Donald Trump markası için başvuru yapmış !

Kırıkkaleli Mustafa Akyürek'in, ABD'nin 45'inci başkanı Donald Trump için 5 ay önce marka tescil başvurusunda bulunduğu ortaya çıktı.

Tüm dünyanın nefesini tutarak beklediği sonuç kısa süre önce belli oldu. Donald Trump ABD’nin 45’inci başkanı oldu. Seçimin kazananı ABD’de Trump olurken, Türkiye’de ise Kırıkkaleli Mustafa Akyürek (33) olacak gibi. Akyürek, bundan 5 ay kadar önce ‘Donald Trump’ için marka tescil başvurusunda bulunan tek isim olarak kayıtlara girdi.

“Emlak milyarderi” olarak da anılan Trump’un zaferi kuşkusuz tüm dünya tarafından yakından izleniyor. Sonuçlar Türkiye tarafından da yakından izlenirken, bu sonucun Kırıkkaleli Mustafa Akyürek için ayrı bir önemi olduğu kuşkusuz.

5 AY ÖNCE BAŞVURDU

Hürriyet'ten Dinçer Gökçe'nin haberine göre; Türk Patent Enstitüsü verilerine göre gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren Akyürek 22 Haziran 2016’da marka tescil başvurusunda bulundu. Başvuru ‘Donald Trump’ markası için yapıldı. Marka tescilinin ‘Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri’ alanında yapılması istendi.
TPE başvuruyu inceledi. 22 Haziran günü, başvuruyu, ‘şekli ve uzman benzerlik’ alanında inceledi.

TPE İLAN ETTİ

22 Temmuz’da da başvurunun ilan edilmesine karar verildi. TPE kararına göre, ilan tarihinden itibaren 3 ay içerisinde bir itiraz gelmemesi halinde, başvuru tescil edilmek üzere belgelendirme servisine gönderilecek.
Mustafa Akyürek'in çok sayıda marka başvurusunun olduğu anlaşıldı.

ŞİRKETİ İTİRAZ ETTİ
Edilen bilgiye göre başvuruya bir itiraz geldi. İtirazın, Trump’ın ABD’deki şirketinden geldiği öğrenildi. TPE’nin gelen itiraz sonrası nasıl bir karar vereceği merak konusu. Mustafa Akyürek, konu ile ilgili görüş bildirmek istemediğini kaydetti.

ARKADAŞI FİKİR VERDİ
Akyürek’in, farklı bir çok marka için başvurusunun olduğu anlaşıldı. ‘Donald Trump’ için başvuru fikrinin ise Akyürek’in bir arkadaşından çıktığı öğrenildi.

TÜRKİYE'DEKİ AVUKATI AÇIKLAMA YAPTI

Konu ile ilgili ilk açıklama ise Donald Trump'ın Türkiye'deki avukatlarından Ufuk Sezekkaplan'dan geldi.  "Donald Trump marka haklarını geçmişte kendi adına tescil ettirmişti ancak ABD başkan adaylığı sürecinde dünya üzerindeki tüm markalarını, adına kurulan DTTM Operations LLC şirketine devretti Türkiye’de de bu devir işlemini bu yılın Haziran ayında gerçekleştirdik" diyen Sezekkaplan şunları kaydetti: "Yerel bir kişinin bu gibi spekülatif başvurularını haklı bulmamakla birlikte, kızamıyorum. Kişisel olarak üzüldüğüm nokta, Türk Patent Enstitüsü gibi, kuruluş amacı gerçek hak sahibini korumak olan bir kurumun, üstelik uzmanları ve idari kadrosu ile tanınmış markalar hakkında ciddi eğitimler aldıkları halde, bu nitelikteki spekülatif başvuruları ivedilikle ve ciddi inceleme yapmadan kabul etmeleri. 

İKİ AMAÇLA YAPILAN BAŞVURULAR

Maalesef bu konuda çok fazla olumsuz örnekler var. Bugün sokaktaki bir çocuğumuza sorsanız, Trump ismini, Instagram markasını veya Boeing uçak firmasını bilir. Oysa ülkemizde Boeing bir ayakkabı markası olarak veya bir şekerleme markası olarak farklı kişilere tescilli durumda.

Bu tür başvurular iki amaçla yapılıyor: İlki, başvuru sahibi, tanınmış bir markadan veya şöhret olmuş kişinin isminden yararlanmak istiyor. Bunlar bulundukları ortamda bu tanınmış isimden yararlanmak istiyorlar.

Ama ikincisi ve daha kötüsü, ülkemizde henüz yatırım yapmamış ve markasını tescil ettirmemiş uluslararası firmaların markalarını, onlardan habersiz tescil ettirip, onların Türkiye yatırımını engellemek şeklinde tezahür edeni.

Burada yöntem, Türkiye’ye yatırım yapan firmanın karşısına çıkıp marka haklarını kullandırmamakla tehdit etmek ve ondan bedel istemek şeklinde. Biz bunlara “manipülatif marka” başvuruları diyoruz. Ancak bunun ülkemize yararı değil ağır zararları var.

DAVA 4 YIL SÜRÜNCE YATIRIMCI VAZGEÇİYOR

Somut bir örnek vermem gerekirse, bir uluslararası bir kahve zinciri bundan 3 yıl önce ülkemizde yatırım yapmak istedi ve marka başvurusu için bizden destek istedi. TPE kayıtlarını incelediğimizde, müvekkil kahve markasının kaligrafisi, rengi, yazım biçim dahil herşeyi ile bir tekstil firması tarafından 2006 yılında tescil edildiğini öğrendik. Bu markanın iptali için dava açtık, yerel mahkemede kazandık. Ancak temyiz süreçleri ile birlikte böyle bir dava 4 yıl sürüyor. Bu süre zarfında markası tescil edilemeyen uluslararası yatırımcı bıkıyor, ilgisini kaybediyor ve pazardan vazgeçiyor. Bu da belki onlarca ailenin istihdamdan fayda sağlamasını engelliyor.

Bu çerçevede bizim beklentimiz bu başvuruların önlenmesinden ziyade (bu gerçekçi olmaz) gerçek marka hak sahiplerinin haklarını gözeten objektif değerlendirmeler yapılması. Bu da Türk Patent Enstitüsü kurumunun sorumluluğu altındadır. Zira basit bir haksız marka başvurusu, milyonlarca dolarlık yatırımın ülkemize girememesine sebeple olmaktadır."

Sonraki Haber