Cem Özer'le çok özel bir röportaj !

Cem Özer: "Ben Oyuncuyum Adet Kanı’nı da Oynarım, Pir Sultan Abdal’ı da"

Cem Özer'le çok özel bir röportaj !
A+ A-

HABER3.com / Ebru Eğinlioğlu Özel Röportaj - İlk Özel Televizyonların; ilk Talk Show Sunucusu, Oyuncu Cem Özer ile olgunluk dönemimde, kendi deyimiyle; klasik olmuşken, dünü, bu günü ve yarını konuştuk.

Benim karşımda, popüler kimliğinden sıyrılmış, şöhreti sonuna kadar yaşamış, şimdi sadece kendi için yaşamak isteyen bir adam vardı. Sorularıma içtenlikle ve lafı dolandırmadan, net cevaplar verdi. Hakkında söylenmiş iftiralardan, özel hayatına varana kadar birçok şey anlattı. O zaman buyurun röportajın tamamını okumaya….

Sosyal medya ve internet yaşantımızda artık çok önemli bir yer tutuyor. Hepimiz bir şekilde bu yeni durumdan payımızı alıyoruz. Sizin de Twitter’ da takipçileriniz var, Ekşi Sözlük’ te hakkınızda bir sürü eleştiriler var. Cem Özer popülaritesini yitirdi diye ya da bir sürü hakaret vs kızmıyor musunuz?

Doğrudur popülarite bir süreçtir, yaşayan varlıklarız, herkes için geçerli, yaşlanmak diye bir kavram var. Tabii ki alttan gençler gelecek ve o popülarite artık ‘klasik’ haline gelecek. Cem Yılmaz’ ın bile artık, popülerden klasiğe geçmesine birkaç yıl kaldı. Şimdi alttan gençler geliyor Eser falan var mesela BKM Oyuncularından.

1-426.jpg

Yani yaşlanmaya bağlıyorsunuz bu işleri?

Yaş değil de sürece bağlı diyelim, gençlik ve onun espri anlayışı değiştikçe, kişiler de beraber değişiyor. Üniversite gençliğinin projektörleri artık Cem Yılmaz’ dan Eser Yenenler’ e doğru kaydı. Biz seyircimizle birlikte yaşlanıyoruz, onların eğlence anlayışı artık değişiyor, evlerine kapanıyor, daha seçici oluyorlar. Ama ben bunlara kafayı takan birisi değilim. Bu ülkede pek çok şeyi en güzel şekli ile yaşadım. Lise yıllarımda geleceğim noktayı hayal bile edemezdim.

Peki ilk çıkışınız nasıl oldu?

Bunu defalarca anlattım ama bir daha anlatayım

Genç nesillere şimdi anlatalım, çocuklara

Öyle ünlü olmak gibi bir hayalim yoktu, şimdiki gençlerde bu var, bir yerde ders veriyorum, çocuk geliyor; Hocam bizim ne zaman zamanımız gelecek diye soruyorlar. Hedefin bu mu yani; Televizyona çıkıp şöhret olmak!

Ama mesela Meryem Uzerli de öyle pat diye şöhret olmadı mı? Bakın şimdi nasıl beğenilen bir oyuncu oldu?

Peki sonra?

Sonrasını gördük geçenlerde.

Yani hayat bir maratondur, sonrasına bakmak lazım.

2-251.jpg

Peki soruyu kaçırmayalım ilk nasıl şöhret olma yolunda adım attınız?

Benim öyle ünlü olma derdim yoktu. Oyuncu olmak istiyordum, kabareler yapıyordum, stand_up lar filan. Sonra TRT den teklifler gelmeye başladı. O zamanlar Yeşil Kabare, Elma Kabare falan vardı. Sonra Maçka Kabare’ yi yaparken, o dönem STAR TV’ nin ortağı Ahmet Özal beni izliyor ve davet ediyor televizyona ben sit.com istiyorum, onlar Talk Show diyor. 3 ay kadar cebelleştim, sonra başlıyorsun dediler öyle başladık. Aklımda olmayan bir şeydi.

Peki Jay Leno benzerliği olmuş mu idi. Böyle Muzaffer isimli birisi vardı yanınızda, konsept olarak, taklit ettiğiniz söylenmişti?

Ben o zaman hiç izlemedim Jay Leno’ yu. O zamanlar ben Orhan Boran, Mahmut Baler’ leri izlemiştim. Fakat ben bir şey yaptım, olduğum gibi davrandım, zaten hayatın içinde rol yapacağım alanlarım vardı. Şovda göründüğüm gibi oldum, rol yapmadım, içim dışım birdi. O zamanlar öyle değildi, ekrana çıkanların bir tiplemesi vardı. Konuğa; Sokakta gördüğünüz gibi Naber lan Rıfkı diyemezdiniz.

Yani formal spiker, sunucu tarzının dışına çıkış televizyon ekranında belki de sizle başladı?

Evet ben bir sunucu değil, bir insandım orada. Konuklarım da oldukları gibi doğaldı, insanların evlerine, oturma odalarına konuk oldum.

3-162.jpgBir konuğunuz vardı, ekranda göğüslerini açmıştı.

Nara Benek şair. Doğaçlama olmuştu, programlı değildi mesela o olay.

Yine olsa yine yapar mısınız öyle bir şey, yoksa pişman mısınız?

Yok yaparım ama şimdi televizyonlarda öyle bir şey yapamazsınız, yaptırmazlar. Ne kadar geriye gittiğimizin bir göstergesi. Dünya televizyon tarihinde de tektir o olay. Amerika’ da haberlere de çıkmıştı o olay.

Programımda bir şair göğüslerini açtı diye gençler kötü yola düşmedi!

Ama çok mu gerekli idi yani?

Hayır gerekli değil idi tabii. Planlanmış değildi.

Rtük ceza kesmedi mi?

O zamanlar Rtük yoktu. Dolayısı ile de öyle bir olay oldu diye de kimse sokaklara çıkıp fahişe olmadı. Yasak mantığı için söylüyorum.

Gençlere kötü örnek olmadı diyorsunuz?

E tabii ertesi gün kimse sokaklara çıkıp göğüslerini filan açmadı. Rtük’ ün mantığını bu açıdan sakat buluyorum işte. Yasaklar her zaman, yasaklanan şeyi daha cazip kılar. Şimdi sigarayı mozaikliyorlar biz bilmiyor muyuz, onun sigara olduğunu. Çok Şark’ lı ve aciz bir uygulama. Biz hep örtmenin ve yasaklamanın peşindeyiz.

Sonra niye bıraktınız Talk Show’ u mesela Larry King hala devam ediyor?

Ben sinema yapmak istedim, oyunculuğu seviyorum. Bir süre sonra konuklar  tükeniyor şov programlarında, albüm tanıtımına dönüyor, kısır döngü gibi.

Ama Okan falan devam etti çok uzun süreler?

Evet doğru ama Okan 15 kişi ile çevirebiliyor ancak.

Yine teklif geliyor mu Talk Show adına?

Gelmiyor.

Neden acaba değişen zihniyetin bir sonucu mu?

Bilmiyorum, pek umurumda da değil doğrusu, bunu oturup keder yapmıyorum.

Siz proje götürüyor musunuz?

Hayır benim işim televizyonlara proje üretmek değil. Benden bu saatten sonra ne olur dersek. Bilemiyorum o yapımcıların sorunu. Ben bundan sonra sinema da yürümek istiyorum.

Yurt dışında kırmızı halıyı mesela çok iyi sunucular sunuyor, size böyle çok özel organizasyonlar da sunuculuk teklifleri geldi mi?

Gelmedi, gelse bakarım, kalitesine bakarım, birebir sohbet programı da olabilir.

Tercih var mı peki şu kanal bana uymaz, dünya görüşü bana olmaz dediğiniz?

Benim yok ama onların benle olabilir, ben eleştiriye açık bir insanım, kızmam yeter ki belden aşağı vuruş olmasın. Az önce Twitter’ dan bahsettik, öyle eski eşim falan karıştığı zaman, Yok karını tutsaydın sende türü abuk sabuk yorumlar oldu mu  engelliyorum, onun dışında herkes beni beğenmek zorunda değil, istediğini düşünür.

4-126.jpg

Yıllar Önce Yapılan Tecavüz İddiaları Tamamen Asılsız!

Eleştiri deyince o zaman Ekşi Sözlük’ te bahsedilen sizin ağzınızdan bana iş vermiyorlar çünkü, falanca gazetecinin kızına tecavüz ettiğim iddiası yüzünden diye konuşmalarınız var. Bu konunun aslı astarı nedir?

O çok eski bir iddia yani doğru olsaydı bu güne kadar ortaya çıkardı. İftirayı atan kişiler susup oturuyor. İftira edilen kişi yani ben çıkın ortaya hesaplaşalım diyorum. Kimse yok ortada. Bakın benim kızım var Allah korusun, biri ona tecavüz edecek, ben fıs fıs dedikodu gibi konuşacağım olur mu böyle şey. İşte bu iddiaları atan aile ortada, o zavallı kızcağızın hali ortada, nasıl parçalandıkları ortada.

Bu iddia tamamen mi  asılsız? Yoksa sizin bu genç kızla bir flörtünüz oldu da sonra mı böyle tatsız dedikodular çıktı?

Hayır tamamen asılsız bir olay. Aslı astarı yok. Bu tamamen o anne babanın kendileri ve kızları ile ilgili problemi başka bir tarafa yansıtmak için yaptıkları ve sonra geri adım atamadıkları bir durum.

Peki niye kanuni yollara başvurmadınız, bu çok önemli bir iddia doğru değilse niye aksini ispat etmediniz?

Ortaya çıkmıyorlar ki.

Siz biliyorsunuz kim olduklarını?

Biliyorum ama ya biz değiliz derlerse…Onların dava açması gerekir ki, ben de kendimi aklayayım. Artık bu saatten sonra kimsenin böyle saçma sapan iddialara inanacağını sanmıyorum dedikodu olarak geçti gitti. O dönem ben çok çaba sarf ettim, kanıtlayın dedim, gelin hangi mecrada istiyorsanız konuşalım dedim. Savaş Ay şahit, Reha Muhtar biliyor. Benim elimde böyle bir şeyin olmadığına dair kanıtlar var. Babası gelecek ben ona diyeceğim ki; sen bunları bile bile yıllarca maaş alarak nasıl benim yanımda çalıştın? Diyeceğim.

Peki ne elde ettiler bu iftiradan?

İşte hedef şaşırtmak, sonra böyle bir şey ortaya çıkınca pardon biz yanlış yaptık demeyip, arkasına sığınmak. Zaten yıllardır sesleri solukları çıktığı yok. Kendi çocuk yetiştirme konusundaki yanlışlarını, başkalarına yansıtmaları. O kadar savrulmuş bir çocuk ki, böyle anne babanın dikkatini çekmek için böyle yalanlar uydurabilmiş bir çocuk.

Bence bu konuyu böyle net anlatmanız iyi oldu, çünkü insanların aklında doğru ya da yanlıştır ben bilmem böyle iddialar olunca, kötü şeyler akılda kalıyor. En azından kendinizce açıklamış oldunuz.

Vallahi bakın benim için tecavüz iddiası kadar saçma bir şey olamaz. Tecavüz denildi mi içim kalkar nefret ederim. İkincisi birisi ile o istemeden cinsel ilişki kurmaktan nefret ederim. İstenilmeyi ve beğenilmeyi severim. En önemlisi benim birine tecavüz etmeye ihtiyacım yok. O iddianın olduğu dönemde kadınların bana taciz oranları çok daha yüksek durumda idi. Tecavüz etmek için, bir insanın kadınlarla ilgili bir problemi olması gerekir. Ben de fazlalık vardı. Tecavüz bir psikolojik bozukluktur ve tedavi edilemez. Dolayısı ile benim buna hala devam ediyor olmam gerekirdi.

Romantik biri misiniz, çekingen misiniz, ilişkilerde ilk adımı siz mi atarsınız?

Bu konudan bağımsız ikili ilişkilerde yanlış anlaşılmış olabilirim, ben çocukluğumdan beri dokunmayı, öpmeyi, sevdiğimi göstermeyi seven biriyim.

Çapkın birimisiniz diye soracağım da soramadım bir türlü.

E sor canım Mesut Yar dank diye sordu, ben de dank diye cevap verdim. Kadınların izin verdiği kadar çapkınım.

Peki böyle çiçekler, böcekler, şiirler falan birinin peşinden çok koştunuz mu?

İstediğim Her Kadını Elde Ederim!

Eee yapardım. Fakat sonra fark ettim ki bunlar. Şöyle ki eğer birini kafaya takarsam ne yapar eder onu elde ederim.

Hep öyle oldu mu?

Bunun karşılığında hahaha elde edemezsin diyenler oldu. Ben de dedim ki; bak elde edeceğim ve ettim, yani direneni ettim. Çünkü  aldığım eğitimler sonucu 15 dakikada senin nelerden hoşlandığını, neler yaptığını, neler istediğini çözerim ve aklını alırım, en azından aklına takılırım. Çünkü kadın öyledir, kadın öyle dınk diye aşık olmaz, kendine gösterilen ilgi ve alaka sonucunda aklına takılırım sabrederim, sonunda da olur. Şimdi ondan vaz geçtim, çünkü samimi değil bu durum. Bir kadına çiçekler göndermek, tek taşlar almak, birden seyahata çıkartmak falan bunları içinden gelince tavladıktan sonra yapacaksın.

Peki hep aynı mı bu kadınlar hep tek taşa mı tav oluyorlar?

Yok başka şeyler de yaptım mesela dilencinin eline not tutuşturup, abla bak karşıdaki adam senden çok hoşlanıyor gibi espriler de yaptım. Hayal gücüm de çok geniş.

Artık çapkınlık yok diyorsunuz?

Hayır canım niye yok diyeyim, bana bunlar sahte geliyor artık. Yaptıklarımdan değil, benden hoşlansınlar. Artık kimseyi kandırmak istemiyorum, beni defolarımla, eğrilerimle beğenen gelsin. Ben de öyle beğenirim, mükemmel, kalemle çizilmiş kadınlardan hoşlanmam. Bir kusuru olacak ama karizması da olacak. Bazı erkekler görüyorum diyorlar ki, ben hiç çapkınlık yapmadım. Yahu sen neyinle yapacaksın, git bir aynaya bak, tatsız, tuzsuz herifin tekisin.

Hemcinsleriniz sizi çok kıskandı mı?

Karşılaştım tabii. Ama şöyle düşünüyorlar bilgisiz insanlarla çalışalım istiyorlar. Bilgili kültürlü insandan rahatsız oluyorlar. Faruk Bayhan o tarz yöneticilerden değildir, farklıdır, marjinaldir,onunla keyifle çalıştım. Zaten yıllardır Okan dışında farklı adam çıkmadı.

Ama o da sürekli seyirciye hakaret ediyordu telefonla bağlandıklarında.

Aramasın seyirci o halde, azarlanacağını bile bile arıyorlardı.

Siz öyle yapmıyordunuz?

Yok ben yapmam, seyircinin ne kabahati var, ben espri yapıyordum öyle durumlarda.

Hazırcevaplıktan konu açılmışken; Cem Yılmaz ile bir anınız var. Onu da anlatın lütfen….

Evet şimdi ben Üniversiteleri hınca hınç doldurup söyleşiler yapıyordum, salonlara sığmıyordu çocuklar. Boğaziçi’nde 5000 kişiye konuşuyorum, Cem de onların içinde, söyleşinin sonunda sorularınız varsa alayım dedim. Cem ; Saat kaç dedi. Ben de; Sana Kaç lazım dedim. Bir daha da konuşmadı zaten ve şovlarında anlatmıştır bu olayı. Sahnedeki adam sen den bir gömlek üstte diye…Bu Cem’ e bir şey öğretmiş zaten.

Cem Yılmaz’ ın şovlarınız izliyor ve beğeniyor musunuz?

Beğeniyor idim. Son zamanlarda ticari kaygıların ön plana geçtiğini düşünüyorum.

Ne sebep oldu buna?

Çok para kazandı çünkü.

Yok sizi böyle düşünmeye ne sevk etti?

Politik davranmasını beklerdim. Sanatçı iktidardan yana olmaz, sanatçı anarşisttir. Yani illa ki karşı olsun demiyorum ama hiçbir duruş sergilemiyor hep yüzeysel konular işliyor.

Oyunculuğunu nasıl buluyorsunuz?

Ham buluyorum bir tane karakteri var, hep onu oynuyor ama bu sadece onun için değil, pek çok oyuncu için böyle.

Hülya Avşar nasıl bir oyuncu peki?

Hülya Zeki Ve Kurnaz değil Saf Bir Kadındır

Hülya’ nın pek çok şeyini tartışabilirsiniz ama Türk sinemasındaki geçmişini tartışamayız.

Güzelliğini tartışabilir miyiz?

Yani biz bir filmde beraber oynadık ödüllü bir film biliyorsunuz Berlin in Berlin. Zaman zaman aramızda basın yolu ile polemikler oluşturulmaya çalışılsa da ben Hülya’ yı severim. Onun da içten içe bana sevgisi ve saygısı olduğunu biliyorum. Ben onu güzelliği ile görmedim. O benim için başka birisi onu o gözle görmedim, güzelliğinden öte o saf bir kadındır. Öyle anlatıldığı gibi, zeki, kurnaz birisi değildir. Saf bir kadındır. Rahmetli annesi çok kurnazdı. O terazi burcu, söylediği her şeyde samimi bir kadındır, iyi bir oyuncudur ama iyi yönetildiği takdirde. Yönetmenler oyuncuları iyi yönetemiyorlar genellikle.

Siz bir pet reklamında oynadınız adet kanı rolünde mesela bu da kimi çevrelerce eleştirildi…

Eleştirilsin ben yaratıcı oyuncuyum, aktarma oyunculukla ilgilenmiyorum. Regl kanını oynadım daha ötesi var mı? Sürekli iyi adam, sürekli kötü adam ya da kahramanı oynamak benim için bir şey ifade etmiyor. Bilardo ıstakasını bile oynamalıyım. Benim oyunculuğa bakışım bu.

Ama size yakıştırmama sebebi, her hangi bir oyuncu olmamanız yüzünden olabilir. O kadar iyi iş yaptıktan sonra.

Öyle düşünmeyin o da iyi bir iş; bir bankanın kredi kartı reklamında oynayıp, milleti borç para kullanmaya teşvik etsem o daha mı iyi bir iş olacak. O  ne kadar işse bu da öyle bir iş hatta daha masum bir iş regl kanını, oynamak. Pir Sultan Abdal’ ı da oynadım.

Ben de öyle düşünüyorum.

Yani beni algılayamama sebebi bu insanların benim formal bir oyuncu olmamam. Zigzaglar çizmem.

Bu çok uluslararası standartta bir bakış.

Olabilir.

Hayatınızı hep oyunculuk, televizyon gibi görsel sanatlardan mı kazanıyorsunuz? Çok para kazandınız mı?

Evet çok kazandım, çok harcadım, ticaret de yaptım, başarılı olmama rağmen, ortaklarım yüzünden kaybettim. Şu anda hayatımı oyunculukla kazanıyorum.

Şunu da yapmasaydım dediğiniz bir şey var mı yaşamınızda, özel hayat ya da kariyer anlamında?

Keşke Esin ile Hiç Evlenmeseydim!

Aslında yok iyi ki hatalar yapmışım ki bu günkü Cem olmuşum. Ama mesela 3. Evliliğimi şimdiki aklımla keşke yapmasaydım diyorum. Esin ile olanı. Çünkü o dönem evli olmamam gereken bir dönemdi. Ayağıma çok pranga olmuştu. Onu da yaşamam gerekiyormuş demek ki. Olmasaymış iyiymiş.

Evlilikleriniz bizim gördüğümüz kadarı ile hep spontane gelişti yani bir baktık nikah memurunu çağırmışsınız, hop masa geldi, imzalar falan biraz metazori olmadı mı o açıdan?

Düğün masrafından kaçmak için, hem kadınların hoşuna gidiyor. Şaka tabii. Hayır efendim zorla olur mu? Zaten evliliğin konuşulduğu ilişkiler bunlar sadece zamanı konuşulmamış diyelim. Ama bana uygun olmadığını evlilik müessesesinin anladım artık. Ben o otoriter adam değilim.

Sorumluluk mu almıyorsunuz?

Hayır alıyorum, sorumluluk bana ait ama otoriter ve maço değilim.

Kadınlar bundan hoşlanmıyor ama

Hoşlanmıyorlar, öyle olduğunu söylüyorlar ama hoşlanmıyorlar. Ben onlara karışmıyorum, yok etek giyme, dekolteni açma gibi şeyler söylemem. Ama yolda yürürken, biri sevgilime, eşime laf atsın o zaman o yapılan hareketin şiddetine göre tepkimi en ağırından görür. Sevdiğimi kıskanırım ama hiçbir şeyi yasaklamam. Mesele ona kimlerin baktığı değil, onun kime baktığı…

Sanatçılar hakkında bohem yakıştırması yapılır, sizin aile yapınız da böyle miydi evliliklerinizde?

Geleneksel Türk ailesi yapısını bilmem ama öyle çok normal aile gördüm ki, biz sanatçılara atfedilen bohem yaşam tarzının çok ötesinde olduğunu biliyorum. Benim gece hayatım yoktur, alkol kullanmam, kırk yıldan kırk yıla. Tek başıma dışarı çıkıp, kızlara falan bakmam. Evde oturur kitap okurum. Evliliklerimde de öyleyimdir ben gece dışarı çıkayım, sen de kendin takıl demedim eşlerime, çıktı isek beraber çıktık, yemek yedik, müzik dinledik, döndük evimize. Benim bu tarzım bazen yanımdaki insanları sıktı. Onlar daha çok dışarı çıkmak istedi. O zaman kız arkadaşları ile çıkmalarına da izin verdim. Hani bu yaşama bohem deniliyorsa öyledir o zaman.

Anne ve babanızın evliliklerine baktığımızda sizin örnek modeliniz nasıldı? Mutlu ve uzun evliliği olan bir ailemiydi?

Hayır bunu Okan’ın Kral Çıplak programında da söyledim; Belki de benim evlilik yaşamını sürdürememe sebebim, ayrılmış bir ailenin çocuğu olmamdır. Bilmiyorum….