Tecavüz

Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütününe töre diyoruz.

Maalesef ki töreler bizim memleketimizde kadınların üzerinde uygulanıyor. Erkeklerle konuştuğu için kızını canlı canlı gömen baba ve dededen bahsetmiştik. Kızcağız muhtemelen ne uğruna öldüğünü bile anlayamadı. Baba ve dedeninse hala haklı olduklarını düşündüklerine eminim. Aynı töre genel eve giden oğlan çocukları ve komşunun kızına tecavüz eden babalar, dedeler ve amcalar için geçerli değil. Çünkü bizim toplumuzdaki namus ve ahlak anlayışı sadece kadınları kapsıyor. Namus lafı sadece kadınlara özgü bir kavram.

Erkek tecavüz eder, sırnaşır, geneleve gider, üç-dört kadın alır, otuz tane çocuk yapar. Hiç sorun değil! Erkek ya! Hem de ne erkek! Karısını cama çıktı diye döver, kızını biriyle konuştu diye gömer ama kendisi her haltı yer! Öyle bir erkek işte! Evlere şenlik…

Eğitimsiz, namussuz, karaktersiz bu “erkek!” güruhu, kendini bir nevi ağa ilan eder. Evindekini hapis eder, dışarıdakini taciz! En kültürlüsü bile beceremez bir kadının arkasından hanım diye bahsetmeyi. “Karı” der. Çünkü saygısızdır, çünkü annesine bile saygısı yoktur, çünkü kendi yaptıklarının annesine, bacısına yapıldığı takdir de nasıl incineceğini ve nasıl mahvolacağını düşünemez. Çünkü Allah doğuştan ona bir erkeklik yetisi verdi diye, insan olmayı unutur. Sadece erkektir o. Kendisi her şeyi yapabilir, her şeye hakkı vardır ama karısı, kızı namusudur. Gerekirse döver, gerekirse öldürür. Kendi namussuzluğunu görmez!

Böyle konuşuyorum diye beni feminist olmakla itham ediyorlar genelde. Ben feminist değilim. Ben milliyetçiyim arkadaşlar. Daha önce de belirttiğim gibi Türk olmakla gurur duyan biriyim ben. Fakat; saygısız, eğitimsiz, cahil, hayvandan farklı olmayan bu kalabalık insan güruhunu görünce utanıyorum Türklüğümden. Daha çok kısa bir zaman önce dünyayı dolaşan Italyan ressam ve barış elçisi Pippa Bacca’ya bizim sınırlarımız içinde tecavüz edilip öldürülmedi mi? O kadar ülke dolaşan bu kadına bizim topraklarımızda, bu sonun yaşatılması beni ölene kadar utandıracak…

Şimdi de Siirt davası çıktı başımıza. İlköğretim de okuyan 7 kız çocuğuna, bütün Siirt tecavüz etmiş. Aralarında bakkal, çakkal, müdür yardımcısı, şeyh, polis, asker, esnaf ve daha 100 kişi daha mevcut ve bu adamlardan biride durup “Hop kardeşim! Ne yapıyorsunuz, onlara daha çocuk!” dememiş. Sen yaptın mı? Ben de yapacağım diye sıraya girmişler ahlaksızlar. Kiminin babası, kiminin kardeşi, kiminin abisi, kiminin dedesi bu adamlar! Allah muhafaza, cehalet işte böyle bir şey. Olay iki sene devam ediyor ve iki sene sonra ortaya çıkıyor. Yedi kızın namusuna ne mi oldu? Onlar daha çocuk, hiçbir şey olmadı! Ama bunu yapan adamlar namussuz oldu, ahlaksız oldu, şerefsiz oldu!

Şimdi ne olacak dersiniz? Çok medeniyiz ya! İdam edemiyoruz bu adamları biz. Ne de olsa Avrupa birliği tasması hala boynumuzda. Onların istediği gibi olacağız diye kılıktan kılığa girdik senelerdir. Şimdi de kapılarında havlamaya devam ettiğimiz için yeterli ceza veremeyiz bu adamlara. Ne o? Yüz kişiyi mi asacaktın diyebilirsiniz sevgili okurum. Ama bir de şöyle düşünün;

“Ya o kızlardan biri sizin çocuğunuz olsaydı?”

Eminim en ağır şekilde cezalandırılmasını isterdiniz. Şimdi de böyle düşünmeliyiz diye düşünüyorum. İlla kendi başımıza gelmesine gerek yok. Bu suçun cezası idam olsa, kaç kişi tecavüze yeltenebilir sizce?

İşte doğuda bir adam! Ve kadınlara bakış açısı:

İki evli bir köylü vatandaşa soruyor televizyon gezgincisi:

-Niye iki evlendin amca?

Cevap tahmin edileceği gibi;

-İki evlenmesem bu çifte, bu çubuğa kim gidecek,zerzevatı kim sulayacak,inekleri kim sağacak!!!

Bir anne aynı gezgin televizyoncuya;

-İki kızımız vardı,sattık onları,diyor.SATTIK!!! ANNE!!! İçselleşmiş bir dram….

Ağır işçi,ırgat,maraba kadın ne dersen de…Tarlada,ahırda,evde mutfakta,gece,gündüz hep o vardır,uyanıktır,ayaktadır,hizmettedir.

İşte kadına böyle değerlerin yakıştırıldığı bir toplumda, yedi kıza cümbür cemaat tecavüz edilir ve kimse dur demez. Kızların hayatları mahvolur, adamlar en fazla altı ay yatar çıkar. Bilemedin iki sene yatarlar ama evdeki çaresiz karıları da döndüklerinde, koyunlarına alır yine bu ciğeri beş para etmez adamları. Televizyonda, gazete de iki sefer haberi çıkar, unutulur böyle davalar.

Olan yine kızlara olur, kadınlara olur…
Vicdansızlara hiçbir şey olmaz.

Mevlana’nın çok sevdiğim bir sözüyle son vermek istiyorum yazıma izninizle;

Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları. (Mevlana...)

Sevgi ve vicdanla kalın…