Dünya Turizm Forumu

Denizbank Genel Müdürü Ateş:- "Turizmin bu yıl içinde bankacılık sektörünün üzerine toplamda 4,3 milyar dolarlık bir yükü var. İşletme sermayesi, faizler ve ana para ödemeleri... Biz BDDK'dan bu karşılığın kalkacağına dair bazı sinyaller alıyoruz ama henü

İSTANBUL (AA) - Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, turizmin bu yıl içinde bankacılık sektörünün üzerine toplamda 4,3 milyar dolarlık bir yükü olduğunu belirterek, "İşletme sermayesi, faizler ve ana para ödemeleri... Biz BDDK'dan bu karşılığın kalkacağına dair bazı sinyaller alıyoruz ama henüz gerçekleşmedi. Bu yüzde 5 zarar yazma onayı bizden kaldırılsın, biz de gerekeni o tarafta yapalım" dedi.

Ateş, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen Dünya Turizm Forumu'nda, turizmde büyüme yavaşlasa da turist sayısının artmaya devam ettiğini, 2016 yılında dünyada turist sayısının 47 milyon kişi artacağını söyledi.

Yurt dışına 2004'te 11 milyon turist gönderen Çin'in 2014'te bu rakamı 127 milyona çıkardığını belirten Ateş, "2025 yılında ise 394 milyona çıkarması bekleniyor" dedi.

Dünya toplam turizm harcamalarının 1,3 trilyon dolara ulaştığını aktaran Ateş, bu rakamın 2025'te 2,4 trilyon dolar olacağını dile getirdi.

Ateş, "Rusya'nın turizm harcamalarında 2015 yılında yüzde 36 düşüş beklense de 2017 yılında harcamaların 2014 seviyesine geri geleceği tahmin ediliyor" dedi.

Türkiye'nin kendisinden küçük olan ve yılda 65 milyon turist çeken İspanya kadar turist çekse yüzde 4,8 olan cari açığının yüzde 2,4'e düşebileceğini aktaran Ateş, "Turist başına gelir 800 doların altında ama sağlık turizminde harcamalar 15 bin dolara kadar çıkıyor. Burada ortalama rakam golf turizminde bin 250 dolar, gurme turizminde ise bin 200 dolara kadar çıkıyor" şeklinde konuştu.

- "WTTC araştırmasına göre turizmin terör saldırılarından sonra toparlanması 13 ay sürüyor"

Ateş, bugün bir turizm yatırımının geri dönüşünün 13 ile 15 yıl arasında olduğunu söyledi.

Bunların özellikle tahsis yoluyla yatırımcıya verilen alanlar olduğunu aktaran Ateş, bunların 49 yıllığına verildiğini anımsatarak, ilk verilmelerinden bu yana 20 yıl civarında süre kaldığını kaydetti.

Ateş, bunun uzatılmasının çok önemli olduğunu, bunun için bir yöntem bulunulması gerektiğini aktararak, "Çünkü bizim kredimizi ilave döndürebilmemiz için tahsis süresinin daha uzun olması lazım ki üzerinde ipotek hakkı tesis edebilelim ve kredilerimizi rahatlıkla uzatabilelim. Çünkü Türk turizminin daha uzun vadeli finansmana ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.

Turizm sektöründeki toplam kredilerin 51 milyar liraya kadar çıktığını anlatan Ateş, turizmin istihdam oluşturduğuna işaret ederek, söz konusu sektörde istihdam 2 katına çıksa Türkiye'de işsizliğin yarıya indirilebileceğini dile getirdi.

Ateş, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) araştırmasına göre turizm sektörünün politik sorunlardan sonra toparlanmasının 27 ay, terör saldırılarından sonra toparlanmasının ise 13 ay sürdüğünün altını çizdi.

Sektöre yönelik önerilerde bulunan Ateş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bugün itibariyle 51 milyar lira civarında turizme dönük kredi var. Bu 17 milyar dolar. Bunun 2,7 milyar dolarının bu yıl için ana para ödemesi var. 800 milyon dolar bu sektörün faiz ödemesi lazım, ortalama yüzde 5,2 faizden. Bir de üstüne üstük bir 800-900 milyon dolar da işletme sermayesi gerekiyor. İşletme sermayesi temini ağırlıklı olarak avans çekler olarak yurtdışına satılan turlardan oluşurken, bu sene bu iş biraz zayıf. O bakımdan belli desteklerin verilmesi şart gibi görünüyor. Birincisi bankaların turizm sektör kredilerini biraz daha rahatlatıp yeniden yapılandırabilmesi için yeniden yapılandırma üzerindeki yükü yüzde 5 civarında bir karşılık. Karşılık demek yüzde 5 zarar yazıyorsunuz. Yüzde 5 aslında kazanmıyorsunuz. Buna benzer, Eximbank olsun, Kredi Garanti Fonu olsun, devlet kanadına şöyle yapın böyle yapın diyecek durumda değilim ama en azından gündeme getirmek açısından söylüyorum; ihracatçı ihracat yapıyor, exim veriyoruz. Bunu turizmde tam mobilize edemedik. Katma değer açısından bakarsanız, demir çelik örneğin katma değer olarak çok az, ama turizme baktığınızda katma değer muazzam fazladır ve yerlidir. Eximbank neden orada yok? Olması lazım. Sektörü en azından işletme sermayesi açığı yönünden finanse etmesi lazım. Vergi, SGK gibi bazı yükleri de belli dönemlere yaymak, taksitlendirmek turizm sektörü açısından önemli."

Ateş, turizmin bu yıl içinde bankacılık sektörünün üzerine toplamda 4,3 milyar dolarlık bir yükü olduğunu belirterek, "İşletme sermayesi, faizler ve ana para ödemeleri... Biz BDDK'dan bu karşılığın kalkacağına dair bazı sinyaller alıyoruz ama henüz gerçekleşmedi. Bu yüzde 5 zarar yazma onayı bizden kaldırılsın, biz de gerekeni o tarafta yapalım" dedi.


- "Finansın etrafında lahana gibi iç içe geçen stratejilerle şehir ve ülkeler yapılandırılıyor



Ağaoğlu Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Önder Halisdemir ise insanlar, devletler ve şirketlerin para neredeyse değişik gerekçelerle oraya gittiğini belirterek, finansın etrafında lahana gibi iç içe geçen stratejilerle şehir ve ülkelerin yapılandırıldığını kaydetti.

Ataşehir'deki İstanbul Finans Merkezi'nin önemine dikkati çeken Halisdemir, Grup olarak buranın donanımını inşa ettiklerini, önemli hafriyat ve alt yapı çalışması yaptıklarını, beklentilerinin Türkiye'den ve dünyadan önemli şirketlerin yer alması olduğunu anlattı.

Halisdemir, "İstanbul Finans Merkezi'nin finans serbest bölgesi ilan edilmesi durumunda bir çekim noktası olacağını görüyoruz" diyerek, serbest bölge oluşturulmasının İstanbul'un çabuk şekilli uluslararası finans merkezi olmasını sağlayacağını dile getirdi.

Dünyadaki finans merkezlerine bakıldığında da birçoğunun bu yolu tercih ettiğini gördüklerini aktaran Halisdemir, finansa İstanbul'un güzel bir ev sahipliği yapacağına inandıklarını söyledi.

Halisdemir, finans merkezinin ekonomiye sağlayacağı faydaların ötesinde turizm olarak da çok büyük bir boyuta ulaşılacağını öngördüklerini belirterek, Ağaoğlu projelerinde 81 değişik milletten insanın yaşadığını ve dünyada birçok ülkede uygulanan 2. vatan programının büyük bir ekonomik büyüklük yaratacağını vurguladı.

- Şener: "Gayri safi yurt içi mutluluk"

TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener de portföylerinin işbirliğinin, bağlantının ve ortak değerlerin turizmde göstereceği sonuçları göstermesi bakımından önemli olduğunu belirterek, acentalar, tur operatörleri, havalimanları, havayolu şirketleri ve otellerin bu zincirin ana tedarikçisi olduğunu ve birbirleriyle bağlantı kurmalarının gerektiğini, ancak bu şekilde operasyonel maliyetlerin düşürülebileceğini kaydetti.

Şener, havalimanında mutlu yolcuların 10,6 avro daha fazla harcadığını gördüklerini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:

"20 yıl önce herhangi bir alanda her lider paydaş değerini artırmaya bakardı. Sonra müşteri memnuniyetinin önemli olduğunu anladık. Daha sonra da çalışan değerine odaklandık. 'Mutlu çalışan olmadığı müddetçe mutlu müşteri de olmaz' dedik. Artık küreselleşme çağında hepsini birlikte düşünüyoruz. Liderler sadece paydaş değerini değil, paylaşılan değerleri de görmeye başladı. Bilgiyi paylaşmak da bağlantı kurmak da önemli. İş dünyası spor müsabakası gibidir ama sporda tek kazanan vardır, oysa iş dünyasında çok kazanan bulunmaktadır. Turizm sektörü ülkenin gayri safi yurt içi mutluluğuna da katkıda bulunmalı. Bizim aradığımız şey yurt içi hasıla değil, yurt içi mutluluk. Büyüme başka şey kalkınma başka şey, ikisine birlikte katkıda bulunduğunuzda ülkeniz için iyi bir şey yapıyorsunuz demektir."

Sonraki Haber