ve daha çok acı çeken kadın vatandaşlarımızdır.
Evlatlarına analık, kocalarına kadınlık, yuvalarına dişi kuşluk
yapmaya çalışırken asıl incinen, üzülen ve yıpranan kadınlarımız olmaktadır.

Bu şartlar altında seçimlerin kaderini kadınlarımızın tercihleri belirleyecektir kanaatindeyim.

Saygıdeğer kadın vatandaşlarımız,
Ülkemizin geleceğini belirleyecek olan bu seçimlerde oylarınızı kullanırken
lütfen evlatlarınızı nasıl bir Türkiye'de yetiştirmek istediğinizi düşününüz.
Siz kendinize saygı duymaz , kişilik haklarınıza önem vermezseniz ve kadınlık gururunuza sahip çıkmazsanız başkalarından bunu beklemek beyhude bir hayaldir. Özgüveniniz için illa da eğitimli ve varlıklı olmak zorunda değilsiniz. Onurunuza, temel hak ve hürriyetlerinize sahip çıkmak için biraz yürekli olmak yeter de artar. Sizi salt beden olarak gören yobaz düşünce sahiplerine teslim olmayınız.
Daha mutlu, müreffeh ve daha yüksek kaliteli bir yaşam ülke yönetimine talip olanların size bir lütfu değildir, hakkınızdır. Yeter ki, vicdanınızın sesini ve aklınızın yolunu takip edebilin.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist