Hasan Cemal yeniden hakim karşısına çıktı

T24 yazarı Hasan Cemal, 11 Temmuz 2016'da yayımlanan "Fehman Hüseyin" başlıklı yazısında 'terör propagandası' yaptığı iddiasıyla bugün İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıktı.

A+ A-

Dava 14 Şubat 2016'ya ertelenirken; avukatı Fikret İlkiz ile duruşmaya katılan Cemal, savcılıkta verdiği ifadesini tekrarlayarak, "Bütün faaliyetlerim gazetecilik faaliyetleri içerisinde olmuştur. Herhangi bir suç işlediğimi sanmıyorum. Gazetecilik suç değildir" dedi.

Hasan Cemal için 2 yıla kadar hapis istemiyle Savcı Murat İnam tarafından hazırlanan iddianamede, "PKK'nın cebir ve şiddet içeren eylemlerini meşru göstermeye çalışan açıklamalarına yer verildiği, Fehman Hüseyin isimli şahıstan övgü dolu sözlerle bahsettiği, böylelikle şüphelinin üzerine atılı suçları işlediği" iddiası öne sürüldü. Soruşturma, BİMER'e yapılan ihbar üzerine başlatıldı. Savcı, Cemal'in Terörle Mücadele Kanunu 7. madde kapsamında, Türk Ceza Kanunu'nun 215, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep ediyor.

Cemal, savcılığa verdiği ifadesinde "Gazetecilik suç değildir" diyerek, şunları kaydetmişti:

"Ben T24 isimli intemet gazelesinde yazı yazmaktayım. 11 Temmuz 2016 tarihinde "Fehman Hüseyin" başlıklı yazıyı ben yazdım. Ben 47 yıllık gazeteciyim. 1980'li yıllardan itibaren PKK ve Kürt sorunu ile ilgilenmekteyim. PKK ve Kürt sorunu ve devletin PKK mücadelesi ile ilgilenmekteyim. Bu konuda sayısız yazı yazdım. Direkt olarak bu konuyla alakalı 4 kitap yazdım. Bu 4 kitabın dışında da diğer kitaplanmda da yer yer bu konuya değinmiştim. Hicbir yazımdan ve kilabımdan terör örgütü propagandası yapmak ve terör örgütü bağlantısı suçlamalarıyla bir soruşturma yapılmadı. 11 Temmuz 20l6 tarihinde yayınlanan bu yazının benzeri 2014 yılında yayımlanan Kürdistan Günlükleri'nde yer aldı. Bu kitapta herhangi bir soruşturmaya tabi tutulmadı. Fehman Hüseyin isimli şahısla 2013 yılı mayıs ayında görüştüm. Bu görüşme 2013 yılındaki görüşmeden hemen sonra T24'te yayımlandı. Gazeteci bir gün dağ başında devlete silah çekmiş bir örgüt lideriyle görüşür. Daha sonra Başbakan ile görüşür, daha sonra denizde tatil yapar. Gazetecinin yaşadığı bu mesleğin bir cilvesi ve çelişkisidir. Bu yazımda da bir gazeteci olarak mesleğimle ilgili duygu ve düşüncelerimi açıklamaya çalışmıştım. 1993 yılında Bekaa vadisinde Abdullah Öcalan ile görüştüm. Bu görüşme Sabah gazetesinde yayımlandı. Yine 2009 yılında Murat Karayılan ile görüştüm. 2009-2011 Milliyet'te yayıınlandı. 2013 yılındaki görüşmede T24 isimli internet gazetesinde yayımlandı. Bu görüşmelerden dolayı hakkımda herhangi bir soruşturma açılmadı. Bütün bu faaliyetlerim gazetecilik faaliyetleri içerisinde olmuştur. Herhangi bir suç işlediğimi sanmıyorum. Gazetecilik suç değildir."