Koronavirüse karşı müthiş öneri! Günde 3 tanesi ağızdaki virüsü yok ediyor

Fitoterapi Uzmanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, nar, zencefil ve zerdeçal ekstresi taşıyan pastilin ağızdaki koronavirüs mikrobunu etkisiz hale getirdiğini söyledi.

Koronavirüse karşı müthiş öneri! Günde 3 tanesi ağızdaki virüsü yok ediyor
A+ A-

Korona virüs salgını başta ülkemizde olmak üzere dünya genelinde can kayıplarına yol açmaya devam ederken, tıp alanındaki uzmanlar da hastalığa karşı çözüm önerisi geliştirmek için yoğun çaba sarf ediyor.

Anadolu Ajansı’nda yer alan habere göre Fitoterapi Uzmanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, korona virüse karşı boğaz pastilleri hakkında gerçekleştirilen bir araştırmanın detaylarını kamuoyu ile paylaştı.

“11 HASTADAN 10’UNDA BAŞARI SAĞLADI”

Milona’da pastilerle ilgili yapılan çalışmada olumlu sonuçlar alındığını belirten Yeşilada, “Covid pozitif hastalar için hasta-vaka tartışması oluyor. Bu çalışma, Covid pozitif bulunan ama semptom, belirti göstermeyenler üzerinde yapıldı. Çalışmada, nar, zencefil ve zerdeçal ekstresi taşıyan pastilden günde 3 tane uygulandığında, 11 hastadan 10'unda ağızdaki Covid mikrobunu tamamıyla giderdi. Çünkü bu Covid pozitif hastalarını tam bir pimi çekilmiş el bombasına benzetiyorum. Kendisinde bir şey yok ama herkese bu mikrobu bulaştırabiliyor. İşte bunları yok etmek lazım. Maske, mesafeyle giderilebilecek bir şey değil. Başka önlemler de almak lazım" dedi.

Erdem Yeşilada, pastillerin içeriğine ilişkin, şu bilgileri verdi:

"Bu pastiller bitkilerin özütlerinden oluşuyor. Nar meyvesini bütün kabuğuyla özel olarak ekstre ediyorlar. Zencefili ve zerdeçalı da ekstre ediyorlar. Bunların hepsinin alkolünü uçuruyorlar. Sonra bunları pastil haline getiriyorlar. Pastil, ağzın içerisindeki virüsleri ve diğer maddeleri tutsun diye Arap zamkıyla yapılıyor. Burada önerilen şey 1 saat hiçbir şey yiyip içmemek. Bir şey yiyip içersen mideye gider. Bunlar vücudun bağışıklık sistemini de geliştiriyor. Bu pastilleri herkes kullanabilir."

"PASTİL SAYESİNDE AĞIZDA TUTUNAMIYOR" 

Prof. Dr. Yeşilada, ağızdan giren virüsün ACE2 reseptörüne tutunduğunu aktararak, "Ondan sonra bizim kendi hücremizden besleniyor. Geliştikten sonra hücrenin içerisine giriyor ve hücre artık virüs üreten fabrika haline dönüşüyor ve bu virüsleri yaymaya başlıyor. İşte bu mekanizmayı hem bağlanmayı engelliyoruz hem de yeni gelişen virüslerin o hücreden ayrılarak diğer hücreleri enfekte etmesini önlüyoruz. İşte bu pastil de ağızda bir kalkan oluşturuyor ve virüs burada tutunamıyor" bilgisini verdi.

Virüsün giriş kapısının boğaz ve burun olduğunu aktaran Yeşilada, şu değerlendirmede bulundu:

"Mesela, bu sene meslektaşlarımız ifade ediyorlar, soğuk algınlığı şikayetleri de azaldı. Çünkü herkes korona virüs belasından korunuyor. Birbiriyle mümkün olduğunca temas etmiyor. Çünkü bu korona virüsün esasında her yıl karşılaştığımız soğuk algınlığı pandemisi içersinde yüzde 10'luk bir yeri vardı. Yani zaten korona virüs vardı ama başroldeki oyuncu influenza virüsüydü. Aşı ona karşı geliştirilmişti ama şimdi korona virüs başrol oyuncusu olunca bir şey yapamadık. Çünkü şimdiye kadar onu hiç dikkate almamışız."

Prof. Dr. Yeşilada, her hastalığın doğada bir karşılığı olduğunu, bunu bulmanın bilim adamlarına düştüğünü sözlerine ekledi.

AA