''Hülya Avşar abuk sabuk konuşuyor..''

Yıllar sonra yeniden karşınızda: Suna Yıldızoğlu

A+ A-

HABER3.COM
EBRU EĞİNLİOĞLU
ÖZEL RÖPORTAJ


Suna Yıldızoğlu 70' li ve 80 'li yılların sarışın mavi gözlü, güzel yüzlü İngiliz gelini.... Bu güne kadar pek çok dizi ve filmde oynamış, sahneye çıkıp şarkılar söylemiş  hep yüreğinin sesini dinlemiş bir insan. Şanla şöhretle de pek bir ilgisi olmamış, sevgiye, aşka daha çok önem vermiş. Yaşamında hep kendi ayakları üzerinde durmuş, 2 çocuk yetiştirmiş, 6 özürlü kedisi ve çiçekleriyle birlikte yaşayan kendiyle barışık bir insan modeli. Uzun bir aradan sonra tekrar sahnelere dönmenin heyecanını taşıyan Yıldızoğlu ile geçmişten bu güne çok şey konuştuk. Özel hayatından, sanat yaşamına, ticarette, siyasete neler neler anlattı. Hepsi röportajın satır aralarında....


Suna hanım ben sizin eski Yeşilçam dönemlerinde filmlerinizin hayranıydım, sizi de çok güzel bulurdum. Eski film artsitleri bana o zaman biraz kilolu gelirdi, siz belki de İngiliz olmanız nedeniyle daha bir farklıydınız. Sarışın, mavi gözlü mesela.

Yok bende topluydum aslında o zamanlar...

Bir de eskiden şimdiki kadar medya yoktu. Belli mecralarda kendinizi tanıtma şansı buluyordunuz. Şimdi pek çok gazete, medya grubu, internet medyası derken, insanlar kendilerini daha geniş kitlelere tanıtma fırsatı buluyor.

Tabii. Ama o zamanlarda çok önemli dergiler vardı. Hey, Gong, Tv' de 7 Gün, Şey, Hafta Sonu gibi. Mesela Hafta Sonu' na çıkmak olaydı mesela, herkesi çıkartmazlardı. Ya da çok sansasyonel olman lazımdı, oralarda yer almak için. Ya da abuk sabuk şeyler yapmak lazımdı. Benim ilk Çetin' le olan birlikteliğim Hafta Sonu' nda çıkmıştı.

a.20110205122059.jpg

Evli miydi o zaman Çetin Alp?

Evliydi ama eşinden ayrı yaşıyordu. Çocuklarını falan sonra öğrendim. Önce bir çocuğu vardı, sonra bir çocuk daha çıktı, bir tane daha derken, ben en sonunda annesine gittim, dedim ki; Habire çocuk çıkıyor, başka çocuk varsa bileyim...

Gülüşmeler....

Sonra evlendiniz mi?

Yok evlenmedik ama 9 yıl beraber olduk.

Aşk olunca pek mantık çalışmıyor değil mi?

Çalışmıyor. O zamanlar müzisyenler arasında çok oluyordu, mesela romantik şeyler hemen insan kadın erkek aşkı sanıyor, oysa değil, sanat aşkı aslında. Aşk, sevgi benim için önemliydi ama biraz daha mantıklı olsaydı diyebiliyorum. Pişman değilim ama sevginin aşktan daha önemli olduğunu öğrendim.

Sizin oyuncu Kayhan Yıldızoğlu ile bir evliliğiniz var. Yıllardır Türkiye' desiniz, ben sizi artık Türk olarak görüyorum. Kaç yıl oldu Türkiye' ye geleli?

1974 te geldim. 2000 de Avusturalya' ya gittim. 2007 de geri döndüm. Orada iş kurdum, bijuteri işi yapıyordum, buradan alıp Avusturalya' da satıyordum, malzemeler çok bozuk çıkmaya başladı. Hem burayı, hem orayı idare ettiğim için, iki tarafa yetişemedim. Sonra kendim tasarım yapmaya başladım, onlar çok tuttu ve satıldı. Türkiye' de iş yapmak çok zor, maalesef hiç iş saygısı yok.

a.b.20110205122059.jpg

Türkiye' de ticaret hayatında sevimli bir düzenbazlık oluşmuş !

Disiplinsiz anlamında mı?

Evet ama bu küçük yaşlarda okullarda başlıyor. Sonra burada ''sevimli bir düzenbazlık'' var. Adam karşınıza geçip, sırıtarak ya abla mallar yetişmedi ya diyebiliyor, onun o sevimli pişkinliği benim ticari kaybım olarak geri dönüyor. Bu sefer ben yapamadım. Tek başınaydım çok zorlandım.

Peki hiç şöyle düşünmediniz mi? Hayatımda bir erkek olsun, şöyle bir sırtımı dayayayım, ticari işlerimi de o sürdürsün, işte düzenbazlara o muhatap olsun, ben de rahat edeyim.

Hayır bu hayali bir şeydir. Masaldır, Pamuk Prenses masalı gibi, niye adam üstlensin.

Peki böyle yaşayan kadınlar var ülkemizde, kocası zengin, kadın da üretiyor, tasarım yapıyor, sermayesini de kocası temin ediyor. Sonra bu hanımlar çok başarılı insanlar olarak topluma sunuluyor. Demek siz böyle yaşamayı tercih eden bir kadın olmamışsınız, çünkü isteseydiniz olurdunuz.

Evet olurdum tabii. Ama bana öyle yaşamlar bir şey ifade etmiyor. Eğer kadın bu yolla gerçekten sanat yapabiliyorsa iyi. Uyanık diyorum. Ama yaptıkları saçmalıksa ve birileri de gidip onları alıyorsa, alana enayi gözüyle bakıyorum. Yapana demiyorum. Bu Türkiye' de çok geçerli, yurtdışında böyle yaşayan kadınlar çok az. Bu Arap kültürü bence. Bir anket yapmışlar, dünyanın en mutlu kadınları Suudi kadınları çıkmış inanırmısınız. Böyle bir kaç eşli, hiç bir şey yapmadan oturan, bol alışveriş yapan kadınlar bunlar.

a.b.d.20110205122059.jpg

Türkiye' de bir kadın olarak ayakta kalmak zor. 36 tane filminiz var, dizilerde oynadınız, şarkı söylediniz, bir dönem çok popülerdiniz, sonra geri çekildiniz neden? Sizi mesleğinizde caydıran şeyler mi oldu?

Sıkıldım. Bu hayatın bana göre olmadığını anladım. Dizilere gidiyoruz sanat yapamıyoruz, ticari kaygılarla acele acele sahneler çekiliyor, bana göre oyunculuk falan yok.  Mesela bir adam arıyor size iş teklifi yapıyor, sahneye çıkacaksın. Diyor ki; Ne kadar istiyorsun? İşte şu kadar diyorsun. Adam soruyor şu kadar aşağı olmaz mı? Bunlar bana ters geliyordu, ruhumdan çıkan bir şey için pazarlık yapamıyordum. En son 1996  da film çektim, oyunculuğumla da en iyi kadın oyuncu ödülü aldım ve sevindim oh dedim, artık sinemaya dönebilirim. İnanırmısınız, bir tane bile teklif gelmedi.

Ödül aldıktan sonra 1 tane bile film teklifi almadım

Çok enteresan. Sebebi ne olabilir?

Benim ticaret yapamıyor olmam, sanatçı ruhlu olmam. Bakın ben mesela dizileri izlemiyorum, çünkü hepsi birbirinin aynı. Ben bir tek Demet Evgar' ı beğeniyorum, doğal oyunculuğu, enerjisi çok hoşuma gidiyor. Demek ki iyi bir şeyler yapıyor ki, oyunculuk anlamında diğerlerinin arasından sıyrılıyor, yoksa o kadar biribirinin aynı, sıradan oyuncular var ki adlarını bile bilmiyorum.

a.b.d.e.f.20110205122059.jpg

 Hülya Avşar' ın oyunculuğunu nasıl buluyorsunuz?

Ben ona saygı duyuyorum, çünkü geldiği yeri biliyorum, bu gün geldiği noktaya bakıyorum, gayet akıllı buluyorum. Katılıyor muyum söylediği şeylere, hayır . Mesela Fazıl Say' a söylediği şeyleri abuk subuk buldum, niye böyle şeyler söyledi dedim. Kendisi de sonradan pişman olmuş, özür dilemiş galiba.

Hülya bazen abuk sabuk laflar ediyor

Peki bunları gündem olmak adına mı yapıyor, yoksa karakteri mi öyle?

Bence ikisinin biraz karışımı olmuş. Kendi yarattığı kadınla özdeşleştiğini düşünüyorum. Baştan sistemi çok iyi biliyordu. Ben sistemi bilmiyordum. Önceleri çok eğleniyordum. İngiltere' den kalkıp buraya geldim, başrollerde oynadım. Derken bir baktım 25 yaşına geldim ve yaşamımı sorgulamaya başladım.

Çok güzel bir kızınız var. Onun istiyormusunuz, sanatçı olmasını?

Oynadı 1-2 sene önce dizilerde ama o da benim gibi özgür ruh. Yaşı genç olması sebebiyle pek çok iyi teklifler aldı, işte kuaföre yolluyorlar, kıyafetleri şunlar, bunlar o da kendi gibi olamayacağını fark etti. Şimdi tiyatrocularla çalışıyor ve gayet keyifli.

a.b.d.e.20110205122059.jpg

Gazinolarda sahneye çıktınız. Ahlaksız teklifler aldınız mı?

Benim sinemaya girişim eşim Kayhan Yıldızoğlu vasıtasıyla oldu, o da parasızlıktan oldu.

Gülüşmeler.....

Nasıl oldu?

Bir gün beni film setinde gördüler, küçük bir rol teklifi geldi. Oynamam dedim. Niye dediler, çünkü ben oynarım meşhur olurum, sonra Kayhan' la ayrılırız dedim.

Allah Allah....

Öyle olacak biliyorum dedim. Tam kira paramızı karşılayacak bir roldü. Sonra Seden Kızıltunç beni görüyor, o beni öneriyor yapımcılara, derken başrol geliyor ve sonra bir sürü teklifler ard arda geliyor. Yani öyle pek de ahlaksız teklif almadım ama mesela gazinoda Maksim değil, başka bir gazinoda program yapıyorum. İki tane karşıt mafya geldi, silahları koydular masaya, elinle parmakla işaret ediyor. Aynı pavyonda gibi. Gel diyor, Burası Muş' tur u söyle istek yapıyor. Ben de dedim ki, ben şimdi bu şarkıyı okuyacağım caz gibi çıkacak vuracaksın. Okumayacağım yine vuracaksın, ben şimdi ne yapayım. Ama bunları o kadar safiyane söylüyorum ki. Adam da şaşırdı; Tamam dedi...

Gülüşmeler.....

Ankara' da Dedeman Oteli' nde çalışıyorum, başka bir sanatçı var, ona programdan sonra hediyeler yağıyor, bana hiç bir şey yok. Adamlarla da çıkmıyor nasıl yapıyor? Gittim sordum, nasıl oluyor diye? Ben şimdi seninle nasıl konuşuyorsam sahnede de öyleydim, bu seksi olmuyor tabii, ne kadar güzel olursan ol, ne kadar dekolte de giyinsen benim öyle bir havam olmadı hiç.

c.20110205122200.jpg

Şimdi ne yapıyorsunuz?

Galata' da eski bir papaz okulundan renove edilmiş bir yer var. Visteria diye orada Cumartesi akşamları, sandalye üstünde şarkı söylüyorum. Çok keyifli, sevdiğim işi yapıyorum.

Şimdilerde duyuyoruz, işte Yeşilçam artsitleri parasız kalıyor, sokakta, huzurevinde falan çok üzücü niye para kazanılmıyor?

Maalesef ben ne kazandıysam sahne çalışmalarımdan kazandım, 2 çocuğuma baktım, evimi aldım, yoksa filmlerden, dizilerden hiç bir şey kazanılmıyor, onlar şöhret adına yapılan işler. Şu anda dizilerden parasını alamayan pek çok genç var. Şöhretli ve parasız insanlar var. Bir arkadaşım dizilerde oynuyor, metroya binmiş, kadının biri; Şuna bak, hem dizilerde oynuyor, hem metroya biniyor demiş. Bir de böyle şeyler var.

Peki niye Türkiye?

Bana yıllar önce EMİ' den bir plak teklifi gelmişti. Kayhan dedi ki; Ben oralara gidemem, ben de peki dedim. Sonra İtalyan' lardan bir teklif geldi. Onu da Kayhan' ın bir arkadaşı engelledi. Oraya da gidemedim. Ben burada büyüdüm, ilk geldiğimde Türkiye' ye aşık oldum. Tanıştığım insanlar kitap okuyordu, bir kaç dil biliyordu, bu kadar kalabalık değildi, burası renkli ve nezih bir ülkeydi.

Avusturalya' ya da gittiniz.

Orası müthiş bir yer, iş kurma, doğal güzellik, düzen. Ama insan ilişkisi yok. Herkes çalışıyor.

Şimdi siyasi geleceğimizi nasıl görüyorsunuz? Mesela her aileye 3 çocuk, heykellere ucube, hayat içki ve seksten ibaret değildir söylemlerini, yıllardır Türkiye' de yaşayan bir İngiliz olarak nasıl görüyorsunuz?

Bir kere 3 çocuk meselesine Başbakan' ımızın müdahelesini çok gereksiz görüyorum. Hani bunlara iş, aş nerede, önce bunları temin etmek lazım. Ayrıca 3 olur, 1 olur, 2 olur bu bir özel yaşam Başbakan niye böyle açıklama yapar ki? Sonra ben içki hiç içmem mesela ama sanata ve özel hayata ilişkin açıklamaları, yorumları doğru ve çağdaş bulmuyorum. Yani işçiye ve genç nüfusa mı ihtiyaç var...

CHP' nin politikaları nasıl?

Onları da beğenmiyorum, bizim gibi insanları temsil eden bir görüş olduğunu düşünmüyorum.

Teşekkür ederim çok keyif aldım.....