Otelde çalışan bir aşçının şok itirafları

Otelde çalışan bir aşçının şok itirafları

Otelde çalışan bir aşçının şok itirafları


Her şey dahil otellerde çalışan bir aşçının itiraflarını eğer her şey dahil sistemin uygulandığı bir otelde tatil yapacaksanız kulak kabartmalısınız. Her şeyi peşinen kabul etmiş oluyorsunuz.
 

1/ 18
Otelde çalışan bir aşçının şok itirafları


Kırmızı et olarak genelde hindi eti kullanırız. Bu da yapısı gereği fazla süner. Ne kadar pişirirseniz pişirin elastiki bir yapısı vardır. Müşteriler genellikle çok az pişmesinden şikayetçidir.
 

2/ 18
Otelde çalışan bir aşçının şok itirafları


Balık olarak Alabalık ya da Kuzu Balığı vardır. Kuzu Balığı da tercihen tuzda pişmiş olarak verilir. Aslında tükettiğiniz şey, köpekbalığıdır. Ben hiç kuzu balığı pişirdiğimizi hatırlamıyorum. Tuzda pişirmemizin nedeni, lezzet farklılığını ortadan kaldırmaktır.
 

3/ 18
Otelde çalışan bir aşçının şok itirafları


Donmuş balıklarda genelde Sudak ve Kalamar kullanılır. Ahtapot, Ege Bölgesi’nde daha yoğundur. Tabii ki bunları biraya bastırıyoruz. -Bir gün akşam büfesinde kalan 50 – 60 kg. eti, tabii ki çöpe atmıyoruz. Bu, müsrifliktir. Stajyerlere sosu yıkatıyoruz ve başka bir sos ile bağlayarak ertesi gün büfeye sunuyoruz. Örneğin Demiglace sos ile pişmiş bir yemeğin etlerini alıp Hollandez sos ile tekrar büfeye sunuyoruz. Ama Hollandez sos öyle kolay değildir. Emeğe saygı lütfen…
 

4/ 18