Üvey gösterge

Ekonomiyle ilgili haberlerin zaman zaman hepimizi endişelendirdiği malum. Petrol fiyatları, global problemler, döviz kurları vb gibi haberler yaşantımızın bir parçası. Enflasyon geri mi geliyor ? Global kriz mi var ? gibi soruları sormadan gün geçmiyor. Bu analizimde iktisadi konuları takip edenleri rahatlatıcı, gözlerden uzak kalan bir göstergeden söz edeceğim. Bir kilo kahveden ucuz, bir kilo kıymadan ehven ama yatırım aracı olarak altını bile sollayan bir metal; Bakır !!!. Son yıllarda bakırın dünya borsalarında tırmanışı inanılmaz. Bakırın Önlenemeyen Yükselişi : Altının onsu son yirmi yılın en yüksek mertebesine ulaştı ve onsu 500 dolara dayandı. Altın uluslararası yatırımcının ve köylü kitlelerinin ‘müsekkin’ yatırım aracıdır. ‘Ters’ ekonomik göstergedir. İnsanlar enflasyondan korktukları zaman, istikrarsızlıktan yakındıkları zaman, paralarını altına park ederler. Altın endişeli ve vesveseli yatırımcıyı sakinleştirici ilaçtır. Metallerin kaprisli divası altındır. Bakır ise tam tersine sanki metallerin ‘mavi yakalı’ üyesidir. Hergün temizliğe, çamaşıra, atölyeye giden sade vatandaş gibidir bakır. Büyüyen ve gelişen ekonomilerde bakır fiyatları uygun adım ilerler. Bakır demir ve aluminyumdan sonra dünyada en çok kullanılan madendir. Ve fiyatı ons başına sadece 12 senttir. Özelliği Çok : Bakır bol ve ucuz bir metaldir, bir çok faydalı özlelliği vardır. Paslanmaya dayanıklıdır, ısıya ve akıma iletkendir. Sanayinin damarları bakırdandır. Su, elektrik ve klima tesisatlarında bakır vazgeçilmez metaldir. İnşaat sektöründeki patlama bakırı uçurur. ABD’de ki inşaat sektörü ve Çin’de başlayan patlama bakır fiyatlarını kanatlandırmıştır. Bakır üretiminin yaklaşık yüzde 20 si elektrik ve elektronik ürünlerde kullanılır. Çinli ve Hintli tüketiciler elektronik araçlara taleplerini arttırdıkça bakırın yüksekten uçmaması için hiç bir neden yok. Ayrıca her otomobilde 22 kilo bakır olduğunu düsünürsek Çinli ve Hintlilerin otomobil talebinin bakıra yaratacağı ek talebi siz düşünün. Üretim Tam Gaz : Bakırın dünya üretimi ve tüketimi hızla artmakta. 2000 senesinden 2004 senesine kadar dünya bakır üretimi yüzde 20 artmış durumda. Bu gelişme dünya üretiminin 3 te 1’ni elinde tutan Şili’ye yaramış gözükmekte. Dünya üretimi açısından ek talebi be dek kapasite arttırımı ile karşılayan üreticiler kapasitenin sınırına dayanmış gözükmekteler. Fiyatlar Başını Kaldırdı : Üretim limitine yaklaşan arz, artarak devam eden dünya talebi karşısında yetersiz kalınca bakır fiyatları ısınmaya başladı. Son 12 ay içinde bakır fiyatları ikiye katlandı. Bu artışta spekülatif tüccarların da bir nebze rolü var ancak bakırda spekülasyon geçmişte görülen internet hisselerindeki spekülasyondan farklı. Daha doğrusu bakırda spekülasyon sınırlı ve bakır fiyatları ekonominin ‘reel’ kısmından gelen taleple tırmanmakta. Bakırın bol, ucuz ve ağır bir metal olması ‘istif = hoarding’ olasılığını ortadan kaldırmakta. Altın ve platin gibi spekülatorlerin yarattığı sun’i manuplasyonlara uygun bir yatırım aracı değil. Bu nedenle bakır istif edilip ‘depolanmıyor’ ihtiyaç oldukça alınıp kullanılıyor. Şayet ani dalgalanmalara yol açan arz-talep dar boğazları gündeme gelirse, bakır üreticileri üretimin doğası icabı ellerinde büyük miktarda bulunan bakırı hemen piyasaya boşaltıyorlar. Fiyatlarda meydana gelen dalgalanmalar çabucak duruluyor. Kısacası ‘galiptir bu yolda mağlup’ misali, dünya kullanımında üçüncülükte kalıp bronz madalya alan bakır, ‘reel’ ekonominin gerçek göstergesi olarak birinciliği almakta. Global ekonominin geleceği açısından bakırın değer kazanması yüreklere su serpmekte.