Marmara'da tedirgin eden hareketlilik: ''Önümüzdeki 7 güne dikkat''
Marmara Denizi'nde meydana gelen 3.5 büyüklüğünün altındaki mikro deprem kümeleri uzmanların yakın takibinde. Prof. Dr. Osman Bektaş, "Marmara konuşuyor" diyerek önümüzdeki 3-7 güne dikkat çekerken, beklenen büyük İstanbul depremi için "7'den büyük tek bir senaryoya mahkum değiliz, çoklu modeller tartışılmalı" uyarısında bulundu.
AFAD verilerine göre son günlerde Marmara Denizi'nin Orta Marmara Çukuru kesiminde, yerin 6-9 kilometre derinliğinde ve 3.5 büyüklüğünün altında mikro deprem kümeleri meydana gelmeye başladı. Gelişmeleri bilimsel açıdan değerlendiren Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, bu küçük sarsıntıların faydaki gerilimin dağıldığını gösterdiğini belirterek, sismik hareketliliğin önümüzdeki 3 ila 7 gün içinde 4'ten büyük bir deprem üretip üretmeyeceğinin kritik bir gösterge olacağını açıkladı.
"Marmara Konuşuyor": Önümüzdeki 7 Güne Dikkat
Marmara Denizi'nde ardı ardına yaşanan mikro ölçekli sarsıntılar, yer bilimcilerin radarında ilk sıraya yerleşti. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) eski öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından sismik aktiviteye dair önemli analizler paylaştı. Gelişmeleri "Marmara konuşuyor" başlığıyla yorumlayan uzman isim, bu tür mikro deprem kümelenmelerinin, fayın belirli kesimlerindeki gerilmenin küçük kırılmalarla yeniden dağıldığını işaret ettiğini belirtti.
Bu küçük sarsıntıların tek başına büyük ve yıkıcı bir depremin doğrudan habercisi olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Bektaş, yine de durumun Orta Marmara'nın güncel tektonik davranışını anlamak açısından yakından izlenmesi gerektiği uyarısında bulundu. Uzmana göre asıl kritik nokta; bu mikro kümelerin önümüzdeki 3 ila 7 gün içerisinde büyüklüğü 4'ü aşan yeni bir deprem üretip üretmeyeceği olacak.
"Büyük İstanbul Depremi İçin Tek Bir Senaryoya Mahkum Değiliz"
Prof. Dr. Bektaş'ın dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise beklenen büyük İstanbul depreminin olası senaryolarıydı. Kamuoyunda sıkça dile getirilen ve fayın "tam kilitli" olduğunu varsayan 7'den büyük tek bir deprem modelinin eksik olabileceğini savunan Bektaş, "Marmara'da deprem tehlikesi tek bir modele indirgenemez" dedi.
Doğu Marmara ve Adalar Fayı'nın tam kilitli olduğuna dair iddiaların kesin kanıtlanmış gerçekler değil, birer senaryo olduğunu belirten deneyimli jeolog, deniz tabanındaki kalın ve suya doygun sediman örtüsünün derinlerdeki ana fayın gerçek davranışını maskeliyor olabileceğini ifade etti. Bektaş sözlerini şöyle tamamladı: "Tekrarlayan depremlerin görülmemesi tek başına kilitlenme kanıtı olamaz. Fayın kilitli mi yoksa creep (yavaş ve sessiz kayma) mi yaptığını doğru yorumlamak, İstanbul'un sismik riskini ve üretebileceği maksimum deprem büyüklüğünü doğrudan etkiler. İstanbul için 7'den büyük tek deprem modeline sıkışmak yerine, çoklu modelleri tartışmalıyız."