Erdoğan: Racon kesilecekse bizzat kendim keserim
Korgeneral Zekai Aksakallı istifadan döndü
Atatürk’e çiçek veren kız heykeline saldırı

Seksle tanışma yaşı kaç oldu ?

Nedense anne-babalarımızın seks yaşamı olmadığını düşünüyoruz. Yaşlılık sekse engelmiş gibi!

A+ A-

Başlangıç ve bitiş olarak sekste yaş sınırının ne olduğu hepimizin merak konusu. Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği’nden (CETAD) Psikiyatr Prof. Dr. Doğan Şahin, 70’li yaşlardaki erkeklerin yarısının hala cinsel olarak aktif ve istekli olduğunun altını çizerken, kadınlarda bu oranın daha düşük olduğunu açıklıyor ve sorularımıza şaşırtan açıklamalar getiriyor.

Seksle tanışma yaşı kaçtır?

Dünyanın birçok ülkesinde giderek daha erken yaşlarda cinsellikle tanışma ve ilk cinsel ilişki gerçekleşmektedir. ABD’de 1940’larda 19 civarında olan ilk cinsel ilişki yaşı 2000’li yıllarda 15’e düşmüştür.

Peki, bizim ülkemizde bu yaş kaç? Kadın ve erkeklere göre farklılık gösteriyor mu?

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) tarafından 2008 yılında yapılan araştırmada, erkeklerde ilk cinsel ilişki yaşı ortalama olarak 18, kadınlarda 18,5 olarak çıkmıştı. 2010 yılında Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı rapora göre ise 15-24 yaşında ilk cinsel ilişki yaşayanların oranı % 48’e çıkmış durumdadır.

Ülkemizde kadınlar mı, erkekler mi seksi daha güzel yaşıyorlar?

Seks birlikte yaşanan bir şey olduğuna göre, bir taraf güzel yaşamıyorsa diğer taraf da güzel yaşamıyordur. Bir tarafın mutluluktan uçtuğu, diğer tarafından kahrolduğu bir durum zaten olmaz. Ancak gene de kadınların genel olarak cinsel yaşamlarında erkeklere göre, daha tutuk, daha pasif ve edilgen oldukları söylenebilir. Buna karşın cinsel yaşamda eşlerinden daha rahat olan kadınlar da vardır elbette.

Sağlıklı seks hayatı ne demek? Yani, “ayda ya da haftada şu kadar cinsel birliktelik yaşıyorsanız bu sağlıklıdır” diye bir tanım var mıdır?

Hayır yoktur. Çiftler ne sıklıkta birlikte olacaklarına kendileri karar vermelidir. Önemli olan çiftin cinsel uyumu ve doyumunun olmasıdır. Bunun bir sayısı ve belli bir sıklığı yoktur. Daha sık seviştikleri halde, cinsel uyumları ve doyumları daha az olanlar olabileceği gibi, nispeten daha az seviştikleri halde çok uyumlu ve doyumlu olan çiftler de olabilir. Ancak gene de çok ileri yaşlar hariç, ayda birden az olan cinsel birlikteliğin cinsel istek azlığı açısından değerlendirilmesi gerekir. Sağlıklı bir cinsel yaşam, sevişme sayısından çok, çiftin ilişkisinin ve cinsel yaşamlarının niteliklerine göre tanımlanabilir. Sağlıklı bir cinsel yaşam, sevgi ve cinselliğin birlikte yaşandığı, çiftlerin sevmekten ve sevilmekten korkmadıkları, birbirlerine saygı ve hayranlık duydukları bir ortamda gelişir. Hem genel ilişiklerinde hem de cinsel yaşamlarında birbirleriyle açık ve samimi olabiliyorlar ve birçok şeylerini rahatlıkla paylaşabiliyorlardır. Birbirlerine birikmiş kızgınlıkları, yaraları, öfkeleri yoktur. Sorunlarını çözebiliyorlar ve bir sorunla karşılaştıklarında dayanışma içinde bunu aşabiliyorlardır. Aralarında kıskançlık, rekabet ve haset duyguları yoktur. Birbirlerinin arkasından iş çevirmiyorlardır ve iki taraf da karşı tarafı sevindirmekten, mutlu etmekten mutlu oluyordur.

Seks, bir ilişki için olmazsa olmaz mıdır? İnsan iyi sevişmediği birine aşık olamaz mı? Ya da o ilişki uzun vadeli olmaz mı?

Cinsellik, erişkin iki insan arasındaki sevgi ilişkisinin önemli bir yönüdür ama zorunlu bir yönü değildir. Elbette bir sevgi ilişkisi cinsellikle daha da güzel, zevkli ve mutlu olur ama gene de cinsel yaşamları yok denecek kadar az olan hatta hiç sevişmeyen çiftler de vardır ve her zaman da mutsuz değillerdir. Bazı çiftler, bir ilişkinin sadece kimi yönlerine, mesela, şefkat ve dayanışma yönüne dayanan bir ilişki kurmuş ya da zamanla ilişkilerini o yönde geliştirmişlerdir. Bu çiftler, birbirlerine bağlı ve uyumlu oldukları halde cinsel yaşamları yoktur.

Biz nedense hep anne-babamızın ya da örneğin 70 yaş üzerindeki kişilerin seks yapmadığını zannederiz... Sekste üst yaş sınırı var mıdır?

Cinsellik doğumdan ölüme kadar devam eden en temel yanlarımızdan biridir. Ama şekli, sıklığı yaşanma biçimleri değişiklik gösterir. Cinsel yaşamın tamamen bitmesi doğal bir durum değildir. Yaşlı kişilerin cinsel yaşamdan çekilmeleri, bazen bedensel hastalıkların engellemesinden ama daha sık olarak, yaşlılara cinselliğin hoş görülmemesinden kaynaklanır. Toplumsal değerler, cinselliği sadece gençliğe uygun gördüğü için, yaşlı insanların önemli bir kısmı cinsel arzularından vazgeçmeye çalışır. Özellikle eşlerden biri hastalık, cinsel işlev bozukluğu veya başka bir nedenle cinsel yaşamdan çekilirse, diğeri de olanakları kısıtlı olduğundan uyum sağlamak zorunda kalabilir.

Bu yaş grubunda, birçok şey seksin yerine geçiyor olabilir mi? Örneğin ‘dokunmak’ gibi...
Cinsel bir niyetle dokunmak, zaten sekstir. Sevişmek, cinsel birleşmeden ibaret değildir. Dokunmak da, öpmek de, öpüşmek de, okşamak da, konuşmak da cinsel bir arzunun ifade edilme ve yaşanma biçimlerindendir. Orgazm olmak için cinsel birleşme şart değildir.

70-80 yaşındaki insanlar, seksten, gençliğinde olduğu gibi aynı zevki alabilir mi?

Alabilirler. Hatta bazı gençlerden daha fazla zevk alabilirler. Yaş ilerledikçe uyarılma ve orgazm için daha uzun ve daha fazla uyarana ihtiyaç duyulur. Birbirini seven ve erotik ilgilerini kaybetmemiş çiftler, ilk gençliklerindeki aceleciliklerden, hızla orgazma gitme telaşının yarattığı cinsel birleşmeye ve orgazma yönelik kısıtlı ve hızlı sevişmelerden kurtulmuşlardır. Rahat rahat, uzun uzun birbirlerini sevebilir, uyarabilir ve zevk verebilirler. Bireyin yaşlanmaya tepkisi, cinsel yaşamının nasıl olacağının ana belirleyicilerinden biridir. Örneğin, menopozu takiben utanma hissettiği için seks isteğini kaybeden bir kadının esas nedeni, ön sevişme sırasındaki ıslanmanın azlığı olabilir. Tıpkı orta yaşlı bir erkeğin sertleşme ve boşalma için daha fazla uyarıya gereksinim duymasından utanabileceği gibi…

Kilo alımı, sarkmış göğüsler gibi fiziksel değişiklikler, ilgi çekiciliğin kaybı veya bireyin cazibesini yitirdiği ile ilgili düşünceler de, sekse ilgiyi azaltan nedenler olabilir. Ayrıca depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik bozukluklar daha sık görülebilir ve bunları tedavide kullanılan ilaçlar cinsel işlevi bozabilir. Bütün bunların yanında, “Seks, genç ve çekici insanların ayrıcalığıdır”, “Orta yaştan sonra cinsel performans genellikle durur, durmasa da anormaldir”, “Dede veya nine olduktan sonra seks çok ayıptır”, “70’inden sonra azanı teneşir paklar” gibi yanlış inanışlar da ileri yaşlarda insanları cesaretsizleştirmekte veya bazı yaş dönümlerinde ortaya çıkabilen yaşlılık korkuları cinsel yaşamı etkileyebilmektedir.

ELLE