Sendikaların 2020 yılı asgari ücret talebi belli oldu

Hükümet ile işçi sendikaları arasındaki 2020 yılı asgari ücret pazarlığında, sendikaların hükümetten talep ettiği asgari ücret bedeli belli oldu. Sendikalar 558 TL zamla 2 bin 578 TL istedi.

Her sene olduğu gibi bu sene de Aralık ayında işçiler ve hükümet arasındaki asgari ücret zammı pazarlıkları için kritik günler yaşanıyor.

Türk-İş bu yıl, Hak-İş ve DİSK ile birlikte hareket edip, ortak bir rakam açıklama kararı almıştı.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, asgari ücrette zam pazarlığı başlamadan önce, 2 bin 578 liranın altında bir miktarın pazarlığını yapmayacaklarını söylemişti.

Türk-İş bu yıl, Hak-İş ve DİSK bugün düzenledikleri ortak basın toplantısında 2020 yılı için en az 558 TL zam beklediklerini belirterek hükümetten asgari ücretin 2020 yılı için en düşük 2.578 TL olmasını istedi.

TÜİK'İN ASGARİ ÜCRET ÖNERİSİ OLAY OLMUŞTU

TÜİK hafif iş kolu için 1.940 TL, orta iş kolu için 2.086 TL, ağır iş kolu içinse 2.331 TL asgari ücret önerdi. TÜİK'e göre ağır statüdeki bir işçinin geçim maliyeti yıllık yüzde 5.4 arttı. 2019 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 12 seviyesinde. TÜİK’in asgari ücret önerisi geçen yıl ağır işler için 2 bin 213 TL, orta işler için bin 978,80 TL ve hafif işler için bin 841.40 TL olmuştu. TÜİK’e göre ağır statüdeki bir işçinin geçim maliyeti yıllık yüzde 5.4 arttı.

TİSK DESTEKLERDE, TÜRK-İŞ 2 BİN 578 LİRADA ISRARCI

Üçüncü toplantı öncesi, komisyonun işçi ve işveren taraflarının talepleri netlik kazandı. Türk-İş, bir kişinin yaşam maliyeti olarak belirlenen 2 bin 578 liranın altındaki rakamı müzakere etmeme kararı aldı. Önceki yıllardan farklı olarak asgari ücret konusunda Hak-İş ve DİSK ile görüş alışverişinde bulunan Türk-İş, iki konfederasyonu da sürecin her aşamasında bilgilendirdi. Henüz bir rakam paylaşmayan TİSK ise TÜİK'in, salt gıda harcaması hesaplamasından yola çıkıp Komisyona bir rakam sunmasını karşı çıkarak, asgari ücret tespitinde iş gücü maliyetlerinin, rekabet gücünün, yatırımların, hedef işsizlik ve hedef enflasyonun hep birlikte dikkate alınması gerektiği görüşünde.

İşverenlere verilen asgari ücret desteğinin 2020'de 200 liraya yükseltilip tüm işletmeleri eşit kapsayacak şekilde devam etmesini isteyen TİSK, yüzde 2 olan İşsizlik Sigortası İşveren Payı'nın 2020'de alınmamasını, yüzde 5 olan SGK İşveren Desteği'nin yüzde 6'ya yükseltilmesini, bunun toplu iş sözleşmeli iş yerlerinde yüzde 7 olarak uygulanmasını talep ediyor.

TOPLANTILARDA NELER OLMUŞTU?

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndaki ilk toplantıda Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, tarafların bakış açısını dikkate alarak ortak bir noktada buluşmak istediklerini belirterek, “Komisyonda tıpkı geçtiğimiz yıl olduğu gibi asgari ücretin tüm tarafların uzlaşısı ile tespit edilmesini canı gönülden diliyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

İşçi ve işveren temsilcileri de toplantıda görüş ve taleplerini dile getirmişti. Türk-İş’in ev sahipliğindeki ikinci toplantıda da Hazine ve Maliye ile Ticaret bakanlıkları ve TÜİK temsilcileri, ekonomik veri ve raporları sunmuştu.

TÜRK-İŞ Genel Merkezi’nde yapılan açıklamada Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışmalarını değerlendirildi. TÜRK-İŞ Genel Sekreteri Nazmi Irgat, “Asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir ücret olmalıdır. Asgari ücret görüşmeleri devam ediyor. Gelişmeler iyimser olmamıza neden olmuyor. Resmi enflasyon ve hissedilen enflasyon arasındaki fark açılmıştır” dedi.

'İŞÇİDEN FEDAKARLIK BEKLENMESİN İSTİYORUZ'

“Her zaman olduğu gibi yine işçiden fedakarlık beklenmesin istiyoruz. Talebimiz işçilerin beklentilerine uygun bir beklentinin kabul edilmesini talep ediyoruz” diyen Irgat, TÜRK-İŞ dışındaki her iki konfederasyonun da 2 bin 578 TL’nin altındaki hiçbir rakamı kabul etmeyeceğini söyledi.

Açıklamanın ardından konfederasyon temsilcileri sorulara yanıt verdi. “Maalesef gelişmelerden iyimser olamıyoruz dediniz. Hükümetin teklifi ne kadar?” sorusuna Irgat, “24 ya da 25 Aralık’ta bakanın durumuna göre görüşeceğiz. Şu an TÜİK verileri nedeniyle iyimser olamıyoruz. İşverenin net bir rakamı yok. Bize 2 bin 378 TL de teklif edilmedi” dedi.

HAK-İŞ: 2 BİN 578 SINIR

“2 bin 578 lira altında bir rakam gelirse sokağında kapsayan ortak bir tavır olacak mı?” sorusuna ise Irgat, “Elbette olacak. Katılmayacağımızı deklare ediyoruz” yanıtını verdi.

“HAK-İŞ asgari ücretin ne kadar olmasını talep ediyor?” sorusuna yanıt veren HAK-İŞ Genel Sekreteri Osman Yaldız, “Biz bu anlaşmamızda ilkesel olarak asgari ücretin bir konsepte dayanması gerektiğini belirtiyoruz. İkinci anlaştığımız konu 2 bin 578’in bir sınır olduğunu bunun üzerinde olması gerektiği. 2 bin 578’in asgari sınır olarak belirlenmesini destekliyoruz” dedi.

DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün ise konfederasyonun açıkladığı 3 bin 200 TL’nin geçerli olduğunu alt sınırın ise 2 bin 578 TL olduğunu söyledi.

Üç konfederasyonun, “Asgari ücret insan onuruna yaraşır bir ücret olmalı” başlığıyla yayınladıkları açıklamanın satır başları ise şu şekilde:

SOSYAL HAK

Üç İşçi Konfederasyonu “insan onuruna yaraşır bir asgari ücret” belirlenmesi taleplerini bir araya gelerek ortaklaştırmıştır. Özellikle sendikasız işçilerin önemli bir bölümünün temel sorunu olan düşük asgari ücretin, belirlediğimiz ve savunduğumuz ilkeler doğrultusunda karara bağlanması büyük önem taşımaktadır. Asgari ücret konusuna önem verilmesinin nedeni, ücret hakkının, temel insan haklarının güvencesi altında bir “sosyal hak” niteliğini taşıması, yalnızca sendikalı işçilerin değil ve fakat aynı zamanda, yaşamını aldığı ücretle sürdüren herkesin temsilcisi olmamızdandır.

ASGARİ ÜCRET PAZARLIK ÜCRETİ DEĞİLDİR

Asgari ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak, bilimsel, objektif yöntemler ve güvenilir verilerle tespit edilen taban ücreti olmalıdır. Asgari ücret bir pazarlık ücreti değildir. Asgari, ücretin belirlenmesi çalışmalarında göz önünde tutulması gereken öncelikli husus, çalışanların karşı karşıya bulundukları geçim koşullarıdır.

YOKSULLUK ÜCRETİ DÜZEYİNDE OLMAMALI

Siyasal iktidarın, işverenle birlikte, “ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum” gerekçesiyle daha düşük bir asgari ücret tutarını belirlemesi kabul edilemez. Asgari ücret, daha belirlendiği andan itibaren yetersiz, çelişkili ve tutarsız, insanca bir yaşama düzeyi sağlamaktan uzak “yoksulluk ücreti” düzeyinde olmamalıdır.

ÇALIŞANLAR FEDAKARLIĞA ZORLANMAMALI

Özellikle asgari ücretli çalışanlar artık daha fazla fedakarlığa zorlanmamalıdır. Türkiye’nin rekabet şartlarını düşük ücret politikasıyla sağlamak doğrultusunda bir anlayışı olmamalıdır. Bugün ülkemizdeki asgari ücret düzeyi çoğu AB üyesi ülkelerde geçerli olanın çok gerisindedir. Demokrasinin, işçi hak ve özgürlüklerinin, sosyal koruma uygulamalarının olmadığı, tartışma konusu edildiği ülkelerde uygulanan ücret politikalarını ve asgari ücret düzeyini örnek alan yaklaşımlar ortaya konulmamalıdır.

İşsizlik, ülkemizin ekonomik ve sosyal gündeminde ağırlıklı olarak yer alan yakıcı bir sorundur. İşsizliğin azaltılmasında en etkili çözüm sadece ekonominin büyümesi değil, yeni yatırımların yapılması, yeni iş alanlarının açılmasıdır. Kalıcı büyüme ancak yeni yatırımlarla mümkündür. Bugün ücretliler üzerinde taşınmaz boyutlarda vergi yükü bulunmaktadır. Aynı şekilde, sosyal güvenlik için kesilen prim asgari ücretli için yüksektir ve mutlaka devletin, sosyal devlet olma gereğinin bir sonucu olarak daha fazla katkısı gerekmektedir.

KOMİSYONUN İLKELERİ

İşçi temsilcileri, “insan onuruna yakışır” bir düzeyde asgari ücret belirlenebilmesi için, Komisyon çalışmaları sırasında temel alınması gereken ilkeleri aşağıdaki biçimiyle savunmaktadır:
Asgari ücretin saptanmasında Anayasa’da yer alan “geçim şartları” yaklaşımına öncelikle uyulmalıdır. Günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre işçinin ve ailesinin insanca yaşamasını mümkün kılacak ve insanlık onuruyla bağdaşacak bir tutarda olmalıdır.

Asgari ücret belirlenirken, işçinin ve ailesinin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için bilimsel olarak belirlenmiş harcama kalıbı esas alınmalı ve hesaplamalar buna göre yapılmalıdır. Asgari ücret Asgari Geçim İndirimi (AGİ) hariç ve net olarak açıklanmalıdır. Bu ücretten yapılacak vergi, sosyal güvenlik vb. kesintiler net tutarın üzerine ilave edilmelidir. Yıl içerisinde açıklanan bu net ücretin altına düşülmemelidir.
Ücretlerin asgari ücrete tekabül eden kısım vergiden muaf olmalıdır. Asgari ücret sonrası ilk vergi basamağı için uygulanacak oran yüzde 10 olmalıdır.

Asgari ücret, sanayi/tarım ve yaş, cinsiyet ayırımı yapılmadan yine ulusal düzeyde tek olarak ve yıllık belirlenmelidir. • Asgari ücret, ekonomik ölçülerin ötesinde sosyal bir ücret olarak kabul edilmeli ve bu özelliği temel alınarak belirlenmelidir. İşçilerin arasında nitelik, kıdem, işin mahiyeti gibi ekonomik amaçlı değerlendirmelerin tümünden bağımsız olarak ele alınmalıdır.

“Sosyal Devlet” ilkesi gereği “aile yardımı” çalışmayan eş için uygulamaya konulmalıdır.
Devlet çalışanlar arasında ayrım yapmamalı, kamuda geçerli en düşük aylık tutarını asgari ücret belirlenirken de dikkate almalıdır.

Asgari ücret teşviki, sendikal örgütlenmenin olduğu işyerleri için uygulanmalıdır.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) ve Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş), görüşmeleri süren asgari ücret ile ilgili ortak bir rakam belirleyeceklerini açıklamıştı.

Asgari ücrette yine kriz çıktı! İşçilerden DİSK'e çok sert tepki!

Asgari ücret zammı için kritik rakam açıklandı !

Patronlar da asgari ücret teklifini açıkladı!

Sonraki Haber