Emekli amirallerin gözaltı süresi uzatıldı

Avukat Celal Ülgen, yayımlanan 104 imzalı ‘Montrö bildirisi’ ardından gözaltına alınan 10 emekli amiralin gözaltı süresinin 4 gün daha uzatıldığını açıkladı.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne imza attığı gerekçesiyle 4 gündür gözaltında olan 10 emekli amiralin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı. Ayrıca emekli amiraller soruşturmasında gözaltına alınmayan 4 şüpheli de pazartesi ifadeye çağrıldı.

Gözaltı süresinin 4+4+4 şeklinde ilerlediği belirten Avukat Celal Ülgen, “Üçüncü dört günlük dilimi de kullanabilirler. Çünkü yaşları nedeniyle gözaltına alınmayan ifade vermeleri için çağırılan 4 emekli amiralin de ifadesi pazartesi günü alınacak. Bir günde hepsinin ifadelerini almak mümkün değil” dedi.

BirGün gazetesinden Gökay Başcan'ın haberine göre Ülgen, FETÖ’cülerin yargılanmaya başlandığı 2018 yılı temmuz ayında çıkan Terörle Mücadele Kanunu’nun geçici maddesine göre uzatıldığını belirtti. Söz konusu maddenin geçerliliği, 25 Temmuz 2022’de sona erecek.

Gözaltına alındığı tarihten itibaren delillerin toplanması ve işlemlerin başlanması gerektiğine dikkat çeken Ülgen, “Geçtiğimiz bu dört günde hiçbir iade alma girişeme olmamıştır. Bu şöyle bir çelişki yaratmaktadır. Elinizde yeterli delil bulunmuyorsa kuvvetli şüphe de bulunmamaktadır. O zaman neden gözaltı yapıldı. Elinizde delil var ise neden ifade alma işlemleri başlatılmadı?” diye sordu.

Ülgen, amirallerin imzaladığı bildiriye ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: “Bu duyuru tamamen yurtseverlik duygusu ile kaleme alınmış ve iki konuda ülkemizin yaşayacağı olası risklere işaret edilmiştir. ‘Aksi takdirde’ diye başlayan cümle bir tehdit ya da muhtıra değil tam tersine ulusça yaşayacağımız risk uyarısıdır. Bundan bir darbe çağrısı çıkarmak en azından Türkçe bilmemektir. Yani tarikatların TSK içinde zikir yapması idari soruşturmayı gerektirir ancak Emekli Amirallerin fikir beyan etmesi ise gözaltı gerektirir gibi bir absürtlüğü yaşıyoruz. Emekli askerler yurtsever ve Atatürkçü subaylardır. En önemli yönleri ülkemizin bağımsızlığından yana olmalarıdır. Bu nedenle Montrö konusunda Karadeniz ülkeleri ile yapılan işbirliğini bozacak ve bölgede çatışmayı gerektirecek olasılıklara peşinen karşı çıkmak gerektiği konusunda anti Amerikancı bir tavırları vardır. Bunun aksine bir imaj yaratmaya çalışmak ve onları Amerikancı askerler diye yaftalamak işin doğasına aykırıdır.”

 

Birgün