Asrın felaketinin mali boyutu için kara tablo

Kahramanmaraşlı meydana gelen ve 10 ilimizi yerle bir edip binlerce canın yitirilmesine yol açan iki depremin ortaya çıkardığı maliyetle ilgili ekonomistlerden ağızları açık bırakan bir tahmin geldi.

Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık depremler, Türkiye’yi derinden sarstı. Şu ana kadarki can kaybı sayısı, 17 Ağustos 1999 depreminde yaşamını yitiren yurttaşların sayısını bile geçti.

Bu söz konusu deprem çok büyük maddi ve manevi bir kayba sebebiyet verdi. Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Malatya, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kilis, Osmaniye deprem felaketinden en çok etkilenen illerden oldu.

Konuyla ilgili  Ercan Türkan deprem felaketinin en çok etkilediği 10 ildeki ekonomik aktivitenin büyüklüğü ve yapısı ile ilgili göstergeleri  “DEPREM BÖLGESİNİN EKONOMİK GÖSTERGELERİ VE ÜLKE EKONOMİSİNE KATKILARI” başlıklı analizde paylaştı.

Yukarıda  özetlenen  ekonomik  büyüklük  ve  yapısal  özelliklerin  detaylarına,  ekli  tablodan  erişmek mümkündür.

Türkan bu tablodan hareketle yapılabilecek ana tespitleri şöyle sıraladı:

a. Depremden en çok etkilenen 10 ilin toplam nüfusu 13,4 milyon kişi olup, ülke nüfusu içindeki payı yüzde 15,7`dir.
b. GSYİH`nın yüzde 9,3`ü bölgede yaratılmaktadır. Başat sektör tarım olmakla birlikte, imalat sanayi de önemli bir yer tutmaktadır.
c. Girişim ve mükellef sayıları içinde bölgenin payı yüzde 11 civarındadır.
d. Tarımsal üretim içerisinde bölgenin rolü önemli olup, göreli payı işlenen tarım alanı açısından yüzde 14,5`dir. e. İhracat ağırlığı yüzde 8,5`dir.
f. Bölgede aktif sigortalı çalışanların payı yüzde 11,7`dir.
g. Bölgenin bütçe gelirlerine katkısı yüzde 4,7 seviyesindedir.
h. Tekstil ve metal sektörleri kredilerde öne çıkan sektörler olup, toplam nakdi kredilerin payı yüzde 9,0 civarındadır. Bölgede kredilerin içsel dağılımı, bölgenin hangi ekonomik aktivitelerde yoğunlaştığını göstermesi açısından da önemli ipuçları vermektedir.
i. Otomobillerin yüzde 10,2`si, motorlu kara taşıtlarının yüzde 11,9`u bölgeye kayıtlıdır.
j. Tasarruf mevduatının yüzde 6`sı, ticari ve diğer mevduatların yüzde 4,2`si bölgedeki tasarruf sahipleri ve şirketlere aittir.   

EKONOMİSTLERDEN DEPREM FELAKETİNİN EKONOMİYE FATURASI

AK Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk etapta deprem nedeniyle acil yardım için 100 milyar TL’lik kaynağın kurumlara tahsis edildiğini söyledi.

Reuters’ın tahminine göre, hesaplamalarına başvurduğu toplam üç ekonomist depremin GSYH’ye etkisini 0.6 ila 2 puan arasında kayıp olarak aktardı. Ekonomistler üretimin yüzde 50 oranında aksadığı ve bu düşüşün 6-12 ay gibi bir sürede telafi edildiği bir senaryoyu baz alıyor. Bir yetkili de bu yıl büyümenin ilk tahminlerden deprem nedeniyle 1-2 puan aşağıda kalabileceğini söyledi.

Bloomberg ekonomisti Selva Bahar Baziki ise şu yorumu kalem aldı:

“Bir önceki büyük depremle karşılaştırarak pazartesi günkü depremlerde kamu harcamalarının GSYİH’nın yüzde 5,5’ine eşdeğer olabileceğine dair ilk kaba bir tahminde bulunuyoruz. Muhtemel bir hükümet destekli kredi planı daha yüksek bir sayıya neden olabilir…. Depremlerin göreceli büyüklüğü ve bölgenin ekonomisini hesaba katarsak, pazartesi günkü felaketle ilgili olası kamu harcamalarını kısa vadede GSYİH’nın kabaca yüzde 2,6’sına denk getiriyor…. Konut inşaatı da dahil olmak üzere uzun vadeli bir bakış açısıyla, Van depremine yönelik kamu harcamalarını Türkiye GSYİH’sının yaklaşık yüzde 0,3’üne taşımıştı. Aynı ölçeklendirme sisteminin uygulanması, pazartesi günkü felaket için yapılan harcamaların GSYİH’nın yaklaşık yüzde 5,5’ine ulaşabileceğini gösteriyor. Yeniden inşa zaman aldığı için maliyetler muhtemelen iki yıla yayılacak.”

Fitch Ratings ise “Sahada durum gelişirken, ekonomik kayıpları tahmin etmek zor, ancak 2 milyar doları aşması muhtemel görünüyor ve zamanla 4 milyar dolara veya daha fazlasına ulaşabilir” açıklamasında bulundu.

Ekonomist Atilla Yeşilada ise Paraanaliz’de yorumunu şu şekilde aktardı:

‘KAMUNUN GÜCÜ SADECE KENDİNE AİT ALTYAPI TAMIRİNE YETER, O DA BELKİ’

“Çarşamba akşamı IFC yöneticileri ile yaptığım sanal görüşmede, bir uzman Gelişmekte Olan Ülkeler’de böyle depremlerin uzun vadeli eğilim büyümeyi 1-1.5 puan aşağı çektiği görüşünü paylaştı.  Neden böyle oluyor?  Çünkü üretmek için sermaye lazım. Nedir sermaye?  Deprem bölgesinde 2 tür sermaye var. İlki duran varlıklar. Yani, konutlar, ticari binalar, ekipman, makina ve ölçülmesi zor “fiziksel teknoloji”, yani bilgisayara yüklediğin yazılım.  Duran varlık olarak tarımda kullanılan arazi, makina ve hayvan sayısı gibi kalemler çok önemli. İkinci tür servet finansal varlıklar.  Şimdi ikinci tür servet birinci tür servetteki kaybı tazmin ve tamirde kullanılacak. Kamunun gücü sadece kendine ait altyapı tamirine yeter, o da belki. Özel sektör biraz sigorta tahsil eder, ama servet kaybının yüzde 90’nı kendi imkânlarıyla tamir edecek. Öyle bir servet yok ki o bölgede.

‘GSYİH kaybı önemli olmayabilir ama…’

Kısa vadeli bakış açısından GSYİH kaybı önemli olmayabilir ama bölge tarımda çok önemli rol oynuyor. Bu kentlerden pazara giren tarımsal mahsulün azalması ya da gecikmesi gıda enflasyonuna kötü vurur derim.

Dış dengede kayda değer bir değişim beklemiyorum. Bölgenin ihracat katkısı küçümsenemez, deprem yardımları nedeniyle ithalat da artacak. Fakat, bölgede enerji tüketimi ve lüks ürün talebi azalacağı için ithalat da gerileyebilir.”

Sonraki Haber