Türkiye'nin nesli tehdit altındaki sevimli canlıları için alarm çanları çalıyor!
EKAD Kızılot Proje Koordinatörü Fatih Polat, Antalya'da yürüttüğü çalışmalarda kırmızı listede yer alan Nil kaplumbağalarının (Trionyx triunguis) yaşam alanlarını inceledi. Türkiye'de sayılarının 1000'in üzerinde olduğu tahmin edilen bu nadir tür; dere yataklarındaki betonlaşma, olta balıkçılığı ve turistlerin yanlış besleme alışkanlıkları nedeniyle yok olma tehlikesiyle. H
Türkiye'nin güney kıyılarında, tatlı suların Akdeniz'e döküldüğü noktalarda yaşayan ve 'Kırmızı Liste'de bulunan Nil kaplumbağalarının (Trionyx triunguis) geleceği ciddi bir insan ve yapılaşma baskısı altında.
Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) Kızılot Proje Koordinatörü Fatih Polat, 2018 yılından bu yana yürüttüğü kapsamlı araştırmalar sonucunda Antalya'da bu türe ait yeni ve kritik yuvalama alanları tespit etti. Ancak elde edilen sevindirici veriler, kaplumbağaları bekleyen ölümcül tehlikelerin gölgesinde kalıyor.
En son 2001 yılında yapılan çalışmalarda Türkiye genelindeki Nil kaplumbağası sayısının 1000'den az olduğu öngörülüyordu. Ancak Antalya bölgesindeki 20-25 derede yürütülen 8 yıllık son incelemelerde, her bir derede 50'nin üzerinde birey tespit edildi. Uzmanlar, gerçek popülasyonun 1000 bireyin çok üzerinde olduğunu düşünüyor. Türün yaşam döngüsünü en çok zorlayan unsurların başında, derelerin denize döküldüğü alanlardaki yoğun yapılaşma ve betonlaşma geliyor. Ayrıca pandemi sonrası popülerleşen amatör olta balıkçılığının verdiği zararlar, yuvalama alanları yok olan kaplumbağalar için büyük bir risk oluşturuyor.
Caretta carettalar ile karıştırılan ve sırtları yelpaze şeklinde deriyle kaplı olan yumuşak kabuklu Nil kaplumbağaları, özellikle Manavgat'taki oteller bölgesinde turistler tarafından elle besleniyor. Kahvaltıdan alınan simit, ekmek, yumurta ve beyaz peynir gibi doğal diyetlerinde olmayan besinler, türün genetik yapısında ve gelişiminde ciddi bozukluklara yol açıyor.