Farah Zeynep Abdullah'tan Yılmaz Güney eleştirilerine sert yanıt, Kılıçdaroğlu'na tepki!
Hem Haber3.com'a destek olmak hem de gündemi kaçırmamak için Haber3.com'u Google News'te favorilerinize ekleyin.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone OlTürkiye'de 118 bin kişilik rekor katılımla gerçekleşen Kanye West konserine giden Farah Zeynep Abdullah, sosyal medyada geçmişteki Yılmaz Güney eleştirileri hatırlatılarak topa tutuldu. "Sevdiğim müzik ayrı, Yılmaz Güney ayrı" eleştirisine "Bu bir zekasızlık" diyerek sert çıkan ünlü oyuncu, İbrahim Tatlıses ve Ozan Güven'i de kapsayan geniş bir açıklama yaptı. Abdullah'ın tepki gösterdiği isimler arasında Kemal Kılıçdaroğlu da vardı...
Avrupa'nın birçok ülkesinde ırkçılık ve psikolojik şiddet iddiaları nedeniyle konserleri iptal edilen tartışmalı rapçi Kanye West'in 30 Mayıs Cumartesi günü Türkiye'de verdiği konser, magazin gündeminde artçı şoklar yaratmaya devam ediyor.
118 bin kişinin katılımıyla rekor kıran bu dev konsere katılan ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah, sosyal medyada adeta linç yağmuruna tutuldu.
Eleştirilerin odağında ise oyuncunun geçmişte Yılmaz Güney hakkında yaptığı şiddet karşıtı açıklamalar yer aldı.
Bubble Tea'li Başlangıç, Sert Yanıtla Devam Etti
Sosyal medyayı aktif kullanan ve toplumsal olaylardaki net duruşuyla bilinen Farah Zeynep Abdullah'ın konser paylaşımı, bir takipçisinin Kanye West hakkındaki iddiaları kastederek "Bu yazılanları ciddiye almanı isterdim" yorumuyla başka bir boyuta taşındı.
Oyuncunun bu yoruma, "Berlin Mitte'de The Alley'den brown sugar deerioca creme brulee milk bubble tea içiyor olmak isterdim" şeklinde ironik bir yanıt vermesi tartışmanın fitilini ateşledi.
"Yılmaz Güney Ayrı, Kanye West Ayrı mı?"
Eleştirisine Sert Tepki Asıl gerilim, başka bir kullanıcının "Sevdiğim müziği yapanlar bir yana, Yılmaz Güney bir yana evet bravo" şeklindeki kıyaslamasıyla patlak verdi. Bilindiği üzere ünlü oyuncu geçtiğimiz yıl Yılmaz Güney için "Sinemamızın en iyi kadın döven ve etkili silah kullanan erkeği" ifadelerini kullanmıştı.
Bu çelişki iddiasına oldukça sinirlenen Farah Zeynep Abdullah, takipçisine şu sert sözlerle yüklendi:
"Bu bir gerizekalılık artık. Ne dediğimi, ne demeye çalıştığımı bile bilmediklerine eminim. Bir röportajımı izleseler 'Bu ne diyor?' diye anlarlar diye düşünüyordum ama algıda da sıkıntıları olabilir. Bu zekasızlık çıtası hep yükseliyor, bilemiyorum artık."
Tartışma Büyüdü: Ozan Güven ve İbrahim Tatlıses de Lince Dahil Oldu
Kendisine yönelik "şiddet faili erkekleri seçerek eleştirme" tepkilerinin çığ gibi büyümesi üzerine Farah Zeynep Abdullah, konuyu daha da genişleterek yeni bir manifestovari açıklama yaptı.
Farah Zeynep Abdullah yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
'Bu konuda son kez yazıyorum ve şöyle özetliyorum beni daha önceden de aslında takip edenlerin bildiği, röportajlarımda vesaire de söylediğim şeyleri:
1. ne Yılmaz Güney'miş.
2. Yılmaz G.'ye 'adam mükemmel biri' diyenlere, kanaat lideri gibi bakan zihniyete saygı duymuyorum.
3.Sinemasını sevip sevmemeniz beni hiç ilgilendirmiyor. Ben, kişisel olarak yüceltilmesine karşıyım. Kürt olması da zerre umrumda değil solculuğu da. Niyet okumalarınız ise kendi pis düşüncelerinizin yansımasıdır.
4.Yılmaz G. şu an yaşıyor olsaydı, sinema yapıyor olsaydı 'Gitsin köşede çürüsün' de demezdim. 'Filmlerini izlemeyin' de demezdim ama 'Şahıs olarak yüceltmeyin' derdim yine, yine aynı şeyleri söylerdim anlayacağınız. Tıpkı İbrahim Tatlıses'in insan olarak saygı duyulacak hiçbir yanı olduğunu düşünmeyip, çok iyi bir ses olarak kabul görmesine hiçbir şey diyemeyeceğim gibi.
Kanye W. bipolar, saçmalıklar yaptı, herkesten özürler de diledi. Ona giriş yasağı koyan ülkeler de çıldırmış geliyor bana, örnek gösterilmeleriniyse doğru bulmuyorum; Filistin konusundaki ikiyüzlülükleri ortadayken. Tamamen başka politikalar gözetiliyor gibi çünkü, o kadar büyük olayları kendim de dahil hiçbirimizin tam olarak bilip anlayabileceğini düşünmüyorum.
5. Kanye W.’i yüceltmiyorum, 'On numara adam abi ölürüm' falan demiyorum, anıtlaştırmıyorum, sevdiğim şarkıları var, sırf vokal değil prodüktör olarak, marka olarak, yaratıcılığıyla ve sanat vizyonuyla tarih yazmış - kanaat lideri falan değil ha, müziğe, modaya yön vermiş ciddi iz bırakmış biri.
6. ben Kanye W.’i kişisel olarak savunmam, istiyorsanız ana bacı sövebilirsiniz ama müzisyenin konserine gitti diye insan linçleme, liste yapalım gibi saçmalıkları işin b*kunun çıkması olarak görüyorum. Biri ifşa edelim demiş; gizli olmayan bir şey nasıl ifşa edilir? Birilerini etiketleyip kategorize etme isteği günden güne büyüyor, bunu tehlikeli de buluyorum.
7. Boykot biraz da büyümeye, çoğalmaya, kitleselleşmeye çağırmaz mı?
Konserden önce boykot çağrısı da yoktu ha. Onu da anlamadım, sanki herkes anlaşmış da gidenler boykotu bozmuş gibi davranıldı ya da gidemeyenler gönül mü koydu, gerçekten hiçbir fikrim yok.
8. Ozan G. olayı da çok konuşuldu. Ceza almış birinin dışarıda gezmesinin sebebini, cezayı verene sormak gerekmiyor mu? Dahası bunu bir talebe dönüştürmek, insanları anlama ve insanlara anlatma fırsatını es geçmemek? Kamusal bir alanda oturduğumuzda herkesin sicilini suratlarında görüyor muyuz? Hayır. Bir katille de karşılıklı masalarda bir kafede oturuyor olamaz mıyız? Evet. İsteyip istememekten bahsetmiyorum, olasılıklardan bahsediyorum. Sırf yapabiliyorsun diye birinin üstüne giderek mekandan çıkartmaya çalışmanın politik karşılığını göremiyorum. Çünkü devlet suçluya dışarrda gezme hakkını vermiş, senin problemin suçluyla olamaz, adalet sistemiyle olabilir, bu da anlaşılır ve desteklenmesi gereken de bir şey. Bunun çözümü o insanın sana hiçbir şey yapamayacağını bile bile üstüne gitmek, bir şey yaparsa da zaten suçlu, onun hayatının daha da bitecek olmasından güç alıp elindeki gücü hor kullanmak olmamalı. Bunun işe yaramadığını çok net bir şekilde gözlemliyorum.
9. Bazılarının feminizmi çekmeye çalıştığı yerde değilim, sürekli feministmetre açmayın, inanın hiçbirimize yardımcı olmuyor. Eşek gibi kendi ayakları üstünde duran tüm kadınlara default olarak feminizm yüklenmiş oluyor zaten, hele ki senelerce bu kadar görünür bir meslekte, bu kadar kadınların harcanmaya çalıştığı bi dünyada, kadının gık dediği yerde erkek bağırsa bile hep kadının konuşulduğu, tüm skandalların hep kadınlara yıkılmaya çalışıldığı bi yerde, feminizm bir opsiyon değil. Övünülecek bir şey de değil, zorunluluk.
10. Bu arada Kılıçdaroğlu, senden de tiksiniyorum.'
Bu Haberleri Kaçırma...
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone Ol