SGK Genelgesi Sonrasında Kovid-19 ve İş Kazası

Ülkemizde Korona virüs vaka sayılarının azalmaya başlaması ve salgında plato dönemi ile düşüş eğrisine girilmesi üzerine normalleşme süreci de başladı. Bu kapsamda 11 Mayıs günü itibari ile başta AVM’ler olmak üzere berber ve kuaför gibi iş yerleri ara verilen faaliyetlerine belirli sınırlamalar kapsamında tekrar başlarken, birçok iş yeri ve sektör de tekrar faaliyete geçecekleri zaman için gün saymaya başladılar.

Bu gelişmeler ile milyonlarca çalışan tekrar iş hayatına dönerken, kamuoyunun gündemine de Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yayınlanan bir genelge düştü.

7 Mayıs 2020 günü yayınlanan SGK Başkanlığının 2020/12 sayılı bu genelgesinde Kovid-19 salgını iş kazası statü ve kapsamından çıkarıldı.

Oysa Sosyal Güvenlik Kurumu, daha önce domuz gribi salgını sürecinde salgın hastalığa yakalanan kişilerin durumunu “iş kazası” statüsünde değerlendiriyordu. Şimdi ise SGK özel bir genelge yayınlayarak, Korona virüs pandemisini meslek hastalığı veya iş kazası kapsamı dışında tuttu.

Sosyal Güvenlik Kurumu bu genelgesinde, Kovid-19 virüsünün bulaşıcı hastalık niteliğinde olduğunu, bu salgın ile karşılaşan sigortalının hakkında meslek hastalığı yahut iş kazası hükümlerinin uygulanmayacağı, hastalık sigortası hükümlerinin uygulanması gerektiği ve provizyonlarında buna göre alınması hususu bildirdi.

Peki, bu anlamda çalışanlar yönünden nasıl bir değerlendirme yapılacak?

***

Bu konuda öncelikle yasal düzenlemeye bakmak gerekiyor. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 13. maddesi düzenlemesinde;

“İş kazası

* Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

* İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

* Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

* Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

* Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır”

Şeklinde tanımlanmıştır.

Bu yasal düzenleme yanında, şu ana dek Yargıtay kararları ile 5510 sayılı yasanın 13. Maddesi oldukça geniş yorumlanmıştır. Yine bu konuya ışık tutması açısından, yakın zamanlı olarak 15.04.2019 günü Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2019/2931 sayılı kararda da “İşveren tarafından yürütülmekte olan iş kapsamında Ukrayna’ya iş amacı ile gönderildiği esnada domuz gribine (H1N1) yakalanan ve daha sonra ülkeye döndükten sonra hastalık nedeniyle hayatını kaybeden tır şoförü olan işçinin durumu iş kazası olarak nitelendirilmiştir”

***

Bu yasal mevzuatın açıklığı ve Yargıtay tarafından emsal teşkil edecek kararları göz önüne alındığında, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığının bu son genelgesine rağmen iş yerinde çalışan işçinin, yaptığı çalışma esnasında veya işi ile ilgili bir görev sırasında Kovid-19 hastalığına yakalanması durumunda, değerlendirmenin iş kazası kapsamında yapılması gerekeceği düşüncesindeyiz.

Salgın hastalığına, yürütülen iş esnasında yakalandığı tespit edilen ve uygun illiyet bağı kurulan işçiler yönünden bu hastalıkların iş kazası kapsamına alınarak tazminat haklarının doğduğunun kabulü gerekebilecektir.

Ancak unutulmamalıdır ki iş yeri dışında ve yürütülen iş ile alakası olmayan bir sırada Korona virüs pandemesine maruz kalan çalışanın durumu ise iş kazası kapsamında değerlendirilemez. Çünkü artık bu durumda yakalanılan hastalık ile yürütülmekte olan iş arasında illiyet bağı kurulamaz.

A+ A-