Doğan Grubu Posta yazarını da kovdu

Posta gazetesinde politika yazıları kaleme alan ve aynı zamanda gazetenin yazı işlerinde görev yapan Hakan Çelenk'in işine son verildi.

A+ A-

Çelenk, söz konusu programda anayasa değişikliği ile ilgili "Ben kötü niyetli bir cumhurbaşkanıyım, sistemi bana karşı savunun. İktidara ben geleceğim, yolsuzluklar yapacağım. Beni görevden alacak gibi olurlarsa, eğer kötü niyetliysem Meclis'i feshederim. Sonra da partinin başına oturur, vekilleri seçtirir ve genel seçime giderim"demişti.

Sosyal medyada tartışma yaratan bu çıkıştan sonra Doğan Medya Grubu'nun Hakan Çelenk'in görevine son verme kararı aldığı duyuruldu.

ÇELENK'İN "HAYIR" YAZISI

Hakan Çelenk, Posta gazetesindeki son yazısını 26 Ocak'ta yazdı. Çelenk, bu yazısından bir önceki yazısında, "Umutsuzluk 'Hayır' getirmez" başlıklı bir yazı kaleme almıştı.

İşte Çelenk'in o yazısı:

“İyimser her felakette fırsat, kötümser her fırsatta felaket görür...” denir. Hal böyleyken referandum fırsat mıdır felaket midir?

‘Evet’çi cephe açısından sorunun yanıtı nettir.

Her seçimde kendilerini erkenden galip ilan edip, muhalifleri umutsuzluk girdabına sürüklemenin kendileri için faydalı olduğunu deneyimlediler. İktidarın devasa propaganda makinesi uçuk ‘Evet’ yüzdeleri ile iyimserlik pompalamaya başlamış durumda.

Kendi lehlerine iyimserliği yine strateji olarak kullanıyorlar.

***

Tuhaflık ‘Hayır’ cephesinde. Bir kesim yenilgiyi peşinen kabullenmiş durumda. Bunların bir kısmı da ‘Hayır’cıların umutlarını kırmayı kendine iş edinmiş gibiler. Öğüt veriyorlar. “Gerçeklikten kopuyorsunuz” diyorlar. Mücadeleyi baştan kaybettiren düşünme biçimini ‘Hayır’ hatlarına yaymakla meşguller.

Umutsuzluğu gerçekçilik olarak sunmanın, anayasa teklifinden rahatsız olan iktidar seçmenlerini ‘Hayır’ hattına geçişinin önünü keseceğini düşünmüyorlar bile. Halk arabesk acılar vaat edenin yanına niye gelsin?

Ülkenin beka sorunu yaşayacağını anlatanları geçmişte “Endişeli modern” diye küçümseyen bir kesim vardı. Bugün, “Ülke bitti, yurtdışına yerleşirim” diyen de genelde bunlar.

O gün muhalefeti yaftalayarak iktidarın önünü açtılar, bugün muhalefetin şevkini kırarak iktidarın ekmeğine yağ sürüyorlar. Öngörülerine güvenmemek gerek. ‘Hayır’cılara tek faydaları, motivasyon kırıcı görüşlerini kendilerine saklamaları olacaktır.

***

Gelelim ‘Hayır’cıların asıl damarı olan iyimserlere...

Genelde “Laikçi teyzeler”, “elitistler” diye yaftalanan kesim bu. Sezgileri hep doğru çıktı.

Amerika’nın AKP ile birlikte uygulamaya koyduğu BOP’un Ortadoğu’yu felakete sürükleyeceğinden, laiklikle ilgili kaygılarında; ekonomik tükenişten, bu iktidarla ülkenin beka sorunu yaşayacağına kadar her şeyi bildiler.

2007’de bugünü gördükleri için kötümserdiler. Bugün ise iyimserler.

Hala Anadolu’nun her yerindeler. Hem muhafazakar kesimle hem milliyetçilerle diyalog halindeler. Öngörülerine güvenmek gerek.

Doğrudur. Referandumda ‘Hayır’ çok zor. Ama ‘Evet’ de kolay değil.

Referandum ülke için felaketin kapısını da açabilir fırsatın da. Ama umutsuzluk kesin felakettir.