İsrail'den Sumud Filosu aktivistlerine kan donduran işkence ve tecavüz!
Küresel Sumud Filosu aktivistleri, İsrail güçleri tarafından maruz bırakıldıkları korkunç işkence ve cinsel istismar vakalarını anlattı. INS Nahshon gemisindeki karanlık konteynerlerde yaşanan olaylarda en az 15 cinsel istismar vakası kaydedilirken, onlarca eylemcinin kemikleri kırıldı.
Filistin'e yönelik ablukaya karşı uluslararası bir dayanışma sergilemek amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistleri, İsrail güçlerinin müdahalesi ve sonrasındaki gözaltı sürecinde yaşadıkları akılalmaz şiddet olaylarını tüm çıplaklığıyla dünya kamuoyuna duyurdu. Aktivistlerin "işkence gemisi" olarak tanımladığı ve ABD tarafından finanse edilip inşa edildiği belirtilen INS Nahshon adlı gemide yaşananlar, İsrail güvenlik güçlerinin sistematik şiddetini bir kez daha gözler önüne serdi.
"İsrail'e Hoş Geldiniz" Sesinin Ardından Gelen Şiddet
Gözaltına alınan aktivistler, İsrail ordusuna bağlı komandolar tarafından karartılmış özel konteynerlere kapatılarak ağır darplara maruz bırakıldı. Daha önceki filo görevlerinde de yer almış tecrübeli eylemcilerden Yassine Benjelloun, o karanlık anları şu tüyler ürpertici sözlerle aktardı: "Beni karanlık bir konteynere attılar. Aniden ‘İsrail'e hoş geldiniz' sesini duydum. Ardından darbeler almaya başladım. Önce başıma, sonra kaburgalarıma vurdular, yere düştüm ve tekmelendim. İnsanların çığlıklarını duydum, sonra bir anda o çığlıklar kesildi. Hiçbir şey göremiyordum."
15 Cinsel İstismar Vakası
Olayın sadece basit bir arbede veya gözaltı işleminden ibaret olmadığı, filonun resmi raporlarına yansıyan fiziksel hasarlar ve istismar iddialarıyla kanıtlanıyor. Yapılan açıklamalara göre; müdahale esnasında tecavüz ve silahla taciz de dahil olmak üzere en az 15 cinsel istismar vakası kaydedildi. Aktivistlerin yüzlerine, boyunlarına ve vücutlarına elektrik şoku verilirken, bazı eylemcilerin yakın mesafeden plastik mermilerle vurulduğu tespit edildi.
Gemideki eylemcilerden Veronica Otero, durumun ciddiyetini "Tek bir kişi bile zarar görmeden çıkmadı" sözleriyle özetliyor. Otero'nun aktardığına göre, aktivistlerde toplamda 36'dan fazla kemik kırığı oluştu; öyle ki kırık kaburgalar nedeniyle nefes alamayan eylemciler saatlerce acı içinde bekletildi.
Teşhir, Alay ve Avukat Hakkının Gasp Edilmesi
Olayın psikolojik şiddet boyutu da en az fiziksel şiddet kadar ağırdı. Aktivistler, teşhir amaçlı üst aramalarına maruz bırakıldıklarını, bu sırada fotoğraflarının çekildiğini ve İsrailli güvenlik güçlerinin kendileriyle gülerek dalga geçtiklerini belirtti. Serbest bırakıldıktan sonra Reuters'a konuşan İtalyan aktivist Luca Poggi, "Kıyafetlerimiz çıkarıldı, yerlerde sürüklendik. Çoğumuza elektrik şoku verildi ve en temel hakkımız olan avukata erişim hakkımız bile tanınmadı" ifadelerini kullandı.