Türkiye'nin caydırıcı gücü ve milli savunmada abdestin önemi

Değerli Düşünür Dostlarım,

Allah devletimize , hükümetimize zeval vermesin. Kilis Işid tarafından roket yağmuruna tutulurken Kilis Valisi Sayın Tapsız vakur, soğukkanlı ve bilimsel açıklaması ile "Rokettir düşer, normaldir, yer çekimi var" diyerek yüreklerimize su serpmiştir. Vali Beyimiz roketlere karşı ancak anonslarla önlem alınabildiğini, kendisinin Süperman olup bunları engelleyemeyeceğini belirtmiştir. Hatta roketlerden yaralanan vatandaşları ziyaret ettiği sırada 

" Her zaman bizim üzerimize de gelebilir. Abdestsiz dışarıya çıkmıyoruz." demiştir. Zatıalilerinin abdestlerinden şüphemiz zinhar yoktur ama bu ifadesi ile Kilis şehitlerimizin yakınlarını incitmiş olabileceğini hiç düşündü mü acaba ?

Düşen roketlerden yöre halkının tedirgin olduğu bilgilerini aktaran Tapsız, konunun bir Milli Güvenlik meselesi olduğunu, kendisini ve ailesinin de can güvenliği bulunmadığını, kendisinin bölgede yürütülen hükümet politikalarını uygulamakla yükümlü olduğunu ifade etmiş, Genel Kurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a da aynı bilgileri aktardığını dile getirmiştir. 

Sevgili Okurlar,

 Aile ve sosyal politikalar Bakanımız hani şu bir defadan bir şeycik olmaz diyen "bayan" Bakanımız yok mu ? Sayın Sema Ramazanoğlu da Kilis'e giderek açıklama yapmış ve roket taarruzlarına karşı Kilis halkına terapi desteği verileceğini bildirmiş. 

Hamdolsun ,daha ne olsun ? 

Öte yandan Işid sınırımıza bir kaç yüz metre mesafeden bizi ateş altına alırken bir adet Fırtına tipi obüs topumuzu da imha etmiş.. Biz de hemen diğer Fırtına toplarımızla misli ile mukabele etmişiz.

 

Açık kaynaklarda yer alan haberlere göre ; Savaş Uçaklarımız Rus SAM ( Satıhtan havaya atılan ) füzeleri korkusu ile ve Putin'in intikam hırsından çekinerek Suriye hava sahasına giremiyormuş. 

Sınır ötesi Kara harekatı çok riskli olduğu için uygun olmazmış. 

ABD den insansız hava araçları vasıtaları ile keşif, istihbarat ve taktik taarruzlar için yardım talep etmişiz.

 

"Derinliğine savunma konsepti"  diye bir şey vardı bir zamanlar .. Tehditin mümkün olan en uzak mesafeden itibaren, Vatan topraklarımıza - kalpgahımıza yaklaşamadan yerinde, kaynağında aranıp bulunarak imha edilmesi gibi bir şeydi galiba hafızamda kaldığı kadar..Demek ki artık modası geçmiş bu konseptin..

Oysaki yıllarca Nato'nun ikinci en büyük ve caydırıcı ordusuna sahip olmakla övündük ve gurur duyduk. 

Şükürler olsun ki "Angajman Kurallarımız "var. Ya olmasaydı ne yapardık ?bilmiyorum !

Ne diyelim Gazamız olmasa da Angajman Kurallarımız mübarek olsun.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist