Marmara Denizi'nde gizli tehlike: 95 futbol sahası büyüklüğünde hayalet ağ temizlendi
Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Marmara Denizi'nde son 10 yılda 95 futbol sahası (650 bin metrekare) büyüklüğünde hayalet ağ çıkardığını duyurdu. Dernek Başkanı Volkan Narcı, yüzlerce deniz canlısını tehdit eden ve mikroplastik olarak insan sağlığına dönen bu tehlikeye karşı yürütülen çalışmaları anlattı.
Marmara Denizi'nin derinliklerinde deniz yaşamını sessizce yok eden hayalet ağlara karşı yürütülen temizlik çalışmaları, karşı karşıya olduğumuz çevresel felaketin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Deniz Yaşamını Koruma Derneği Başkanı Volkan Narcı, son 10 yıllık periyotta Marmara'nın dibinden 650 bin metrekare –yaklaşık 95 futbol sahası– büyüklüğünde hayalet ağ çıkardıklarını açıkladı.
Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, derneğin 10 yıldır Marmara Denizi başta olmak üzere Türkiye’nin farklı denizlerinde yürüttüğü koruma çalışmalarını anlattı. Narcı, mercan restorasyonundan hayalet ağ temizliğine, deniz koruma alanlarından vatandaş bilimi uygulamalarına kadar birçok alandaki çalışmaların detaylarını anlattı.
'TÜRKİYE'DE İLK DEFA BİZİM YÜRÜTTÜĞÜMÜZ BİR ÇALIŞMA; 650 KÖK MERCANI DENİZ DİBİNE NAKLETTİK'
Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin Türkiye’de ilk kez mercan restorasyonu gerçekleştirdiğini dile getiren Narcı, "Deniz Yaşamını Koruma Derneği 11 yıldır Marmara özelinde ama tüm denizlerimizde faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu. Bizi biraz daha ayıran özellik şu, sahada aktif olarak onarıcı restorasyon yapan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Suyun altında mercan restorasyonları yapıyoruz ki Türkiye’de ilk defa bizim yürüttüğümüz bir çalışma. Bugüne kadar 650 kök mercanı deniz dibine naklettik ve onların tekrardan hayata tutunmalarını yüzde 80’in üzerinde bir başarıyla sağladık. Bu oldukça yüksek bir oran. Aynı zamanda Tavşan Adası'nda bakanlıklarımızla beraber Cumhurbaşkanlığı tarafından koruma altına alınmış bir denizel koruma alanımız var, biz 'Marine Project' diyoruz buraya. Deniz koruma alanları COP31 sürecinde de ülkemizin taraf olduğu 30x30 yani 2030 yılına kadar tüm dünyada yüzde 30 deniz kaynaklarının korunmasını gerektirecek olan bir taraf. Biz de bunun bir parçası, en azından Marmara Denizi'ndeki ilk koruma alanı ama farklı alanlarda da özellikle de COP31 artık Antalya'da yapılacak, Antalya'da da benzer uygulamaların yapılacağını düşünüyoruz zaten" diye konuştu.
'KORUMA ALANINI 7/24 İZLİYORUZ'
Koruma alanının 7 gün 24 saat kameralarla takip edildiğini ifade eden Narcı, "Aynı zamanda bu koruma alanını 7/24 su altında, suyun 28 metre altında ve karanın tepesinde kameralarla izliyoruz. Yaptığımız onarıcı restorasyonun sonuçlarını izleme şansımız oluyor ki, bu türlerde dünyada çok az yapılan bir çalışma ve biz bunu burada Türkiye'de, Marmara Denizi'nde başardık. Bizim için Marmara Denizi ve Tavşan Adası anneanne sandığı ve Marmara'nın kalbi. Çünkü biz kendi geleceğimiz, soluduğumuz üç nefesin ikisi denizden geliyor ve deniz bizim yaşam destek ünitemiz. Denizimizi, geleceğimizi ve doğamızı korumak için kamu kurumlarımızla, özel sektörle beraber vatandaş bilimiyle birlikte yapıyoruz" ifadelerini kullandı.