Elektronik sigara ile sokakta, kafede, parkta vapur bacası gibi gezenlere müjde(!)
2000’li yılların başında geleneksel sigaraya "temiz ve güvenli bir alternatif" pazarlama ifadeleriyle sunulan elektronik sigaralar için beklenen kritik eşik aşıldı. Elektronik sigaraların uzun vadeli etkilerini ölçmek için gereken 20-30 yıllık süre doldu ve sonuçlar korkunç tahmini doğruladı...
Elektronik sigaraların 2000'li yılların başında geleneksel sigaraya göre daha temiz, daha az kokulu ve daha güvenli bir alternatif olarak pazarlandığını hatırlatan Prof. Dr. Özkaya, milyonlarca kişi tarafından hızla benimsendiğini söyledi. Kullanıcıların yıllardır "Zararı var mı, sigaraya göre daha mı zararsız" sorusunu yönelttiğini ifade eden Özkaya, "Biz her zaman bu tür ürünlerin zararlarının en az 20-30 yıllık kullanım sonrası ortaya çıkacağını söyledik. Bu süre doldu ve bilimsel veriler gelmeye başladı" diye konuştu.
100'den fazla bilimsel çalışmanın incelendiği kapsamlı analizlere dikkat çeken Özkaya, elektronik sigaraların özellikle temas ettiği akciğer ve ağız bölgelerinde kanser riskini artırabileceğine dair güçlü bulgular bulunduğunu belirtti. Uzun vadeli sonuçların henüz tam olarak ortaya çıkmadığını ancak erken uyarı işaretlerinin ciddi olduğunu vurguladı. Araştırmalarda insan, hayvan ve laboratuvar verilerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Özkaya, elektronik sigaraların içerdiği kimyasalların hücre düzeyinde zarara yol açtığının ortaya konulduğunu ifade etti.
Elektronik sigaraların DNA hasarı, oksidatif stres ve kronik iltihaplanma gibi kanser gelişiminde kritik rol oynayan üç temel mekanizmayı tetiklediğini belirten Özkaya, "Bu üç faktörün doğrudan kanser oluşumuna neden olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu.
2024 yılında yayımlanan bir çalışmaya da değinen Özkaya, hem geleneksel sigara hem de elektronik sigara kullanan bireylerde akciğer kanseri riskinin, sadece sigara içenlere göre dört kat daha fazla olduğunun bildirildiğini kaydetti.