İsrail'in alıkoyup işkence ettiği Sumud Filosu aktivistleri İstanbul'da
İsrail tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 18'i Türk vatandaşı olan 59 aktivist, İstanbul'a döndü. Aktivistler, sağlık muayenesi için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından el konulduktan sonra Yunanistan'ın Girit Adası'na çıkarılan Küresel Sumud Filosu aktivistleri, Türk Hava Yolları tarafından gerçekleştirilen özel uçuşla İstanbul'a getirildi.
Heraklion Havalimanı'ndan saat 20.30'da kalkan TK6934 sefer sayılı uçakta bulunan 18'i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 aktivist, 1 saat 15 dakika süren yolculuğun ardından 21.45'te İstanbul Havalimanı'na iniş yaptı. Türk vatandaşlarının yanı sıra 4 ABD, 5 Arjantin, 2 Avustralya, 1 Bahreyn, 2 Brezilya, 6 İngiltere, 1 Hollanda, 3 İspanya, 2 İtalya, 10 Malezya, 1 Meksika, 1 Pakistan, 1 Şili ve 2 Yeni Zelanda vatandaşının İstanbul'a getirildiği öğrenildi.
Uçakta yer alan 18'i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 aktivisti, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz ve Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe apronda güller ve Filistin kefiyeleriyle karşıladı.
'ULUSLARARASI SULARDA GEMİMİZDEN BİZİ ALABİLECEĞİNİ TAHMİN EDEMEDİK'
Aktivist Halil Erdoğmuş, "65 gemi ile yola çıktık. Yolculuğumuzun 4'üncü günüde akşam saat 12'ye doğru birden alarm verildi. Biz aslında dron saldırısı bekliyorduk. Ama birden yabancı askerler geldi. İsrail askerlerinin Avrupa'nın ortasında, uluslararası sularda bizim gemimizden bizi alabileceğini tahmin edemedik. Muhtemelen Avrupa bundan sonra daha dikkatli bir savunma mekanizması ve genişliği kurmak zorunda. Çünkü İsrail eğer Avrupa'nın ortasına kadar gelip, uluslararası sularda 50'den fazla milletteki insanı, teröristçe, korsan yaklaşımla teslim alabiliyorsa burada çok büyük sorun vardır. Bizi aldıkları andan itibaren onların belki inanışlarındaki gibi tüm arkadaşlarımıza hayvan muamelesi yaptılar. Bazı arkadaşlarımız çok büyük darp aldılar. O darplardan onların yüzlerine bakacak durumumuz yok. Onlardan iki tanesine gemide el konuldu. Şuan da onların hayatlarından endişeliyiz. Brezilyalı ve İspanyol iki arkadaşımıza el konuldu. Bizi daha sonra gemiyle 10-15 gün içerisinde hazırlanmış gemi hapishanesine koydular. Orada 3 tane konteynere tıktılar. Her tarafı ıslatmışlar, her tarafı sulamışlardı. Gece boyunca sabaha kadar titredik. Üzerimizde bizi koruyacak kıyafetimiz yoktu, birçok arkadaşımızın ayakkabısı yoktu. Sabaha kadar titredik" dedi.