Şimdi siyasi rekabet değil milli mütabakat zamanıdır

Değerli Düşünür Dostlarım,
Seçim sonrasında ortaya çıkan siyasi konjonktür doğrultusunda koalisyon formülleri ve olasılıkları halen ülke gündeminin tam merkezindeki yerini muhafaza etmektedir. Malumlarınız olduğu üzere yarın TBMM de yemin töreni yapılacak ve seçilmiş Millet Vekilleri and içecekler.

TBMM si en yaşlı üye olan CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal başkanlığında toplanacak ve Genel Kurul'da milletvekilleri, seçim çevresi, soyadı ve adlarının alfabe sırasına göre ant içecekler.

Yemin töreninin ardından, TBMM'nin 26. Başkanı'nın seçimi için takvim de işlemeye başlayacak. Meclis'in toplandığı ilk birleşimde,  TBMM Başkanlığı için adaylık başvuruları alınacak. MV lerinin yemin töreninden sonra, ilk 5 gün içindeTBMM Başkanı ve Başkanlık Divanı için adaylık başvuruları yapılacak, ikinci 5 günlük sürede de seçimler gerçekleştirilecek.

Buna göre, 27 ya da 28 Haziran günleri başvurular sona erecek. Bu tarihten itibaren 5 gün içinde de TBMM Başkanlığı seçimleri yapılacak.

Öngörülen beş günlük sürenin birinci günü, adaylık süresinin bittiği günden sonraki ilk gün. Ancak ilk gün seçime başlanması gerektiğine dair bir hüküm yok. TBMM Başkanlığı seçimi, 5 gün içerisinde bitirilmesi şartıyla herhangi bir gün yapılabilecek. Buna göre, Meclis Başkanı, 29 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasında seçilecek.

Meclis Başkanlığı seçimi gizli oyla yapılacak. İlk iki oylamada üye tam sayısının üçte iki (367), üçüncü oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu (276) aranacak. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oyu alan 2 aday için dördüncü oylama yapılacak. Dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, başkan seçilecek.

Buna göre, 25. Dönem'de Parlamento'da temsil edilecek dört partiden; AK Parti, CHP, MHP ve HDP'den hiç biri 276 milletvekiline sahip olmadığı için TBMM Başkanı uzlaşmayla seçilecek. İlk turda siyasi partilerin kendi adaylarına oy vereceği varsayıldığında, Meclis Başkanı'nın üçüncü ya da dördüncü turda seçilmesi bekleniyor.

TBMM Başkanı'nın seçildiği gün Genel Kurul'da, Cumhurbaşkanlığının, Bakanlar Kurulunun istifasının kabul edildiğine ve yeni Hükümet kuruluncaya kadar göreve devamına ilişkin tezkeresi ile Cumhurbaşkanlığının Bakanlar Kurulu'nun yeniden kurulması için görevlendirmesine ilişkin tezkeresi okunacak.

Sevgili okurlar,
CB Erdoğan'ın, TBMM başkanlık seçimi sonrasında yeni hükümeti kurma görevini geleneklere göre en fazla MV çıkaran siyasi partinin yani AKP nin genel başkanına vermesi beklenmektedir.

Başbakan ve AKP Genel Başkanı Davutoğlu, görevi aldıktan sonra diğer üç siyasi partinin genel başkanlarından randevu isteyerek ayrı ayrı görüşeceğini ifade etmiştir. Demokratik olgunluk ve politik nezaket ziyaretleri kapsamında geçeceği tahmin edilen bu görüşmelerden bir koalisyon kurmak için uzlaşı çıkar mı ? kesin olarak bilinmez ancak görünen odur ki, siyasi rekabet içindeki partiler arasında , zamanında öylesine gemiler yakılmış, köprüler yıkılmıştır ki şimdi çark etmek hepsine çok zor gelmektedir. Ayrıca her siyasi parti kendi vizyonu, paradigmaları ve stratejik planları muvacehesinde kendi kırmızı çizgilerini yaratmış durumdadır. Kimse bir diğerinin kırmızı çizgilerini içine sindiremektedir.

Koalisyon için her siyasi parti potansiyel ortaklarına kendi şartlarını dayatmaya çalışmaktadır. Kısacası kendi bireysel ve kurumsal bekalarını, prestijlerini dolayısı ile gelecek seçimlerdeki oy beklentilerini ulusal çıkarlarımızın önünde tutmaktadırlar.

Seçmenin tercihlerini , tabiri caizse siyasetçilere verdiği görev talimatını gerçek anlamda yalın bir şekilde değerlendirmek istemeyen siyasi parti liderleri ve kurmay kadroları işin gereğini yapmak yerine artık bıkkınlık veren basmakalıp argümanları ile ülkenin önünü tıkamak için adeta yarış halindedirler.

CHP lideri Kılıçtaroğlu, toplam oyların % 60 kadarını alan CHP-MHP-HDP üçlüsünün bir şekilde koalisyon kurup AKP nin olmadığı bir Hükümet kurmak için insiyatif almıştır. MHP ile HDP arasındaki köklü ve kronik uyuşmazlık, farklılık, çıkar çatışması bu girişimin gerçekleşmesini adeta imkansız kılmaktadır. Zira bu iki parti birbirine taban tabana zıt iki ayrı politika ile varlıklarını sürdürebileceklerine inanmaktadırlar.

Kılıçtaroğlu'nun Devlet Bahçeli leyhine Başbakanlık makamından feragat edeceğini belirtmesi dahi işe yaramamış, tam tersine MHP kulislerinde infial yaratmıştır. Devlet Bey, bu öneriyi kendi anlayışı ile refuze etmiş ve aynen şu ifadeyi kullanmıştır.

"Vehimli ve telaşlı bir ruh haliyle mezun olmadıkları koltuk ikramına meyledenler, sanıyorum hırslarına yenilenler, ilkeleri çoraklaşanlardır."

Bizim değerlendirmemize göre bu ifade son derece talihsiz ve milli menfaatlerimize zarar verici mahiyettedir. Ayrıca geleneksel nezaket kuralları ile de hiç bağdaşmamaktadır.

Erken seçim bu aşamada kesinlikle çözüm değildir. Gerek siyasi, ekonomik ve gerekse sosyolojik anlamda çok ağır travmaları beraberinde getirmesi çok muhtemeldir.

Hal böyle iken, sözde değil özde taşın altına el sokmak, tüm riskleri göğüsleyerek bir an evvel yeni hükümetin kurulması için sorumluluk almak, ana muhalefette kalıp salt eleştirmek yerine eleştirilmeyi de göze alarak hükümet ortağı olmak kaçınılmazdır.

Sevgili siyasetçilerimiz bunun için şu andan itibaren siyasi rekabeti bırakıp milli mutabakat doğrultusunda dört partili yeni dönemi içinize sindirmek zorundasınız. Birbirinizi sevmeniz veya sevmemeniz milleti ilgilendirmiyor.
Ortak paydanız Türkiye'nin demokratik, aydınlık, özgür ve müreffeh bir iklime kavuşması ihtiyacıdır. Bu ihtiyaç doğrultusunda birleşmek, hükümet etmek boynunuzun borcudur. Aksi takdirde erken seçim diye ısrar eder ülkeyi kaos ortamına sokarsanız çoğunuz bundan böyle anılarınızı yazmaktan öte ülke siyasetine müdahil olamayabilirsiniz.

Korkmayın milli mutabakat hükümetinde görev alırsanız bu millet sizi dönek, sahtekar, yalancı, korkak diye suçlamaz.  Bir daha sana oy verirsem elim kırılsın da demez.  Milli irade bu şekilde tecelli etti, benim partim de her türlü kompleksten arınmış olarak halkın verdiği görevi yerine getirdi der.
Zaman bireysel ve kurumsal çıkar hesap zamanı değil milli mutabakat zamanıdır. Siz beceremezseniz bu asil millet becerebilecek olanlarla sizi ikame edecektir.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist