Yorgun Ülkenin Umutlu İnsanları

Değerli düşünür dostlarım,

2012 yılının son günlerini yaşadığımız şu sıralar toplumda yaygın ve müşterek bir  yorgunluk  hali dikkat çekmektedir. Gönül  ve  zihin yorgunluğu nedeniyle sosyal  enerjimiz tükenmeye yüz tutmuş, insanlarımız gelecek için umut beslemekten adeta korkar-utanır hale gelmişlerdir. Umut, insanları hayata bağlayan, yaşama  sevinçlerini  besleyen en kıymetli  manevi kaynaktır. Ülkeyi  yöneten’ lerin, tacirliğini yapmadan bu asil millete daha özgür ve daha refah bir yaşam için en azından umut vermek gibi bir sorumlukları- misyonları vardır. Salt iç siyasi hesaplarla sonu gelmeyen kısır çekişmeler, suni  gündemler, TBMM çatısı altında görev yapan paydaşların birbirlerine karşı diplomatik nezaket sınırlarını aşan- hakarete varan eleştirileri-şiddet içerikli yaklaşımları, kurumlar arasındaki nüfuz mücadelesi-örtülü bilek güreşi, ulusal yargı sistemi ve hukukun egemenliği  konularındaki güven erozyonu, gelir dağılımındaki olağanüstü dengesiz  durum ;  zaten  elverişsiz ekonomik koşullar altında var olma mücadelesi  veren , hoşgörü ve tahammüllerini yitirme eşiğinde hayatlarını sürdüren  insanların birlikte yaşama azim ve iradelerini zayıflatmakta, kutuplaşmaları  ve  duygusal  kopuşları,  birbirinden uzaklaşma temayülünü güçlendirmektedir.  Etnisite-inanç ve kültür tabanlı farklılıklar sözde zenginlik olarak kabul edilse de ne yazıktır ki gerçek anlamda iç barış sağlanamadığı için öz’de  ayrıştırıcı ve kamplaştırıcı etki yaratır olmuştur.

Sevgili Okurlar, bu  yorgun  ülkenin  ivedilikle normalleşmesine  ve sosyal  antropolojik niteliği itibarı ile genel olarak  iyi niyetli-sıcak kalpli-kolay mutlu olabilen-aza  kanaat etmeye hazır milletin de yeniden umutlarının yeşertilmesine ihtiyaç vardır. Bunu başarabilmenin yolu ise bir an evvel toplumumuzun sosyal katmanları ve sınıfları arasındaki çatışmalardan çıkabilmek, kin ve intikam tutkularından kurtulup uzlaşma kültürümüzü ve sorun  çözme  becerilerimizi  geliştirebilmekten  geçer inancındayım.

-Kahraman  ordusunun  Başkomutanını  ve çok sayıda üst  rütbeli personelini, bilim adamlarını, gazetecilerini, seçilmiş millet vekillerini suçları henüz/halen sabit görülmediği halde terörist yakıştırması ile yıllardır tutuklu olarak yargılayan,

- Üç milyondan fazla açlık sınırının altında vatandaşı olan,

-Nüfusunun  % 47 si hayatında hiç gazete okumayan,

-Dünya mutluluk sıralamasında 148 ülke arasında 132.sırada yer alan,

-Araç sayısı bakımından 15.sırada olmasına rağmen trafik kazaları bakımından dünya ikincisi olan,

-Üyelerinin aralarında görmek istemediği  aşikar bir batı kulübüne girebilmek  adına yarım asırdır sabırla bekleyen ve bundan  hiç  gocunmayan  bir ülkenin ;  çağdaş medeniyet  seviyesine erişmek isteyen - gelişmiş bir ülke imajından  ve bu ülkede yaşayanların  evrensel  insan haklarına, hukukun üstünlüğüne- demokrasiye- cumhuriyetin faziletlerine-değerlerine dönük bir vizyonu olduğundan bahsetmek  pek kolay  değildir.

Değerli düşünürler, her şeye rağmen umutlu olmak hakkımızı saklı tutalım.

Malum umut fakirin ekmeğidir.

2013 yılının ülkemize daha huzurlu ve müreffeh koşullar  getirmesini  dilerim.

Saygılarımla
Serdar DURAT
Stratejist
26.12.2012