Uzman isimden korkutan deprem uyarısı: Depremin etkisi 4 kat artıyor!
Bursa Teknik Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı ve ekibi, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgede yürüttükleri 3 yıllık titiz çalışmanın sonuçlarını açıklarken, Marmara Bölgesi için çarpıcı veriler paylaştı.
6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgede 3 yıl ekibi ile incelemelerde bulunan Bursa Teknik Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ın yanı sıra başta Hatay olmak üzere çevre illerdeki yapılarda oluşan hasarın nedenlerini araştırdı.
Prof. Dr. Avcı, hasarın fazla olduğu bölgelerde yumuşak veya sıvılaşabilir zeminin yapıda yıkıcı hasara yol açabileceğini gördü.
Bölgeden aldığı örnekler ve yaptığı incelemelerin ardından Marmara Bölgesi'ndeki 11 ilin çeşitli noktalarında zeminden aldığı örnekleri üniversitede incelemeye alan Prof. Dr. Avcı, "Kahramanmaraş'ta iki büyük deprem yaşanmasına rağmen en ağır yıkımın Hatay’da meydana geldiğini gördük. Sahada ve çeşitli komisyonlardaki görevlerimiz kapsamında yaptığımız incelemelerde, özellikle Hatay İskenderun bölgesinde zemin sıvılaşmasının etkili olduğunu ve bunun yapılarda ciddi hasara yol açtığını belirledik. Buradaki çalışmalarımız bize, zeminin deprem davranışı üzerindeki etkisini açık şekilde gösterdi" diye konuştu.
Türkiye'de alüvyon zeminlerin yaygın olduğunu belirlediklerini ifade eden Avcı, "Alüvyon zeminler nedeniyle depremlerde en büyük hasarın yumuşak, sıvılaşabilir zeminlerde oluştuğunu belirledik. Marmara Bölgesi'nde yaptığımız testlerde, bu zeminlerde belirgin bir zemin büyütme etkisi ve deprem sonrasında dayanım kaybı yaşanabildiğini tespit ettik. Yaptığımız analizler, olası bir Marmara depreminde zayıf zeminlerde hasarın çok daha fazla olacağını ve yumuşak zeminlerin deprem etkisini 3-4 kat artırabildiğini gösterdi. Bu nedenle, özellikle alüvyon zeminlerde zemin iyileştirmesinin yapılmasının ve zemin özelliklerinin doğru belirlenmesinin büyük önem taşıdığı sonucuna ulaştık" dedi.