Hürriyet Okur temsilcisi Akşam'ın tepe ismine yüklendi

Hürriyet Okur temsilcisi, Barbaros Muratoğlu haberleri üzerinden Akşam gazetesini ve Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu'nu eleştirdi.

A+ A-

Hürriyet gazetesi Ombudsmanı Faruk Bildirici, Doğan Holding Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu'nun FETÖ kapsamında tutuklanması üzerinden "Gazeteci savcı olursa ne olur" sorusuna cevap aradı...

Akşam Gazetesinin Barbaros Muratoğlu ile ilgili haberlerini eleştiren Faruk Bildirici şöyle dedi:

"Üzülerek bir kez daha hatırlatıyorum; gazeteciler ne polistir ne savcı ne de yargıç. Gazeteci kendisini polisin yerine koyamaz, iddia makamı gibi davranamaz, yargıç gibi yargılayamaz..."

İşte Bildirici'nin yazısının ilgili bölümü:

GAZETECİ SAVCI OLURSA

KEŞKE “hamileye tekme” olayı, Türkiye’de ender görülen bir örnek olsa. Maalesef böylesi örnekler medyada yaygın. En küçük bir şüpheyle gözaltına alınan insanlar hemen “suçlu” ilan ediliyor; “terör örgütü üyesi” olarak damgalanıyor; savunmalarına asla yer verilmiyor.

Hatta bazı medya organları polis ve yargıdan önce insanları “suçlu” ilan ediyor ve de kendince yargılıyor. Bu tavrın son örneği Doğan Holding Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu’nun başına gelenler.

Akşam’ın Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu, somut kanıtlar olmamasına rağmen Muratoğlu’nun suçlu olduğuna baştan karar vermişti. Öyle ki, Muratoğlu’nu savunan Hürriyet yazarlarına 5 Aralık’ta “Barbaros Muratoğlu’nda ByLock çıkarsa ne yapacaksın?” diye sormuştu. Ama Muratoğlu’nda ByLock haberleşme programı çıkmayınca okurlarına bunu duyurmak, özür dilemek yerine 13 Aralık’ta gazetesine “Kriptonun ByLock hattı” manşeti atarak aynı izlenimi vermeye çalıştı. Bu sefer suçlamaları “ByLock kullananlarla görüştü”ye çevirdi. Mahkeme de bu yayınları dikkate alarak Muratoğlu’nu tutukladı.

Üzülerek bir kez daha hatırlatıyorum; gazeteciler ne polistir ne savcı ne de yargıç. Gazeteci kendisini polisin yerine koyamaz, iddia makamı gibi davranamaz, yargıç gibi yargılayamaz. Evrensel gazetecilik ilkeleri böyle söyler. O nedenle de ‘Doğan Medya Yazılı Yayın İlkeleri’nde güvenlik ve yargı haberleri ile ilgili sınır net bir şekilde çizilmiştir:

“Polis ve savcılık soruşturmaları ile ilgili haberlerde, kişilerin peşinen suçlu ilan edilmemesi ve soruşturmanın olumsuz etkilenmemesi esas alınır; okurun doğru ve eksiksiz biçimde bilgilendirilmesi amaçlanır. Ancak yönlendirme gibi bir gaye güdülmez. Suçlayan makamların üslubu kesinlikle kullanılmaz. Yargı süreci devam eden davalarda ise iddialar ile savunmalar adil ve dengeli biçimde yayınlanır.”

Bu ilke, hiçbir sanık, hiçbir şüpheli arasında ayrım yapmadan, dönem ve koşullara göre değiştirmeden hep aynı özenle uygulanmalı. Tabii bütün medya kuruluşlarında...