Airbnb evlerinde neler oluyor? Eski çalışanlardan korkunç iddialar

Dünya genelinde ev kiralama hizmeti veren Airbnb hakkında skandal iddialar ortaya atıldı. Eski Airbnb çalışanları, kiralanan evlerde yaşanan taciz, tecavüz ve şiddet olaylarını örtbas etmek için şirketin her yıl 50 milyon dolar harcadığını iddia etti.

Son 10 yılda küresel anlamda en büyük dijital şirketlerden biri haline gelen Airbnb'nin hakkında geçtiğimiz hafta bazı korkunç iddialar ortaya atıldı. Dünya genelinde 150 milyondan fazla kullanıcısı olan ve 2020 yılında pandeminin yarattığı seyahat engellerine rağmen 3,4 milyar dolar gelir elde eden şirket hakkındaki tecavüz haberleri kamuoyunu şoke etti.

Airbnb hakkındaki iddialar, Bloomberg haber ajansının araştırmasıyla ortaya döküldü. Ajansın aktardığına göre, şirket her yıl Airbnb aracılığıyla kiralanan evlerde yaşanan cinsel taciz, tecavüz, saldırı gibi şiddet olaylarını, iş mahkemeye gidip kamuoyuna duyurulmadan kapatabilmek için 50 milyon dolar harcıyor.

Haberde özellikle 29 yaşındaki Avustralyalı bir kadının yaşadığı korkunç bir olay öne çıktı.

YILBAŞI TATİLİ KABUSA DÖNÜŞTÜ

Bloomberg'e göre kadın ve arkadaşları 2015'te yeni yılı New York'ta karşılamak için, Airbnb üzerinden bir apartman dairesi tuttu. Times Meydanı yakınlarındaki bir binanın birinci katında bulunan daireyi kiralayan kişi anahtarları yakındaki 24 saat açık bir markete bıraktı. Kadınlar akşam saatlerinde anahtarları buradan alıp yeni yıl kutlamalarına gitti. Anahtarları alırken kadınlara kimlik sorulmadı.

Kadınlar yeni yıl kutlamalarındayken Junior Lee isimli 24 yaşındaki saldırgan eve girerek banyoya saklandı ve gece yarısından kısa süre sonra yanında arkadaşları olmadan eve dönen kadına mutfak bıçağıyla saldırıp tecavüz etti.

Lee, birkaç saat sonra New York polisi tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Bu sırada çantasından kadınların kaldığı dairenin anahtarları, bir bıçak ve kadınlardan birinin küpeleri çıktı. Lee'nin anahtarları nasıl elde ettiği netleştirilemedi.

AIRBNB HEMEN DEVREYE GİRDİ

Olaydan birkaç saat sonra Airbnb'nin "güvenlik ajanları" yerel polisle iletişime geçerek kadına destek vermeyi önerdi. Şirketin girişimleriyle kadın bir otele yerleştirildi. Ayrıca Airbnb, kadının annesini Avustralya'dan uçakla getirip tüm masraflarını karşıladı, anne kızın ülkelerine geri dönüş biletlerini de Airbnb aldı. Hatta kadının yaşadığı psikolojik travmayı atlatmak için yardım alacağı profesyonellerin ödemelerini yapmayı da teklif etti.

Zira geçmişte polis danışmanlığı yapan, şu an ise Airbnb'nin Küresel Politika ve İletişim biriminin yöneticisi olan Chris Lehane, olayın Airbnb'nin başının düzenleyici kuruluşlarla ve küçük ölçekli rakiplerle dertte olduğu bir dönemde, New York'taki faaliyetlerine zarar vereceğinden endişe etmişti.

Bloomberg'in haberine göre, olaydan iki yıl sonra Airbnb kadına 7 milyon dolar tazminat teklif etti. Bunun karşılığında kadın Airbnb'yi ve olayın yaşandığı apartman dairesinin sahibini suçlayamayacak, bu şahıslara dava açamayacaktı. Taraflar bu koşullarla anlaşma sağladı.

"SALDIRIYA UĞRAYANLAR ÖZGÜRCE KONUŞABİLİR"

Ancak Airbnb Sözcüsü Ben Breit, New York Post'a yaptığı açıklamada, "Cinsel saldırı vakalarında vardığımız anlaşmalar kapsamında, saldırıya uğrayan kişiler yaşadıkları hakkında özgürce konuşabilirler. Buna New York'taki olay da dahil" diye konuştu.

"Güvenlik ekibimiz saldırıya uğrayan kişiye korkunç olaydan sonra destek verebilmek için çok çabaladı" diyen Breit şöyle devam etti: "Saldırının ardından harekete geçip New York Emniyeti'ne ulaştık, soruşturmaya yardım etmek için destek olmayı önerdik. Kadını bir otele naklettik. Şirketimizin ve yöneticilerimizin önceliği saldırıya uğrayan kişiyi desteklemek ve travma yaşamış bir kişiye nazik davranmaktı."

YÜZDE 0,1 DEDİLER AMA O BİLE ÇOK

Bloomberg'e konuşan eski Airbnb çalışanlarına göre ise 7 milyon dolarlık bu anlaşma, buzdağının görünen kısmı. Şirket her yıl kiralanan evlerde yaşanan binlerce cinsel saldırı olayıyla alakalı suçlamalarla karşı karşıya kalıyor. Ancak maddi tazminat ödemelerinin yanı sıra zorunlu arabuluculuk maddeleri ve gizlilik sözleşmeleriyle işin mahkemeye gitmesinin önüne geçip olumsuz haberlerden kaçınıyor.

Bunun sonucunda düzenleyiciler, araştırmacılar ve kamuoyu, Airbnb'nin karıştığı güvenlik olaylarından habersiz kalırken, mahkemeler de kimin yasal olarak sorumlu tutulması gerektiğini belirleme fırsatını elde edemiyor.

Airbnb yetkililerinin Bloomberg'e yaptığı açıklamada, site üzerinden yapılan kiralamaların ancak yüzde 0,1'inde güvenlik sorunları yaşandığı, birçok tazminat ödemesinin mülke verilen hasarla ilgili olduğu ve milyon dolar düzeyindeki tazminat ödemelerinin "fazlasıyla nadir" olduğu belirtildi.

Bununla birlikte sadece 2020 yılında Airbnb üzerinden 193 milyon gecelik rezervasyon yapıldığı düşünüldüğünde bu 193 bin güvenlik olayı yaşandığı anlamına geliyor.

PARTİ EVLERİNDE KANLI OLAYLAR YAŞANDI

Airbnb ile alakalı son yıllarda basının gündemine gelmiş çok sayıda olay var. Bunlardan ilki 2011 yılında meydana geldi. O tarihte bir grup parti yapmak için kiraladıkları bir evi neredeyse yerle bir etmişti. 2019 yılında da ABD'nin Kaliforniya eyaletinin Orinda şehrinde Airbnb üzerinden kiralanan bir evde yapılan Cadılar Bayramı partisi sırasında düzenlenen silahlı saldırı sonucu 4 kişi hayatını kaybetmişti.

Bu olayların ardından şirket "parti evi" modelindeki kiralamaları engellemek ve hem ev sahiplerinin hem de kiracıların güvenliğini sağlamak için daha fazla çaba sarf etmek zorunda kaldı. Airbnb bu alanda başka bir kiralama şirketi olan Vrbo ile iş birliği yapıyor.

GÜVENLİK AJANLARI YAŞADIKLARINI ANLATTI

Mayıs 2020'de Airbnb CEO'su Brian Chesky'nin şirket çalışanlarının yüzde 25'inin işten çıkarıldığını duyurduğu bir görüntülü aramada gözyaşlarını tutamadığı öne sürülmüştü. Haberlerde işten çıkarılanların 25'inin güvenlik ajanı olduğu bilgisi de yer almıştı. Bloomberg'e göre, Chesky daha sonra bu kararını kısmen geri döndürerek, 25 kişiden 15'ini 1,5 kat maaşla geçici olarak yeniden işe aldı.

Eski Airbnb güvenlik ajanlarının bazıları, Bloomberg'le, şirkette çalışırken karşı karşıya kaldıkları korkunç olaylardan örnekler paylaştı. Bunlar arasında ev sahiplerinin evde insan bedeni parçaları ya da kan lekeleri bulması gibi gerilim fillerini aratmayan detaylar da var.

Bazı güvenlik ajanları da kimsenin bulunmadığı yerlerdeki kulübelerden kaçan ya da ev sahiplerinin saldırısına uğrayıp gardıroplarda saklanmak zorunda kalan konukları teselli etmek zorunda kaldıklarını belirtti. Hatta habere göre, bir seferinde bir ev sahibi, evini kiralayan konuğu, 7 yaşındaki kızının yanında çıplak halde yatarken yakaladı.

Bloomberg'in haberinde Airbnb'nin örtbas ettiği olaylar arasında cinsel saldırıların yanı sıra bir cinayet vakası olduğu da ifade edildi.

#METOO SONRASI GİZLİLİK SÖZLEŞMESİNE SON VERİLDİ

Habere göre şirket, taraflara gizlilik sözleşmesi imzalatma uygulamasına 2017 yılında son verdi. Zira 2017'de ortaya çıkan ve kısa sürede büyük ses getiren #MeToo hareketi sayesinde, gizlilik sözleşmelerinin cinsel saldırıya uğrayan kişileri susturmak için kullanılan bir mekanizma olduğu yaygın bir biçimde kabul edilir hale geldi.

Insider'a da konuşan sözcü Breit, şirketin bilgisi dahilinde 2017 öncesine ait herhangi bir cinsel saldırı anlaşması bulunmadığını belirtti. Ancak o tarihten önce gizlilik sözleşmesi uygulaması bulunması, gerçeğin çok daha farklı olabileceği şüphelerine neden oluyor.

ARABULUCUYA GİTMEK ZORUNLU

Airbnb'nin davalardan kaçınmak için kullandığı mekanizmalardan biri de kullanıcı sözleşmesinde yer alan zorunlu arabuluculuk maddesi. Bu madde sayesinde, ister ev sahibi olsun ister konuk, Airbnb kullanıcılarının şirkete dava açması yasak. Çünkü dava açıldığı anda iddianame ve kanıtlar kamuya açık hale geliyor.

Bunun yerine Airbnb kullanıcılarını arabuluculuk yoluna gitmeye zorluyor. Arabuluculuk sisteminde hakem olan kişinin finansmanı genellikle şirketler tarafından sağlandığından sonuçlar da şirketin yararına oluyor. Üstelik bu sistemde iddialar ve kanıtlar da gizli kalabiliyor.

Bu mekanizmanın sonucunda şirketin karşı karşıya kaldığı binlerce suçlamadan sadece bir tanesi mahkemeye taşındı. Bloomberg'in aktardığına göre, mahkeme, Airbnb'nin hakkında daha önce de cinsel saldırı suçlamaları gündeme gelmiş ev sahibi hakkında yeterince geçmiş araştırması yapmadığı gerekçesiyle davanın görülmesine karar verdi.

ÜST DÜZEY SİYASETÇİLER AIRBNB'YE KATILDI

Airbnb ayrıca bünyesine kattığı birçok tanınmış siyasi sayesinde de yaşanan olayların yaratacağı halkla ilişkiler skandallarından kaçınabiliyor. Bunların arasında yukarıda adı geçen Lehane'in yanı sıra Clinton döneminde Beyaz Saray Sözcüsü olarak görev yapmış Nick Shapiro da bulunuyor. Shapiro aynı zamanda Barack Obama döneminde Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak hizmet vermiş ve CIA'de üst düzey görevlerde yer almıştı.

Shapiro, Bloomberg'e yaptığı açıklamada, New York'taki tecavüz olayıyla ilgili olarak "[CIA'i kastederek] Langley'deki ve Beyaz Saray'ın durum odasında korkunç olaylarla karşı karşıya olduğum zamanlardaki gibi hissettim" diye konuştu.

Airbnb geçen yıl Aralık ayında 109 milyar doların üzerinde bir piyasa değeriyle halka açılmadan önce yayımlanan rehberinde, ABD'deki tüm kullanıcılar hakkında internet üzerinden geçmiş kontrolleri yapıldığına dair bir madde yer alıyor. Rehberde, "Bazı durumlarda bu kontrolleri periyodik olarak sonradan da yapabiliyoruz. Ayrıca ilk işlemin ardından Hindistan'da da ev sahiplerinin geçmişlerini kontrol ediyoruz. Tüm tarafların güvenliği için bütün ev sahiplerinin ve misafirlerin belli başlı düzenleme, terör ve yaptırım listelerinde olup olmadığını kontrol ediyoruz" deniyor.

BÜYÜK KÜÇÜK TÜM SİTELERE YARIYOR

Bloomberg'e göre, Airbnb'nin yaptığı anlaşmalarla yargı süreçlerine engel olması sadece Airbnb'ye değil, genel olarak tüm kısa süreli kiralama sitelerine yarıyor. Zira bu tür sitelerin kiracıların ve ev sahiplerinin yaşadığı olumsuzluklarda ne zaman ve ne derece sorumluluk sahibi olduğunu belirleyecek bir emsal oluşmuyor.

Şirketten Haziran ayı başlarında yapılan açıklamada, Airbnb ve benzer platformlarda kısa süreli kiralama yapan kişilerin resmi kurumlardan bir kayıt numarası alması çağrılarına destek geldi. Açıklamada, "Böylece hem yerel yetkililerin, bölgedeki kiralık evlerde yaşanan sorunları platformlara bildirmesi kolaylaşır, hem de platformlar bir sitede engellenince başka bir sitede hesap açan kötü failleri uzaklaştırabilir" ifadeleri kullanıldı.

Son yıllarda özellikle ABD'de birçok şehirde Airbnb ve rakiplerinin operasyonlarını düzenleyen bazı kurallar gündeme geldi. Airbnb de kullanıcılarının güvenliğini sağlamak için bazı girişimlerde bulundu. Ancak Bloomberg'e göre Uber, Lyft ve diğer platform şirketleri hızla büyüdükleri dönemde kontrolleri bir kenara attı. Buradan doğan güvenlik sorunlarının boyutları halen kamuoyunda tam olarak anlaşılabilmiş değil. Bu da düzenleyicilerin geride kalması anlamına geliyor.

Sonraki Haber