Silahlara veda şiddete son

Değerli düşünür dostlarım,

İki gün önce ABD de Conneticut'ta bir ilk okulda 20 si çocuk 28 kişinin hayatını kaybettiği korkunç bir katliam meydana geldi. Bir psikopat manyak bu saldırıyı düzenledi ve akabinde intihar ederek kendi canına da kıydı. Bu olay ABD tarihindeki en kanlı üçüncü bireysel katliamdır. Daha önce de bu şekilde çocukları hedef alan okul saldırılarının meydana geldiği Amerika şimdi bir yandan acılarını sarmaya çalışarak yas tutmakta bir yandan da mevcut silah yasasını revize etme planlarını yapmaktadır. Allah düşmanıma bile evlat acısı vermesin. Her şeyden önce bu acılı anne ve babalara sabır ve baş sağlığı dileklerimi iletmek isterim.

Sevgili okurlar, bu trajedi artık güçlü silah lobilerinin her türlü çıkar çatışmalarının ve Amerikan toplumunun etnik-kültürel-sosyal antropolojik özelliklerinin ötesine geçilerek bilimsel olarak incelenmeli ve tekrarlarını önleyici tedbirler ne pahasına olursa olsun ivedilikle alınmalıdır. Başkan Obama televizyonda yaptığı konuşması esnasında göz yaşlarına hakim olamamış, (hepimizin en iyi ve en doğru yapmamız gereken ilk iş çocuklarımızı koruyabilmektir, bunu beceremezsek başka hiç bir şeyi doğru yapamayız ) mealinde bir ifade kullanmıştır. Bu tür facialar, bireysel silahlanmanın kendine has diyalektik yapısından kaynaklanan sebep sonuç ilişkilerinde zemin bulmaktadır. Nitekim bu ülkede silah satın alabilmek ve taşıyabilmek konusundaki yasal mevzuat son derece esnektir. Bireysel Özgürlük alanlarını geniş tutmak adına bireysel silahlanmayı temel bir hak olarak gören anlayış hakimdir.

Dünyada küçük silah tüketicisi anlamında birinci sırada olan Amerikan toplumunda her yüz kişiden 92 si silah sahibi/taşıyıcısı imiş. Yılda yaklaşık yüz bin kişinin ateşli silahlarla vurulduğu, bu silahların kazalar ve intiharlar da dahil olmak üzere otuz bin kişinin canına mal olduğu bir ülkedir ABD.

Buna rağmen iki yüzlü materyalist politikalar ve silah baronlarının siyaset üzerindeki etkisi ne yazıktır ki bu kronik sorunun çözümü için radikal adımlar atılmasına engel olmaktadır. Obama üçüncü kez seçilmek gibi bir derdi kaygısı olmadığı için silah lobilerinin baskılarına rağmen yasal düzenlemeye gidebilir mi? Yoksa bir kaç haftalık yas tan sonra müteakip benzer katliama kadar konu rafa mı kaldırılacak zaman gösterecektir. Ne yaman bir çelişkidir ki vahşi batının delikanlı kovboyları şimdilerde kendi yarattıkları canavar ile başa çıkamaz hale düşmüşlerdir.
Değerli düşünürler, bu acı vesile ile biraz da kendi ülkemizde bireysel silahlanma ve şiddet konusuna bakalım istedim. Malesef Türkiye'de vatandaşların bireysel silahlanma hakları vardır. Sadece yüksek ruhsat harçları ve yüksek silah fiyatları ile bu hak kontrol altında- sınırlı tutulmaya çalışılmaktadır. Bu gün için Türkiye'de ruhsatlı silah sayısının dört katı kadar ruhsatsız silah bulunduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde silahla işlenen suçların %92,2 sinin de işte bu ruhsatsız silahlarla işlendiği bilinmektedir. Umut vakfı kurucu başkanı Sn. Nazire Dedeman Çağatay, şiddetin en uç noktasının bireysel silahlanma olduğunu ve son on yılda ateşli silahlarla işlenen suçlarda %83 oranında artış gözlemlendiğini belirtmiştir. Silahlanma konusunda Türkiye, 178 ülke arasında 14. sırada yer almakta imiş. Araştırmalar ,ortalama her üç evden birinde silah ve ülke çapında 12 milyon civarında kayıtsız silah olduğunu işaret ediyormuş.

Özellikle kadına şiddet konusunda çok olumsuz bir sicili olduğu bilinen ülkemizde bireysel silahlanmanın bu seviyelerde olması endişe vericidir.

Sosyolojik analizler ve anketler doğrultusunda görülmüştür ki insanların silahlanma ihtiyacını-dürtüsünü-hevesini besleyen nedenlerin başında devletin resmi güvenlik güçlerine yeterince güvenmemek, bireysel özgüven eksikliği, güç gösterisi budalalığı, kan davaları ve töre çatışmaları, mal varlığını ve maddi serveti korumak iç güdüsü, sözde eğlence ve kutlama ritüelleri gelmektedir. Bireylerin her ne sebeple olursa olsun bireysel silahlanma yoluna gitmeleri , toplumsal dramatik sonuçlar doğurmaktadır. Örnek vermek gerekirse; terör ve anarşi, çeteleşme, intiharlar ve kazalar, kaçakçılık, soygunlar, karaborsa, sınıflar arası dengesizlik, özel güvenlik sektörünün büyümesinden bahsedilebilir.

Günümüz dünyasında bireysel silahlanma bir uygarlık meselesi olup Uluslar arası -küresel askeri silahlanmadan daha kötü sonuçlar doğuran gerçek manada bir kült haline dönüşmüştür. Bu gün için dünyada yaklaşık 875 milyon civarında ateşli silah bulunduğu ve bunların %75 kadarının sivillerin elinde olduğu tahmin edilmektedir. Mevcut Ateşli Silahlar Yasamız ne yazıktır ki ülkemizde bireysel silahlanmanın önüne geçememektedir. Türkiye'de yılda yaklaşık 4 bin kişi ateşli silahlarla işlenen cinayetler sonucunda hayatını kaybediyor, 13 binden fazla insan da yaralanıyormuş.

Netice olarak değerli okurlar, bireysel silahlanmanın nedenleri ekonomi-psikoloji-kriminoloji ve sosyoloji gibi disiplinlerde yapılan bilimsel araştırmalarla tespit edilebilir ama tamamen önlenebilmesi pek kolay görülmemektedir. Şiddetin , kısmen insanın genetik kodlarında var olduğuna ama başkalarına zarar vermeyecek şekilde kontrol altında tutulabilmesinin ancak doğru eğitimle, evrensel hukuku egemen kılan bir anlayışla ve hepsinden öte insanları ön yargısız ve koşulsuz bir şekilde sevebilmekle mümkün olabileceğine inanıyorum. Gerçek manada barış toplumu olabilmemiz için yüreklerimizdeki kin-kıskançlık-nefret-intikam hırsı gibi hastalıklı duyguları boşaltıp yerlerine yalnızca insan sevgisi yüklemek zorundayız.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist
19.12.2012