Abdi İpekçi Gazetecilik Ödülleri neden verilmedi?

Milliyet gazetesinin yıllardır düzenli olarak dağıttığı Abdi İpekçi ödülleri bu yıl verilmedi. Hem de kazananlar olmasına rağmen! Peki gerekçe neydi?

A+ A-

Bir suikaste kurban giden Abdi İpekçi adına her yıl dağıtılan ödüller, jürinin toplanıp ödül kazananları belirlemesine rağmen bu yıl Milliyet gazetesi tarafından dağıtılmadı...

Hasan Cemal bunun üzerine Milliyet aleyhine ağır bir yazı yazdı...

HASAN CEMAL'İN İDDİALARI NEYDİ?

Hasan Cemal, yazısında şu iddiaları dile getirdi:

"Şimdi sıra, anlaşılan, Abdi İpekçi adının Milliyet’ten tümüyle silinmesine geldi.

Bu yıl Abdi İpekçi Gazetecilik Ödülleri dağıtılmadı.

Jüri, 29 Nisan 2016’da Sedat Ergin’in başkanlığında toplandı.

Yılın gazetecisi ödülünü haber dalında, İŞİD’in Diyarbakır, Suruç ve Ankara bombacılarının Türkiye’deki örgütlenmesini ve devletin ihmallerini anlatan haberleri için Hürriyet muhabiri İdris Emen’e (fikri takibin önemine vurgu yaparak), fotoğraf dalında Aylan Bebek fotoğrafıyla DHA muhabiri Nilüfer Demir’e verilmesine karar verdi.

Aradan sekiz ay geçti.

27 yıldır verilmekte olan ödül açıklanmadı.

Son zamanlarda bu konuyla ilgili haberler çıkmaya başlayınca, gazete yönetimi herhangi bir inandırıcılığı olmayan bir açıklama yapmak zorunda kaldı(*)."

Hasan Cemal, yazısında Abdi İpekçi Gazetecilik Ödülü Jüri Başkanı ve Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'le yaptığı konuşmayı da şöyle aktardı:

“Jürinin kararına rağmen, ödülün verilmeyeceği yolundaki kararı hayretle karşıladım. Getirilen gerekçeyi inandırıcı bulmuyorum. Bize daha önce ödül töreninin gecikmesiyle ilgili başka gerekçeler söylenmişti. Jüri olarak 29 Nisan 2016’da toplandık. Ödülü İdris Emen arkadaşımız oy çokluğuyla, bileğinin hakkıyla kazandı. Milliyet’in iptal kararını, rahmetli Abdi İpekçi’nin hatırasına yapılmış bir saygısızlık olarak görüyorum.”

Hasan Cemal ve Sedat Ergin'in iddialarına Milliyet yazarı Özay Şendir cevap verdi...

İşte Özay Şendir'in bugünkü yazısı:

İLAHİ HASAN ABİ...

Hasan Cemal, Milliyet’i doğradı cuma günkü yazısında.

İddiası da, Abdi İpekçi adının unutturulmak istenmesi.

Acaba durum gerçekten öyle mi?

Koca Abdi İpekçi anısına düzenlenen bir yarışmaya sadece 7, Örsan Öymen anısına düzenlenen yarışmaya sadece 2 başvuru yapılmış... İşin doğrusu, Milliyet, Abdi İpekçi’nin anısına saygısından dolayı bu sene ödülü vermeme kararı aldı.

Jüri Başkanı olan Sedat (Ergin) Abi de Hasan Cemal’e konuşmuş ama işin sadece bir kısmını anlatmış.

Oysa jüri üyeleri de yarışmaya başvuru sayısının az olmasından yakındılar.

Çoğu Abdi İpekçi döneminden beri Miliyet’te çalışan isimler de aileyle konuştular, durumu anlattılar, gerçekten Abdi Bey’in adına yakışır bir yarışma olması gerektiğinde uzlaştılar.

İşin perde arkası bu ama hem Hasan Abi’ye hem de Sedat Abi’ye etmem gereken iki çift laf var.

Daha bu sene, Altın Kelebek Ödülleri’nde, Hande Fırat’ı “en iyi spiker” kategorisine alan sonra da kategori değiştiren kimdi?

Demek ki jüri kararları bazen geçersiz olabiliyormuş.

O zaman kimse Hürriyet’in işine karışmadı, “Hande zaten kariyeri boyunca hiç spikerlik yapmadı ki, jüri olarak aklınız neredeydi? diye sormadı.

Doğrusu da bu zaten, herkes kendi gazetesinde olan bitene bakmalı...

Hasan Abi’ye gelince, 2004’te, İsviçre’de, bir otel dolusu gazeteci olarak hepimiz Hasan Abi diye seslenirdik, hâlâ da öyle sesleniriz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir keresinde “Hasan Abi” ifadesini kullanmıştı diye hatırlıyorum.

Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlık üzerinden başkalarını eleştirdiğini görünce, ilahi Hasan Abi dedim içimden...

Başka da diyecek söz bulamadım...