Fatih Altaylı'dan Volkan Demirel'e olay sözler!

Bloomberg HT'de Fatih Kuşçu'nun sunumuyla yayınlanan "Spor Saati" programının yorumcusu Fatih Altaylı, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu:

A+ A-


"Rıdvan'la Arda Turan ve Burak Yılmaz 'evet' çağrısı yaptılar. Bunda hiçbir mahsur yok. Ülkenin geleceği ile ilgili fikirlerini söylemekten korkmasın kimse demiyor muyuz. Lehimize olursa 'ne güzel' dedi, beğenmediğimizde 'ne kötü dedi' deme hakkına sahip miyiz? Çocuklar öyle düşünüyor olabilir. O konuşmada takıldığım tek yer var. Bu yakışıksız. Ben 'evet' ya da 'hayır' diyorum beni bağlar. Dönüp de sana 'Fatih sen ne diyorsun?' dersem yanlış orada."

"BAŞKASINI ZORLAMAK SON DERECE AYIPTIR"
"Propaganda ve karşı tarafı zorlama var orada. Belki sen benim gibi düşünmüyorsun. Benim gibi düşünmeyen düşünmediğini rahatlıkla söyleyebilecek mi? Oradaki yanlış başkasını da zorlaması. Bu işin nereye gideceğini bilemezsin. Ben yarın şöyle şöyle diyeceğim. Niye başkasını da bağlayayım? Hiç kimse bir kampanyanın parçası olmak zorunda değil. Kimse yalakalık yapmak ya da muhalif olmak zorunda değil. Sanatçılar, sporcular veya toplum önderleri isterlerse açıklarlar. Cesaret açısından önemli bir göstergedir. Ama başkasını zorlamak son derece ayıptır."

"NADAL'IN BENİM GİBİ KÖTÜ BİR TİPİ VAR"
"Tenis dünyada yükselen spor. Türkiye'de önemli tenisçiler çıkmaya başladı. ATP sıralamalarında ilk 20'de göremiyoruz ama ilk 100'e giren sporcularımız var. Tenisin popülarite kazanmasında önemli isimler yer alıyor. Tenisi son yıllarda Federer ve Nadal yükselttiler. Muazzam sporcular, şahane insanlar. Federer hayranları daha çok. Nadal'ın benim gibi kötü bir tipi var. Baktığında bu berbat bir herif diyorsun. Nadal tenis dünyasının görüp görebileceği en düzgün adam. Nadal Fransa Açık'ta antrenman yapmak istiyor. Roland Garros'nun sekreteryasını kendi arıyor. Bana saha verebilir misiniz diye. Kendisi arıyor, kibar, zarif düzgün bir çocuk. Biri 36 diğeri 30 yaşında. Çıkıyorlar dev dev rakipleri eleyerek final oynuyorlar. Oynadıkları finaldeki her şey üst düzey. Veteran maçı gibi değil. İnanılmaz bir rekabetten sonra podyuma çıkıyorlar. Birbirleri hakkındaki övgüler muazzam. Spor bu. Bizim olması gerektiğini düşündüğümüz spor bu."

"VOLKAN'IN SÖYLEDİKLERİNDE BİR ŞEY YOK"
"Geçen hafta Galatasaray-Fenerbahçe basketbol maçında bir tartışma oldu. Çok güzel maçtı. Galatasaray maçın son 1 dakikasında galibiyeti verdi. Maçın bitiminde Volkan Demirel'in tezahüratları yansıdı medyaya. Bu söylediğim bazılarına ters gelebilir. Volkan Demirel hangi takımın oyuncusu, hangi takımın taraftarı? Bu yüzden Galatasaray galibiyetine sevinmesinden daha doğal bir şey olamaz. Küfür etmek tabii ki hoş değil. Ama Volkan'a kızan hangi takımın taraftarı benzer sevinçleri yaşamıyorlar? Ben bunda hiçbir acayiplik, çok öfkeye kapılacak bir şey göremiyorum. Bu böyle bir adam. Fanatik Fenerbahçeli, takımın kaptanı olan ve tribünlerle iyi diyalog içerisindeki Volkan Demirel'in söylediklerinde bir şey yok. Buradaki yanlış şu; "Volkan ceza almasın." Çünkü benzer nedenle Melo ceza aldı. Gazetedeki röportajımda Melo'nun da ceza alması gerektiğini söyledim. Melo aldıysa Volkan da alacak. Ancak her ikisinin de ceza almaması lazım diye düşünüyorum."

"VOLKAN DEMİREL PARASINI FENERBAHÇE AMİGOLUĞUNDAN KAZANIYOR"
"Volkan Kayseri maçında çuval gibi goller yedi. Volkan Fenerbahçe taraftarlığını o denli abartıyor ki, sembol olmaya çalışarak o sembolizm üzerinden ekmek yiyor. Senede 3 milyon Euro alıyormuş duyduğum kadarıyla. Ben kaleci olarak 1 milyon Euro da etmem ama Fenerbahçe amigosu, en çok bağıranı olarak benim kulüpten uzaklaştırılmamı bu yolla engellerim diyerek parasını buradan kazanıyor. Acayip olan bu. Volkan kaleyi, kaleciliği ile değil taraftarlığı ile hak etmeye çalışıyor. Onun da bedelini 4'lük olarak ödüyor."

"O hareketi yaptıysan, 4 tane de yersen fotoğraf dolaşır. Gırgır bu. Fenerbahçe'nin 4 yemesi dünyanın sonu değil. Galatasaray'dan bile 5 yemişliği var Fenerbahçe'nin. Dört de yapacaksın, üç de yapacaksın."

"FENERBAHÇE GENETİK OLARAK SAVUNMA OYNAYACAK KULÜP DEĞİL"
"Dick Advocaat'ın da Fenerbahçe başkanlık koltuğunda oturan zat-ı muhteremin de yatacak yeri yok. Biz seninle program yapıyoruz acayip reyting alıyor. Her gün sıralamada bir şey çıkıyoruz. Benim adım Fatih Altaylı ben süper program yaparım, karşımdaki Fatih'le de iyi anlaşırım diyorum. Reytingler düşüyor. Sonra diyorum ki "Öyle bir hıyarla program yapıyoruz ki olmuyor" desem ve bunu her hafta desem sen programda rahat olabilir misin? Soru sorarken elin ayağın titremez mi? Tam tersini sen desen anlarım. Ama ekranda söylersen, 'susayım' derim. Fenerbahçe'de durum bu. Her hafta çıkıp oyunculardan bir şey olmaz diyorlar, futbolcu ne yapsın abi? Fenerbahçe'nin oyun planı yok. Fenerbahçe savunma futbolu oynayacak bir takım genetik olarak değil. Bu kulüp 1907'de kurulduğundan bu yana savunma oynayarak başarılı olduğu dönem belki enderdir. Diğer takımların düşüşündendir. Sonuçta 100 gol barajını aşan kaç takım var 1. Fenerbahçe'nin efsane bekini hatırlıyor musun sen? Fenerbahçe'nin bütün efsaneler hücum oyuncuları. Sen bu Fenerbahçe'ye savunma yapacağım, arada bir tane atarım diyorsun. Böyle bir Fenerbahçe yok. Bütün oyun planı kafayı kaldıran Lens'i arıyor."

"Sergen'e methiyeler düzülüyor. Sergen'in fazla bir şey yapmasına gerek yok ki. Lens'in başına 1 artı buçuk adam dikmiş. Lens bitince Fenerbahçe de bitmiş. İş Mehmet Topal'a kalırsa Fenerbahçe kör topal gider. Ortada şahsiyetsiz bir oyun."

"ADVOCAAT İLE UZUN SÜRELİ DÜŞÜNÜYORLARSA DOKTORA GÖTÜRSÜNLER"
"Sanki Dick Advocaat sportif direktör de yardımcıları teknik direktörmüş gibi hava oluyor. Sayın Dick Advocaat ile uzun süreli düşünüyorlarsa bir doktora götürsünler. Yüzdeki fizyonomi normal durmuyor. Bir takım sağlık sorunları varmış gibi duruyor."

"FİKRET ORMAN'IN YERİNDE OLSAM AZİZ YILDIRIM'A 'ÖNÜNDEN YE' DERİM"
"Her futbolcunun menajeri veya avukatı futbolcunun haberi olmadan 10 kulüple de böyle haber yollayabilirler. Fiyat arttırmak, transfer döneminde daha iyi para alabilmek, futbolcu sorun yaşadığı zaman da al sana seçenek diye seçenek sunmak. Bu futbolcunun kulübünden ayrılmak istediği anlamına gelmez. Ben de Fenerbahçe'den 5 tane topçunun yakının eşinin dostunun beni aradığını söyleyebilirim. Ciddi değil. Ama arayabilirler de. Bu bir şey ifade etmez. Niye bunları söylüyorsun? Önce önünden ye derler insana. Alırsın tabağını bakarsın yersin beğenmiyorsan değiştirirsin. Ama onun bunun tabağıyla uğraşmazsın önündeki yemeği mundar etmişken. Ben Fikret Orman olsam derim ki 'önünden ye."

"SEN ÖNCE KULÜBÜNÜN HESABINI VER"
"Quaresma'nın avukatına ben dedim 'arayın Aziz Yıldırım'ı kendileriyle dalga geçmek isterim' derim. Bunlar ne biçim laflar. Ya git işine kardeşim. Sen önce kulübünün hesabını ver. Neden bu haldesin? Topuk Yaylası'na Pereira ile gittin, ilk maçına Advocaat'la çıktın. Sen önce bunları anlat bana. Advocaat gelmiş olsa Nisan'da ona göre hazırlık yapsa, bambaşka bir Fenerbahçe olacak. Bunları yapma de ki o aradı, bu aradı, şu da gelmek istedi."

"MEHMET EKİCİ'YE YAPILAN DOĞRU DEĞİL"
"Mehmet Ekici'nin büyük bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Fenerbahçe'yi kurtarır mı, kurtarmaz mı bilmiyorum. Mehmet Ekici'ye yapılan mobbing'i doğru bulmuyorum. Futbolcu köle değildir, istemediği kulüpte oynamaya zorlanamaz. Benim bonservisim bu şirketin elinde. Sözleşmede HT Bloomberg isterse başka bir medya kuruluşuna satabilir diye madde var. Patron da bana 'Rıdvan'la anlaştık, seni de Kanal 24'e kiralıyoruz' dedi. Niye gideyim abi? İstemem. Kiralayacaksan NTV'ye kirala derim."


"AZİZ YILDIRIM'IN SÖYLEDİĞİ DOĞRU"
"Yüzde 1 milyar, 1 milyon, 1 trilyon ne kadar dersen o kadar haklı Aziz Yıldırım. İhalede başka katılımcı var mıydı hatırlamıyorum. İhalenin iptaline yol açar bu. Kuralın sonradan değişmesi ihalenin iptaline yol açar. Baştan söylesen ihaleye başkası da girerdi. Bunu TL'den yapsaydın o zaman. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu Ayşe teyze değil ki. Çok uluslu, Arap dünyasının önemli firmalarından bir tanesi. Sen koskoca lacivert takımları giyen, Mercedes'lerle gezen, ekonomiyi anladığını iddia eden adamlarla kurulu şirketsin sen. Futbolculara diyebilir musun kusura bakmayın euro'yu sabitledik. Öyle olursa belki bir mantığı olur. Ordan al paranı kıssınlar, öbür tarafta kur uçsun gitsin. Bu riski kulübün üzerine yıkamazsın. Aziz Yıldırım'ın söylediği doğru."

"Ama Aziz Yıldırım'ın söylediği farklı şeyler var. Ben federasyon kurullarını tanımıyorum diyor. Kurullar da ona tanısan ne tanımasan ne verdim cezayı. Diyor ki spor müdürleri blimem nerede platforma katılıp para alıyorlar. Kadın mı satıyorlar, uyuşturucu mu satıyorlar. Emeği karşılığında para alıyordur. Bundan doğal ne var?"

"Bana güzel bir tane sıpa yollasınlar bahçede besliyeceğim. Kamyon yollatır aldırırım. Yetiştirip Galatasaray'a hoca yapacağım Riekerink'le devam ederlerse. Ben de Merzifon eşeği daha iyi anlar dedim. Aramızda bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Bu hafta Galatasaray'da bir hata yoktu. Hataya zorlayan bir durum yoktu."

"GALATASARAY'I RAHAT BIRAKIRSAN PARAMPARÇA EDER"
"Türk medyasını anlamıyorum. Futbolu yazıyorsan doğru değerlendireceksin. Evde miskin miskin oturuyorum. Uyuzluğum üzerimde. Eşim arkadaşlarıyla buluşacağını söyledi. Maça gideyim dedim. Atladım maça gittim. Allah tarafından gitmişim. Arena açıldığından beri ilk defa gerilimsiz bir maç izledim. Bunun için Galatasaraylı futbolcular ve teknik direktörü Riekerink, dua etsin Akhisar'ın hocası Tolunay Kafkas'a. Tolunay Kafkas, Galatasaray karşısında bir takım nasıl oynamasın dersini verdi. Kendince uyanıklık yapmış. Galatasaray'ın biraz üzerine gidersem, üçlü hücum organize edersem 2 ortayla, bir de güçlü santraforla gol atarım. Senin elinde santraforun gitmiş, geride kalan santrafor o güçte değil. Galatasaray'ı rahat bırakırsan sen gol atana kadar seni paramparça eder."

"Galatasaray kötü takım değil. Galatasaray'da muazzam yetenekli oyuncular var. Sen boş bırakırsan Riekerink değil Merzifonlu vatandaş da olsa yenerler. Galatasaray'da adam adama pres var mıydı, pas yollarını kesen var mıydı? Hayır. Böyle olunca Galatasaraylılar da boş alanları buldular. Oradan Bruma, burdan Rodriguez takır takır oynadılar. Tam doğru adamlar, doğru anlarda değişti. Neden? Çünkü zaten rahattı herkes. Çünkü kimse baskı yapmıyordu. Ne Josue'ye, Rodriguez'e baskı vardı. Ve Galatasaraylı oyuncular da rahat rahat oynadılar."

"MUHATTAP OLMAYI HAYAL EDECEĞİM DÜZEYİN ALTINDA"
"Ekrana getirdiğiniz bu kişinin benimle polemiğe girmesi söz konusu olamaz. Levent Nazifoğlu, benim muhattap olmayı hayal edeceğim düzeyin altındadır. Galatasaray açısından baktığınızda da Galatasaray'ı temsil eden birisinin üslubu olur. Podolski'ye 'otur oturduğun yerde' demiş. Bu vatandaşın Türkçesi bile sıkıntılıyken bunu söyleyebileceğini sanmıyorum. Bir yönetici, futbolcuyla bu tonda, bu şekliyle konuşmaz. Haftalardır aylardır Podolski'yi satmaya çalıştığınız ayyuka çıkmış şimdi 'otur dedim oturdu' falan."

'BU DÜZEYDE BİR CEHALET YÖNETİM KURULUNDA'
"Galatasaray Sportif A.Ş. yöneticisi olan kişinin ağzından çıkanı kulağı duymalıdır. Bir televizyon programında verdiği Galatasaray'ı bağlayan bilgilerin yalan ve yanlış olması çok kötü bir şey. Şahsımla ilgili hiçbir şeyi önemsemediğimi söyleyeyim. Başkan 120 milyon TL verdi diyor. Ben Galatasaray'ın hesaplarını biliyorum. Başkanın vermiş olduğu böyle bir para yok. Girmemiş bir parayı girmiş, verilmemişi vermiş gösteremezsin. Bunlar suçtur. Ünal Aysal zamanında 1 milyar dolarlık halka arz yapıldı diyor. Böyle bir şey yok. Ondan bile haberi yok. Bu düzeyde bir cehalet şirketin yönetim kurulu olacak işte."