Freedom House'tan Cumhuriyet açıklaması

Freedom House, Cumhuriyet gazetesinin yönetici ve yazarlarının gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi.

A+ A-

Dünyanın önde gelen insan hakları örgütlerinden ABD merkezli Freedom House (Özgürlükler Evi) , Cumhuriyet gazetesinin yönetici ve yazarlarının gözaltına alınmasına sert bir açıklama ile tepki gösterirken “Türkiye’de demokrasinin temellerine zarar verildiğini” öne sürdü.

Freedom House Başkan Vekili Daniel Calingaert imzasi ile yapılan açıklamada “Türkiye’de Hükümet, medya ve muhalefeti bastırıyor” ifadeleri kullanılırken “Türkiye’de hükümet, 1980 askeri darbesinden bu yana görülmeyen derecede basına saldırıyor ve bu süreçte demokrasinin temellerine zarar veriyor” eleştirisinde bulundu.
“Temel özgürlükler ve hukuk üstünlüğüne saygısızlık yapıldığını” savını da dile getiren Calingaert, “NATO müttefiki bir diktatorluğa dönüşmemesi için ABD’den her türlü çaba göstermesi gerektiğini” savundu.


-FREEDOM HOUSE'A İÇERDEN ELEŞTİRİ: CIA GİBİ

Bu arada bir Türk "think-tank"ı olan Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş'ın kaleme aldığı bir makaleye göre Freedom House’ın beslendiği National Endowment for Democracy’nin kurucularından Allen Weintein’in Washington Post mülakatında özetle "bu kuruluşların bugün yaptıklarını 25 sene önce CIA örtülü bir şekilde yapıyordu. Hayır, yaptıkları çalışmanın ve indekslemenin salt bir siyasi operasyon olduğunu söylemiyorum. İndekslemelerine vahiy edasıyla yaklaşanların yanıldığını, Freedom House’ın siyasi hesaplamalarının ve karanlık diyebileceğimiz bağlantılarının da olduğunu söylüyorum. Bir yönetim kuruluna göz atın ne demek istediğimi anlayacaksınız" dediğini aktardı. Ufuk Ulutaş, para kaynakları konusunda tartışmalar bulunan Freedom House endeksleri konusunda şu uyarıyı yaptı:

"İndeksleme tarzında da sorunlar olduğunu birkaç örnekle açıklayayım. Öncelikle kullandıkları dataların eski olması, 2014’ün Mayıs ayında yayınlanan bir rapor için büyük bir sorun. Buna gazeteci kategorisinde değerlendirdikleri insanların kendi beyanlarını esas aldıklarını da eklediğimizde tablonun sorunlu hali daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Malum radikal sol cenahta herkes gazetecidir. Taksim’de bir yürüyün sağınız solunuz radikal solun gazete ve dergilerini satmak isteyenlerle doludur. Bu hesaplamaya göre örneğin hayatı tüm uluslararası standartlara göre terörist faaliyetler üzerine kurulu olan bir DHKP-C’li veya MLKP’li elinde patlayıcı maddeyle tutuklandığında gazeteci kategorisinden Freedom House’ın listesine giriyor."